Ana içeriğe geç
Sözlük

hazineleri ile cümle

hazineleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum.Say: 'I do not say to you, "I possess the treasuries of God"; I know not the Unseen.
De ki: “Ben, size Allah'ın hazîneleri benim yanımdadır” demiyorum.Say: 'I do not say to you, "I possess the treasuries of God"; I know not the Unseen.
De: "ALLAH'ın hazineleri benim yanımda demiyorum size.Say: 'I do not say to you, "I possess the treasuries of God"; I know not the Unseen.
Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri bizim yanımızda olmasın.And there is not a thing, but with Us are the stores thereof.
Her şeyin hazineleri yalnız bizim yanımızdadır.And there is not a thing, but with Us are the stores thereof.
Hiçbir şey yoktur ki onu meydana getiren hazinelerin anahtarları elimizde olmasın.And there is not a thing, but with Us are the stores thereof.
De ki: "Ben size, Allah'ın hazineleri yanımdadır, demiyorum.(O Muhammad!) Say: 'I do not say to you I have the treasures of Allah.
(Yusuf, krala): "Beni ülkenin hazineleri üstüne bakan yap.Joseph said: "Place me in charge of the treasures of the land.
(Yusuf) Dedi ki: "Beni (bu) yerin (ülkenin) hazineleri üzerinde (bir yönetici) kıl.Joseph said: "Place me in charge of the treasures of the land.
Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır.(They say so although) the treasures of the heavens and the earth belong to Allah.
Onlara şunu söyle: "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum.(O Muhammad!) Say: 'I do not say to you I have the treasures of Allah.
Yûsuf dedi ki: "Beni ülke hazinelerine bakan yap.Joseph said: "Place me in charge of the treasures of the land.
Oysaki göklerin ve yerin hazineleri, Allah'ın tekelindedir.(They say so although) the treasures of the heavens and the earth belong to Allah.
De ki: Ben size, Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum.(O Muhammad!) Say: 'I do not say to you I have the treasures of Allah.
"Beni ülkenin hazinelerine tayin et!Joseph said: "Place me in charge of the treasures of the land.
De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum.(O Muhammad!) Say: 'I do not say to you I have the treasures of Allah.
O da, ona dedi ki: "Beni bu ülkenin hazineleri üzerine getir.Joseph said: "Place me in charge of the treasures of the land.
Yeni Sözcük Hazineleri İndir...Download New Vocabularies...
Yeni sözcük hazineleri indirirDownloads new vocabulary collections
İndirilen Sözcük Hazinelerini Aç...Open & Downloaded Vocabularies...
İndirilen sözcük hazinelerini açOpen downloaded vocabulary collections
Yeni Sözcük Hazineleri İndirDownload New Collections
Sözcük hazineleri...Initial Italian localization
Muazzam hazinelerin bizim için mevcut olduğunu anlamak için bir dakika..A moment to acknowledge the immense treasures available to us..
"Valen Resifi" sadece Kuş Başı'nda bulunan deniz hazinelerini gösteren bir filmden daha da fazlası."Valen's Reef" is more than just a film showcasing the marine treasures of Bird’s Head.
Kültür ve Spor: Bulgaristan'ın Trakya hazineleri turnedeCulture and Sports: Bulgaria's Thracian treasures on tour
Split'in kültür hazinelerinin büyük kısmı sarayın duvarları içinde bulunuyor.Many of Split's cultural landmarks stand within the palace walls.
KFOR komutanı Buhler "küresel hazineleri" koruma sözü verdiKFOR commander Buhler vows to protect "global treasures"
Sırp Ortodoksisinin bu son derece değerleri hazineleri küresel hazineler.These extremely valuable treasures of Serb Orthodoxy are global treasures.
Her vatandaş bu paha biçilmez hazinelerin yakınında yaşamaktan gurur duymalı.Every citizen can be proud to live in the vicinity of these immeasurable treasures.
Bugün ona benim için dünyanın tüm hazinelerinin en değerlisini vereceğim" der.Today I will give it what is for me the most precious of all the world's treasures."
En değerli sanat hazineleri kiliseden zamanında tahliye edilmeleri sayesinde hayatta kaldı.Most precious art treasures survived thanks to their timely evacuation from the church.
Sadece müzenin tahliye edilen hazineleri hayatta kaldı.Only the evacuated treasures of the museum survived.
