Kariyerine Hazine Müdürlüğü ve ardından Maliye ve Ekonomi Bakanlığı'nda devam etmiştir.Lavorò anche nell'ufficio dell'amministrazione fondiaria e poi presso l'ufficio del tesoro.
Hazine müsteşarlığında maliye müfettişi olarak görev almıştır.Prese parte alla spedizione in qualità di tesoriere.
Aynı yıl Hazine-i Hassa Nazır-ı yapıldı.Nello stesso anno c'è l'acquisizione della Hatra.
"Muhammed'in hadisleri yalnızca müslümanlar için değil tüm insanlık için birer hikmet hazinesidir."Эта великая книга мудрости является достоянием не только индуистов, но и всего человечества».
Mekong Deltası son zamanlarda bir "biyolojik hazine bölgesi" olarak nitelendirilmeye başlamıştır.В XXI веке дельта Меконга стала известна как «биологическая сокровищница».
1946-47 yıllarında, Hazine Departmanı'nın en yüksek maaşlı Amerikalı kadın listesine girdi.Министерство финансов США в 1946 и 1947 году называло её самой высокооплачиваемой американской женщиной.
1 Temmuz 1884 yıllında ise kira bitince fabrika tekrar hazineye geçti.1 (13) июля 1884 года завод из аренды вернулся в казну.
Kongre Binası, Hazine ve Beyaz Saray yakıldı ve saldırı sırasında tahrip edildi.Здания Капитолия, казначейства и Белый дом сгорели.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Появляются и другие претенденты на деньги.
20 kuruş değerindeki mecidiyeler hazinece 19 kuruştan işleme tabi tutulur.Монеты достоинством в 10 и 20 крон чеканились из золота 900-й пробы.
İlk Bahriye Nazırı olarak da Hazine-i Hassa Nazırı Hakkı İsmail Paşa ek olarak görevlendirilmiştir.В них высказывается предположение о том, что Азазил — это первое имя Иблиса.
Bütün Nibelungen hazinesi de onun olmuştur.Сокровища Вавилона наконец-то мои!
Bu defa korsanların hazinelerine göz dikmiştir.На этот раз он был отдан на разграбление легионерам.
Bu kitaba rağmen onun büyük bir bilgi hazinesi vardır.O bir kitap okuyor. — Он читает (какую-то) книгу.
Sonunda hazinesini bulmuştu.Наконец-то у него получается добыть золото.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Другие генералы смеются над его причёской.
Farya ona Monte Kristo adasındaki hazineden söz eder.Кроме того, Фариа открывает ему тайну клада, зарытого на островке Монте-Кристо.
Hazineyi bulamamışlardır.Золото найдено не было.
Aynı zamanda İrlanda'nın en güzel ulusal hazinelerinden biri olarak tanınır.Считается, что это один из самых популярных замков Ирландии.
Lara Croft, İngiliz Arkeolog ve Hazine Avcısı dır.Лара Крофт — английская аристократка и искательница приключений.
Eline geçirdiği hazineleri merkeze yollaması istendi.Документы убитого он сдал в штаб.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.В этой сокровищнице собраны просто сказочные богатства.
Tapınaktaki Ahenkli Tanrılar Kamarası'nın altındaki odalarda hazinenin saklandığı düşünülür.Церковные сокровища спешно прятали в тайники на случай, если город будет взят.
Hazine bulmaktan çok, Kara İnci tayfası bunu geri götürmeyi amaçlıyordu.Масса жадных охотников за сокровищами устремилась расчищать канализацию.
Hazinenin sıkıntısını gidermek için İmdadiye adıyla bir vergi konulduysa da bundan umulan gelir sağlanamadı.С ней он мог найти сокровища без чьей либо помощи.
Bütün hisseleri T.C. Hazinesine aittir.100 % акций принадлежит ТК «ТВЭЛ».
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.После смерти дея все его имущество отходило в государственную казну.
Hazine ve malları Ebû Müslim'in eline geçti.Верующие щедро и с избытком оделяли его деньгами и продуктами.
Zheng He hazine filosunun son yolculuğunda vefat etmiştir.توفي تشينغ هي خلال رحلة سفن الكنز الأخيرة.
