Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.Vanhurskaan huoneessa on suuret aarteet, mutta jumalattoman saalis on turmion oma.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.V domě spravedlivého jest hojnost veliká, ale v úrodě bezbožného zmatek.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.V dome spravedlivého je veľký dostatok; ale v dôchodku bezbožného zmätok.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.W domu sprawiedliwego jest dostatek wielki; ale w dochodach niepobożnego zamięszanie.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.Εν τω οικω του δικαιου ειναι θησαυρος πολυς εις δε το εισοδημα του ασεβους διασκορπισμος.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.В дома на праведния има голямо изобилие, А в доходите на нечестивия има загриженост.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.В доме праведника – обилие сокровищ, а в прибытке нечестивого – расстройство.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.בית צדיק חסן רב ובתבואת רשע נעכרת׃
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.في بيت الصدّيق كنز عظيم وفي دخل الاشرار كدر.
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.義 人 家 中 、 多 有 財 寶 . 惡 人 得 利 、 反 受 擾 害
Doğru kişinin evi büyük hazine gibidir, Kötünün geliriyse sıkıntı kaynağıdır.義 人家 中 、 多 有 財寶.惡人 得利 、 反 受 擾害
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.이는 문지기의 두목 된 레위사람 넷이 긴요한 직분을 맡아 하나님의 전 모든 방과 곳간을 지켰음이라
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.Nebo Levítové byli pod spravou těch čtyř předních vrátných, a byli nad komorami a nad poklady domu Božího,
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.כי באמונה המה ארבעת גברי השערים הם הלוים והיו על הלשכות ועל האצרות בית האלהים׃
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.لانه بالوظيفة رؤساء البوابين هؤلاء الاربعة هم لاويون وكانوا على المخادع وعلى خزائن بيت الله.
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.這 四 個 門 領 都 是 利 未 人 、 各 有 緊 要 的 職 任 、 看 守 神 殿 的 倉 庫
Dört kapının baş nöbetçileri Leviliydi. Bunlar Tanrının Tapınağındaki odalardan ve hazinelerden sorumluydu.這四個門領 都 是 利未 人 、 各 有 緊要 的 職任 、 看守 神殿 的 倉庫
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.A agência pública com maior experiência na Terra é, obviamente, o Tesouro — ou seja, o Tesouro Britânico.
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.지구에 대해서 전문성이 가장 뛰어난 공적 기구는 물론 재무부입니다. 이 경우에 영국 재무부죠
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.L'agenzia pubblica con la più grande esperienza al mondo è certamente il Tesoro Britannico.
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.Η δημόσια υπηρεσία με τη μεγαλύτερη εμπειρία στη Γη είναι φυσικά το Υπουργείο Οικονομικών της Βρετανίας.
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.Публичната агенция с най-добра експертиза на Земята е разбира се хазната -- това е Британската Хазна.
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.הסוכנות הציבורית המומחית ביותר עלי-אדמות היא כמובן משרד האוצר, משרד האוצר הבריטי.
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.الوكالة الحكومية ذات الخبرة الأعظم على الأرض هي بالطبع الخزانة "المالية" -- التي هي، الخزانة البريطانية.
Dünyadaki en deneyimli kamu kurumu hazinedir, tabi ki İngiliz Hazinesi.もちろん財務省です-つまり英国財務省 そして英国財務省は 権利の価値を計算し
Dünyanın hazinelerinden toplar, insanlara vermezler.Accumulano i tesori di questo mondo e non danno nulla alla gente.
Dünyanın hazinelerinden toplar, insanlara vermezler.Acumulan los tesoros de este mundo y no lo comparten con la gente.
Dünyanın hazinelerinden toplar, insanlara vermezler. Cebabire!Sie raffen die Schätze dieser Welt zusammen und geben den Leuten nichts.
Dünyanın hazinelerinden toplar, insanlara vermezler.Mereka kumpul khazanah/harta Dunia & tidak beri pada masyarakat.