Bu konuya ilişkin bir diğer örnek de Japonların kelime hazinelerinde pirinç için var olan kelimeleridir.Ein anderes angeführtes Beispiel sind Lexeme für den Reis im Japanischen.
Bu defa korsanların hazinelerine göz dikmiştir.Doch diesmal kann er den Futterdieb ertappen.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Das Hauptgebäude zählt zu den Nationalschätzen Japans.
Yapılardan dokuzu Japonya'nın ulusal hazineleri, diğer 94'ü ise Önemli Kültür Varlıkları'dır.34 weitere Gebäude sowie weitere Gegenstände sind wichtige nationale Kulturgüter.
Kiliseler aynı zamanda ülkenin ulusal kültürel hazineleri olarak da değerlendirilmektedir.Das Bauernhaus ist ebenfalls als nationales Kulturgut registriert.
Tibet Budizm’inin bir özelliği de gizli hazineleridir (Tibet Terma).Eine Besonderheit des tibetischen Buddhismus sind die „verborgenen Schätze“ (siehe: Terma).
Ali Baba, mağaradaki hazineleri ve hazinelere nasıl ulaşılacağını bilen tek kişidir artık.Ali Baba est ainsi la seule personne à connaître le secret du trésor dans la grotte et le moyen d'y accéder.
Aarnivalkea, gömülü hazineleri işaret eden sonsuz ateştir.Kalevala Pohjola Aarnivalkea, une flamme éternelle marquant l'emplacement d'un trésor enterré.
Kırk haraminin hazinelerini sakladığı mağaranın kapısını açmaya yaramaktadır.Elle ouvre l'entrée d'une caverne dans laquelle les quarante voleurs ont caché un trésor.
Kasai'de Japonya'nın ulusal hazinelerinden biri olan Ichijō-ji pagodası bulunmaktadır.Ce shintai de Kashima est l'un des trésors nationaux du Japon.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.L’œuvre est classée trésor national du Japon.
Bu defa korsanların hazinelerine göz dikmiştir.Paraît cette fois le capitaine des pompiers.
Bu defa korsanların hazinelerine göz dikmiştir.Esta vez se trata de piratas.
Aarnivalkea, gömülü hazineleri işaret eden sonsuz ateştir.Kalevala Aarnivalkea, flama eterna que marcaba la ubicación de un tesoro enterrado.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.Este castillo japonés es considerado un Tesoro Nacional de Japón.
Kiliseler aynı zamanda ülkenin ulusal kültürel hazineleri olarak da değerlendirilmektedir.La torre se consideraba por los propios chinos como un tesoro nacional.
Kırk haraminin hazinelerini sakladığı mağaranın kapısını açmaya yaramaktadır.Serve per aprire l'ingresso di una caverna dove quaranta banditi hanno nascosto un tesoro.
Aynı zamanda İrlanda'nın en güzel ulusal hazinelerinden biri olarak tanınır.È anche considerata uno dei tesori nazionali della Russia.
Devletin gelirleri onların hazinelerinde toplanıyor ve harcamaları öngördükleri şekilde yapıyorlardı.I governatori, d'accordo con i Pubblicani, gonfiavano i tributi da riscuotere e se ne intascavano i profitti.
Bu defa korsanların hazinelerine göz dikmiştir.На этот раз он был отдан на разграбление легионерам.
Aynı zamanda İrlanda'nın en güzel ulusal hazinelerinden biri olarak tanınır.Считается, что это один из самых популярных замков Ирландии.
Eline geçirdiği hazineleri merkeze yollaması istendi.Документы убитого он сдал в штаб.
Ek paket Su hazineleri de içerir ki; Yalnızca deniz birimlerince alınır.لا يزيل البخر إلا جزيئات من الماء الصافي، مما يرفع ملوحة ماء البحر المتبقي.
Hazineleri oldukça büyüdü.Depósitos cresceram fortemente.
Hazineleri oldukça büyüdü.De bomen zijn flink gegroeid.
Bu defa korsanların hazinelerine göz dikmiştir.Deze keer wordt zijn schip echter overvallen door piraten.
Bu sayede oyuncular, denizin dibinde bulunan hazineleri ve gemi enkazlarını da keşfedebiliyorlar.De vrienden vinden ondertussen het gezonken schip en de kisten met goudstaven.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod