hedef ile cümle
hedef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Uzak hedefler için isabetli değildir.عدم القدرة على التمسك باهداف طويلة الامد.
Herkes katilin asıl hedefinin o olduğunu tahmin eder.هناك اكتشف أن الأداء كان صاحب الدعوة الحقيقية.
Ayrıca 3 km'de tespit edilen bir hedefe kilitlenip vurmak da çok zor.من الممكن كشف الأهداف على بعد 4 كم وتعريفها على بعد 2.5 كم.
Aracın sürüşünün konforlu ancak performans odaklı olması hedeflenmiştir.لا يهم ذلك في سيارات السباق إذا كان الأداء هو فقط الهدف المنشود.
Hedef sıcaklığa ulaşıldığında, ısıtma durdurulur.وعند الوصول إلى درجة الحرارة المطلوبة نوقف عملية التسخين.
"Balmumu müzesinde hedef 2 milyon turist"."2 مليون جنيه لتطوير إضاءة المتحف المصري للعمل ليلًا".
Hedefler eski günlere dönmekti.فإن الأسعار ما كانت تعاد إلى سابق عهدها.
Askerî personelin hedef alındığı saldırı, 8 askerî personelin ölümüyle sonuçlandı.أسفر الهجوم عن مقتل 8 من أفراد القوة الأمنية.
Füze seyir halindeyken hedef uçağın yerden takibi de sürekli devam eder.بعد الإطلاق يطارد الصاروخ الطائرة أينما ذهبت.
Zaman neyi gösterir bilemeyiz ama öncelikli hedefim bu.لا تهتم إلى اين سيقودك الطريق، بل ركز على الخطوة الاولى.
Oğlak takımyıldızının ilk dekanınında, hedefine hızla giden bir ok olarak kabul edilen Sagitta bulunur.باسم قبيلة ابن جملة وهو المصدر الوحيد الذي نعرفه عن اسم جميلة .
En karmaşık yarı mühimmat ise hedefini bulan mermilerdi.كانت أفضل الذخائر هي الصب من الرصاص.
Katal olarak verilen enzim aktivitesi genelde enzimin doğal hedefi varsayılarak ifade edilir.تشير الفعالية الأنزيمية المعطاة بواحدات الكاتال عادة إلى الركازة الطبيعية المستهدفة من قبل الإنزيم.
Nişancı tüfeği, uzak mesafelerden hedefleri yüksek isabet oranıyla vurmak için kullanılan bir tüfek türüdür.مثل جميع قذائف الهاون ، إنه سلاح عالي الزاوية يستخدم لإطلاق النار بشكل غير مباشر.
Benim hedeflerim mütevazi.أهدافي متواضعة.
Endüstriyel önemi nedeniyle, Berndorf da hava saldırılarının önemli bir hedefi idi.Devido à sua importância industrial, Berndorf foi também um alvo importante dos ataques aéreos.
Afrika Birliği 2025 yılına kadar "bütünleşmiş" bir Afrika yaratmayı hedeflemektedir.A União Africana, em contraste, estabeleceu a tarefa de construir uma África "unida e integrada" até 2025.
Kotlin'in belirtilen hedeflerinden biri, Java kadar çabuk derlemektir.Um dos objetivos declarados da Kotlin é compilar tão rápido quanto Java.
Afrikalı Amerikalılar, Yahudiler, Katolikler ve diğer sosyal veya etnik azınlıkları hedef aldılar.Direcionavam aos afro-americanos, judeus, católicos e outras minorias sociais ou étnicas.
Ancak Eylül 1943'te 27. Tümen'in hedefi değişti.Contudo, em setembro de 1943, a 27ª mudou o objetivo.
Çin Ulusal İnsanlı Uzay Programı, Proje 921 tanımını Proje 921-1 ile ilk önemli hedef olarak verildi.O código Projeto 921 foi dado ao programa espacial chinês como um todo e 921-1 era seu principal objetivo.
Nickelodeon, çocukları, gençleri ve yetişkinleri hedef alan bir Japon televizyon kanalıdır.Nickelodeon foi um canal japonês de televisão dirigido as crianças, adolescentes e adultos.
Hiçbir zaman bir vampir filmi amaçlanmadı ancak bir korku filmi hedeflendi.Nunca foi nossa intenção falar sobre os vampiros, mas é uma história de terror.
Gemi benzeri büyük hedefler 400 km uzaklıktan izlenebilmektedir.Alvos grandes, como navios, podem ser rastreados de uma distância de 400 km.
Örgütün ana hedefi, ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmektir.Seu foco é na luta contra a discriminação racial.
Eylem Yöntemi, yaratıcı profesyonelleri hedefleyen üretkenlik metodolojisidir.O método de ação é uma metodologia de produtividade projetada para profissionais criativos.
Mezopotamya kalelerinden kaçınarak, Suriye ve Kilikya'nın daha kolay hedefleri üzerinden ilerlediler.Eles evitaram as fortalezas da Mesopotâmia, indo aos alvos mais fáceis da Síria e Cilícia.
Tam da Simeon'un hedeflediği buydu.Era exatamente isso que Simeão procurava.
Aksi takdirde, CPU, her veri parçasını kaynaktan hedefe kopyalamak zorunda kalırdı.De outra maneira, a CPU teria que copiar todos os dados da fonte até o destino.