Dünyanın hazinelerinden toplar, insanlara vermezler.Они собирают сокровища этого мира и не дают его людям.
Eğer hazine bonosu satın alırsam, yani borç satın alıyor isem, bu para ödünç verdiğim anlamını taşır.Jeśli kupię skarbowy papier dłużny czyli kupuję dług, co oczywiście oznacza że pożyczam pieniądze
Eğer hazine bonosu satın alırsam, yani borç satın alıyor isem, bu para ödünç verdiğim anlamını taşır.これは、お金を貸している ことを意味します 直接米国政府にお金を貸す、つまり政府から債券を購入します。
Eğer süre 3 ay ise, o 3 aylık bir hazine bonosudur.Podobně pokud jsou to 3 měsíce, je to tříměsíční pokladniční poukázka.
Eğer süre 3 ay ise, o 3 aylık bir hazine bonosudur.中期国債は1年から10年までの融資になります。
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Am fost foarte norocoasă să cresc într-o familie în care educația era apreciată și fiicele prețuite.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Fui muy afortunada de crecer en una familia donde la educación era apreciada y las hijas un tesoro.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Ik had het geluk op te groeien in een familie waar onderwijs werd geprezen en dochters werden gekoesterd.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Imela sem srečo, da sem odrasla v družini, v kateri so bile izobrazba pomembna in hčere cenjene.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Jag var lyckligt lottad att växa upp i en familj där utbildning värderades och döttrar var värdefulla.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Jeg var meget heldig at vokse op i en familie hvor uddannelse blev værdsat og døtre blev værdsat.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.저는 아주 운좋게도 교육을 중요하게 여기고 딸들도 소중하게 생각하는 가족에 둘러싸여 자랐습니다.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Mala som to šťastie, že som vyrastala v rodine, pre ktorú bolo vzdelanie hodnotou a dcéry si vážili.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Měla jsem velké štěstí, že jsem vyrostla v rodině, která si vzdělání cenila a dcery hýčkala.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Miałam szczęście dorastać w rodzinie, w której ceniono edukację i doceniano córki.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Saya sangat beruntung karena memiliki keluarga yang menghargai pendidikan dan anak perempuan.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Tive muita sorte em crescer numa família onde a educação era valorizada e as filhas eram estimadas.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Tôi rất may mắn được nuôi dạy trong một gia đình rất trân trọng việc học và con gái được quý trọng.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Аз имах късмета да израсна в семейство, в което образованието беше ценност, а дъщерите - съкровища.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Мені дуже пощастило виховуватися в сім'ї, де цінували освіту і оберігали доньок.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.Мне повезло родиться в семье, где образование поощрялось, а дочери были сокровищем.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.למרבה מזלי גדלתי במשפחה שהוקירה את החינוך ורחשה כבוד רב לבנותיה.
Eğitimin değer verildiği ve kız çocukların hazine sayıldıkları bir ailede yetiştiğim için şanlıyım.そんな家庭に育ちました 祖父は 当時のアフガニスタンにあって 並外れた人物でした
Elinizde Hazineden, pardon Federal Reserv'den aldığınız 50 liralık borç var. - -Máte 50 dolarů, které si vypůjčíte od Federálního rezervního systému.
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.Ah! comme Ésaü est fouillé! Comme ses trésors sont découverts!
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.Alle verborgen schatten van Esau's nakomelingen zullen worden opgespoord en meegenomen.
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.Come è stato perquisito Esaù, come sono stati scovati i suoi nascondigli
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.Como foram rebuscados os bens de Esaú! como foram esquadrinhados os seus tesouros ocultos!
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.¡Cómo fue saqueado Esaú; sus tesoros escondidos fueron saqueados
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.Ê - sau đã bị lục_soát là thể_nào ! Những đồ châu_báu giấu kín của người đã bị khám_xét là thể_nào !
Esav'ın her şeyi yağmalanacak, Gizli hazineleri ortaya çıkarılacak.Ê-sau đã bị lục soát là thể nào! Những đồ châu báu giấu kín của người đã bị khám xét là thể nào!