Amerika Birleşik Devletleri'nin otuz dördüncü Hazine Bakanlığı müsteşarı olarak görev yapmıştır.تولى منصب وزير الخزانة الأمريكي الرابع والسبعين.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.كانت المشكلة الأكثر إلحاحاً التي تواجه الإمبراطور الجديد هي ندرة الموارد المتوفرة في الخزانة للإمبراطورية.
Ek paket Su hazineleri de içerir ki; Yalnızca deniz birimlerince alınır.لا يزيل البخر إلا جزيئات من الماء الصافي، مما يرفع ملوحة ماء البحر المتبقي.
Kiliselerin mal varlıkları (banka hesapları da dahil) hazineye aktarıldı.صودرت خصائص الكنيسة (بما في ذلك الحسابات المصرفية) المضبوطة.
Bu kitaba rağmen onun büyük bir bilgi hazinesi vardır.وهو كتاب كبير ذكر فيه المحدّثين وغيرهم من العلماء على ترتيب البلاد إلى زمانه.
Sarı bütün altın, mücevher ve hazineler içindir.الذهب والفضة ومختلف المجوهرات.
Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı.وزارة خزانة الولايات المتحدة.
Tarih hazinesi.تاريخ الخزانة.
Hazineyi şatoda bulurlar.لجر المنياه للقلعة.
Bakanlık Kabine'nin bir üyesi olan Hazine Bakanı tarafından yönetilir. ^ 14تُدار الوزارة من قبل وزير الخزانة الأمريكي والذي هو عضو في مجلس الوزراء.
Hazine üç temel erdemi temsil eder: Vücut (kılıç), bilgelik (ayna) ve yardımseverlik (mücevher).وثلاثُ أَرْحٍ والكثير أَرْحاءٌ: ورَحَوْتُ الرَحى ورَحَيتُها، إذا أدرتَها.
Büyük Hazine.كنوز الحسنات.
Hazinenin ele geçirilen kısmında yaklaşık 450 parça bulunur.تم العثور على بقايا حوالي 450 مزرعة هنا.
Hazine boştu.الكنز المفقود.
Mardin: Bir Tarih Hazinesi.خزانة من خزائن التاريخ.
Sağlık hazineye benzer, kıymeti ise hasta olduğunda anlaşılır.الصحة كنز لا يعرف قيمته إلا المرضى.
İlk önceliği hazineyi beslemekti.Sua primeira prioridade foi reabastecer o tesouro.
Mauricius'un öncülü ve kayınpederi II. Tiberius hazineyi boşalttı.O predecessor de Maurício e seu sogro, Tibério II, esvaziou o tesouro imperial.
Hamm'ın taslağında Penguen ve Kedi Kadın gizli hazinelerdi.No roteiro de Hamm, o Pinguim e a Mulher-Gato procuravam tesouros escondidos.
1991 yılında İtalyan Hazine genel müdürü oldu ve 2001 yılına kadar bu görevde kaldı.Em 1991, tornou-se director-geral do Tesouro italiano, e realizou este cargo até 2001.
Sultan, gönüllü olarak, çok az hazineyle birlikte sürgüne gitti ve Mahdia teslim oldu.O sultão voluntariamente se exilou, levando consigo uma pequena parte do tesouro e a cidade capitulou.
55 yılında, Agrippina'nın müttefiklerinden Marcus Antonius Pallas'ı hazinedeki görevinden uzaklaştırdı.Em 55, depôs Marco Antônio Palas, um aliado de Agripinila do seu posto no Tesouro.
Hazineleri oldukça büyüdü.Depósitos cresceram fortemente.
Pallas, hazine sekreteri olarak görevlendirilmişti.Pallas era secretário do tesouro.
Bu dış borçlar Osmanli devleti hazinesine büyük külfet yüklemekte idi.Todos esses gastos, no entanto, colocaram uma enorme pressão sobre a tesouraria otomana.
Hazineler bir mağaradadır ve mağaranın ağzı sihir ile kapatılmıştır.O tesouro dos ladrões está numa caverna, que é aberta por magia.
252 ^ Hazine-i Evrak.225 pp. Procedimento sumário.
İçlerinde Kızıl Rackham'ın Hazinesinin yerini gösteren Parşömenler vardır.Estreou em O Tesouro de Rackham o Terrível.
Büyük Hazine.Tesouro Direto.
Sözcük hazinesi ise 120 kök sözcükten ibarettir.O próprio vocabulário regional conta com centenas de palavras de origem negra.
Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı.Departamento do Tesouro dos Estados Unidos.