"Vega-M" radarı 230 kilometre menzil içindeki 50 farklı hedefi aynı anda izleyebilmektedir.O "Vega-M" é capaz de rastrear até 50 alvos simultaneamente em um raio de 230 quilômetros.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.O objetivo inicial foi a definição da norma XML para o intercâmbio de informações sobre marcas.
Sosyalizm ise milletin ana hedefi olarak belirtildi.Nela, o socialismo será estabelecido como objetivo principal da nação.
2011 yılında Hint hükümeti, harcamalarının çoğunun hedeflenen alıcılara ulaşamayacağı sonucuna vardı.O atual governo concluiu que a maioria dos seus gastos não consegue chegar a seus destinatários.
Matkap hedefe yaklaştıkça kötü niyetli bir varlık kendini duyurmaya başlar.À medida que a broca se aproxima de seu alvo, uma presença maligna começa a se revelar.
Bu darbe kapsamında yüzden fazla (bazı tahminlere göre birkaç yüz) erkek hedef olarak alındı.Mais de cem homens (possivelmente várias centenas) foram alvo.
Hepsi de babalarının topaçlarını kullanacak, hedefleri ise dünya şampiyonu olmaktır.Todos compartilhando o objetivo de se tornarem campeões mundiais.
1967'de —Ekim Devriminin 50. yıldönümü— veya 1968'de Ay'a iniş hedefini belirledi.Ele determinou a meta de um pouso lunar em 1967 (ano do 50º aniversário da Revolução de Outubro), ou 1968.
Harekâtın hedefi, Alman kuvvetlerini Smolensk ve Bryansk bölgesinden çıkarmaktı.A operação foi desenvolvida a fim de eliminar os nazistas na região de smolensk e bryansk.
Cihazların, işletmeler işbirliği ve videokonferans esnasında kullanılmaları hedefleniyor.Os dispositivos são segmentados para empresas para uso em colaboração e videoconferência .
Bu çalışmaları nedeniyle bazı eleştirilere hedef oldu.Isso levou a algumas críticas de seu trabalho.
Bu hedef için kulüp yeniden yapılanmaya gitti.A luta foi reprogramada para este evento.
Hedefler eski günlere dönmekti.Os dicionários remontam aos tempos antigos.
Ancak ilk günün hedefi bu değildi.Esta tinha sido a tarefa do primeiro dia.
Böylece Parlamento'nun devlet ve hükümet işlerine karışmasını biraz olsun önlemeyi hedef almıştı.Ele parecia preocupado apenas em evitar um golpe de estado contra si e seu governo.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler."Hoje em dia, é fácil ser pego.
2004 yılında Informa ile birleşerek T&F Informa adlı yeni bir şirket kurulması hedeflendi.Em 2004, T&F tornou-se uma divisão da Informa, após uma fusão.
Kötü görüş koşulları görevi kötü etkiledi ve bombalar birkaç mil saparak hedefi vuramadı.A fraca visibilidade durante a missão fez com que as bombas fossem largadas a alguns quilómetros do seu alvo.
İki hedef de gerçekleşemedi.Nenhuma das duas metas foram atingidas.
Hedefi, sık seyahat eden müşterilerdi.Especialmente direcionado para profissionais que viajam com frequência.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.A primeira prioridade era destruir a força aérea iraquiana e suas instalações de defesa antiaérea.
Bu savaşın, tek hedefi Bulgaristan idi.O principal alvo na oportunidade foi o Afeganistão.
Vatan Onun başarısı Agnez uluslararası arenada bir kariyer almak için bir hedef belirlemek, teşvik.Seu sucesso no país incentiva Agnes definir um alvo para começar uma carreira na arena internacional.
Örneğin oyuncular yakındaki bir haber muhabirini dinleyip hedefin konumu hakkında bilgi elde edebilir.Por exemplo, os jogadores podem obter mais informações sobre o alvo se ouvirem os noticiários locais.
HMAC’e karşı yapılan en yaygın saldırı gizli anahtarı ele geçirmeyi hedefleyen kaba kuvvet atağıdır.O ataque mais comum contra HMACs é a força bruta para descobrir a chave secreta.
Gençlerbirliği’ndeki ilk hedefim burada kalıcı olmak.Desejei ficar no jardim de infância para sempre.
Tüm görev hedeflerinin başarıldığı açıklandı.Todos os objetivos da missão foram cumpridos com êxito.
Robert de Sablé, Tapınak Şövalyeleri'nin Lideri, Altaïr'in dokuzuncu hedefi.Por fim, sua nona vítima é Robert de Sablé, o líder dos Cavaleiros Templários e principal alvo de Altaïr.
Fakat bu topluluk hedeflerini gerçekleştiremeden dağılmıştır.No entanto, o casal separou-se antes que o seu plano fosse colocado em ação.
Gruplararası İşbirliği: Her iki grup da hedefleri yerine getirmek için işbirliği halinde çalışmalıdır.Parceiros de trabalho, os dois têm em comum o desejo de salvar vidas.
Ana hedef güney ve güney batıya doğru imparatorluğu genişletmekti.O principal objetivo dele era a expansão para o sul e para o sudoeste.