Her küçük parça yardım eder.Every little bit helps.
Her ne kadar sıkı denesen de onu bir gün içinde bitiremezsin.However hard you try, you can't finish it in a day.
Spor her zaman ona doğal gelir.Sports always come naturally to him.
Herhangi bir yorum minnetle taktir edilecektir.Any comments will be gratefully appreciated.
O hangi oyunu oynarsa oynasın her zaman kazanır.Whatever game he plays, he always wins.
Herhangi bir veri girişi takdir edilecektir!Any input would be appreciated!
Dorothy ona güzel bir hediye gönderdi.Dorothy sent him a nice present.
İstediğin herhangi bir kitabı seç.Choose any one book you like.
İstediğiniz herhangi bir resmi alabilirsiniz.You may take any picture you like.
O her zaman elbisesinin seçiminde istediği kadar zaman harcar.She always takes her time in choosing her dress.
Bu kitabı her şeyden fazla seviyorum.I love this book above all.
Her şeyden önce, mantık kesin tanımlar gerektirir.Above all, logic requires precise definitions.
Her şeyden önce, ne yediğinize ve içtiğinize dikkat edin.Above all, be careful about what you eat and drink.
Doris herkesin hislerine karşı saygılı.Doris is considerate of everybody's feelings.
Her şeyden önce bunu yapalım.Let's do this first of all.
Trafalgar Meydanı'nda Nelson'un bir heykeli var.There is a statue of Nelson in Trafalgar Square.
Her durumda gelmek için kararımızı verdik.We made up our mind to come in any case.
Her durumda, bu seni ilgilendirmez.In any case, it's none of your business.
Şu anda hem Tom hem de Bill tenis oynuyorlar.Both Tom and Bill are playing tennis now.
Tom her sabah saat altıda kalkar.Tom gets up at six every morning.
Tom ders çalışmanın dışında herhangi bir şey yapar.Tom does anything but study.
Tom babasına doğum günü hediyesi göndermekten geri kalmaz.Tom never fails to send a birthday present to his father.
Tom sınıfındaki herhangi bir öğrencinin olduğu kadar uzundur.Tom is as tall as any student in his class is.
Tom hediye için bana teşekkür etti.Tom thanked me for the gift.
Tom matematikte herkesin arkasındadır.Tom is behind everybody in mathematics.
Tom, ki o naziktir, benim için herhangi bir şey yapmaktan memnunu olacaktır.Tom, who is kind, will be glad to do anything for me.
Tom yaptığı her işte iyi yaptı.Tom has always performed well in every job he has had.
Tom her zaman burada olmalı.Tom should be here any minute.
Tom yaptığı her şeyde kendini beğenir.Tom enjoys himself at everything he does.
Tom yaptığı her şeyden keyif alır.Tom enjoys himself at everything he does.
Tom çoktan burada, ama Bill henüz gelmedi.Tom's already here, but Bill hasn't come yet.
Tom henüz yüzemiyor.Tom is not yet able to swim.
Tom sınıfımızda herhangi bir çocuk kadar uzundur.Tom is as tall as any boy in our class.
Tom treni kaçırmış olabilir, henüz gelmedi.Tom may have missed the train. He hasn't come yet.
Tom soğuk kanlılığını o kadar çabuk kaybediyor ki herkes ondan kaçınıyor.Tom loses his temper so easily that everybody avoids him.
Lehçesinden dolayı, Tom her zaman John'la alay eder.Tom always makes fun of John because of his dialect.
Tom her zaman yaptığı her işi iyi yaptı.Tom has always done well in every job he has had.
Tom sınıftaki herhangi bir çocuk kadar çok çalışır.Tom works as hard as any boy in the class.
Tom sınıftaki herhangi bir öğrenciden daha çalışkandır.Tom is more hardworking than any other student in his class.
Tom her zaman hatayı onda bulur.Tom always finds fault with her.
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.Tom always leaves his bicycle dirty.
Tom her zaman televizyon izliyor.Tom is always watching television.
Tom her zaman video oyunları oynuyor.Tom is always playing video games.
Tom Fen dersinde kendi sınıfındaki herkesten daha iyidir.Tom is better at science than anyone else in his class.
Tom'un dışında herkes mevcuttu.All but Tom were present.
Tom Skeleton'un her organı sallanıyordu ve titriyordu.Tom Skeleton was shaking and trembling in every limb.
Her toplulukta bir yüz karası vardır.There's a black sheep in every flock.
Her ulusun kendi efsaneleri vardır.Every nation has its own myths.
Satışlar her büyük mağazada düştü.Sales have dropped off at every big department store.
Herhangi bir koltuk olur.Any seat will do.
Her koltuk doluydu.Every seat was full.
Her öğrenciye kendi adı ve doğum yeri soruldu.Every student was asked his or her name and birthplace.
Her öğrencinin kilitli bir dolabı var.Each student has a locker.
Her öğrenci okul şarkısını bilir.Every student knows the school song.
Her öğrenci saat altıya kadar okuldan ayrılmak zorundadır.Every student has to leave school by six.
Her patronun kedine ait favori çalışanı vardır.Every boss has his or her favorite employee.
Her erkek ve kız onu tanır.Every boy and girl knows him.
Her çocuğun bir bisikleti vardır.Each boy has a bike.
Her oğlan ve her kız memnundu.Every boy and every girl was delighted.
O şarkıcıyı her kız tanır.Every girl knows that singer.