Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Eso es mejor que ponerlo en el banco. Eso es mejor que la compra de Letras del Tesoro, ¿verdad?
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Lepiej niż wkładać je do banku. Lepsze niż bony skarbowe, co nie?
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Que é melhor do que colocá-lo no banco. Que é melhor do que comprar títulos do Tesouro, direito?
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .To je lepší, než je dávat do banky. To je lepší, než nakupovat pokladniční poukázky.
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .Це краще ніж вони в банку Краще ніж купувати казнаейські векселі
Bu bankaya koymaktan veya hazine bonosu almaktan daha iyi değil mi? .これらは、政府債権を買うより、良いですよね? それで、より多くのお金が流入しました。
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş. Bir işe yarayabilirdiEz a sorrend lehetővé tette az amerikai Pénzügyminisztérium bocsát ki saját dollárért, nem pedig a Fed.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Cet ordre permettait au trésor américain d'émettre ses propres dollars, sans la FED.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Dekret ten zezwalał Skarbowi Stanów Zjednoczonych na drukowanie prawdziwych pieniędzy bez udziału Fed-u.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Denne ordre gav US ret til at printe penge, uden the Fed.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Diese Verordnung gab dem Schatzamt der Vereinigten Staaten die Macht, ECHTES Geld ohne die FED auszustellen.
Bu başkanlık emri FED olmadan gerçek para çıkarması için ABD Hazinesine yetki vermiş.Тази изпълнителна заповед опълномощявала хазната на САЩ да печати пари без Фед.
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Ce n'est pas seulement un chasse au trésor, mais aussi une chasse au timbre !
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Đây không phải là trò truy tìm kho báu... Mà là truy tìm con dấu!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Det är inte bara en skatt jakt... Utan en stämpel jakt!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Es ist nicht nur eine Schatzsuche... sondern eine Stempeljagd!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Het is niet gewoon een schattenjacht... Maar een stempel jacht!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Ini bukan cuma berburu harta karun.. Tapi berburu cap!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Non è una caccia al tesoro... Ma una caccia ai marchi!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Nu e o vanatoare de comori... E o vanatoare de stampile!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Δεν είναι απλά ένα κυνήγι θησαυρού... Αλλά ένα κυνήγι σφραγίδας!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!Это не погоня за сокровищами... Это погоня за печатями!
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!هذه ليست فقط لعبة اصطياد الكنز ولكن اصطياد الاختام
Bu bir tek hazine avı değil... aynı zamanda bir damga avı!スタンプ 探しー!! では、ペアを決めましょう
Bu borç. Hazine öz sermayeden doğrudan 7 liralık bir yatırım yaptı.O tesouro fez um investimento directos de capital de US $7.
Bu genel kural, aslında bizler Hazine'ye borç verirken de geçerli.A to samé platí, když lidé půjčují peníze federální vládě.
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:'Financiën' waarin ze het volgende zeggen:
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Finanzministerium, die folgendes sagen:
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Me olemme saaneet valtiovarainministeriöstä kirjeitä, joissa sanotaan seuraavasti:
Bu gibi şeyler söyleyerek hazine:Ministerstwo Skarbu mówi coś takiego:
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?"'¿Acaso no tengo reservado esto conmigo, sellado entre mis tesoros
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Cela n`est-il pas caché près de moi, Scellé dans mes trésors?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Či nie je to skryté u mňa, zapečatené medzi mojimi pokladmi?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Eikö sitä ole talletettuna minun takanani, sinetillä lukittuna minun aitoissani?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Er ej dette forvaret hos mig, forseglet i mine Gemmer
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Er ikke dette gjemt hos mig, under segl i mine forrådskammer?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ist solches nicht bei mir verborgen und versiegelt in meinen Schätzen?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ja, sådant ligger förvarat hos mig, förseglat i mina förrådshus.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?이것이 내게 쌓이고 내 곳간에 봉하여 있지 아니한가
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Maar Israël (c) is mijn eigen volk, als een kostbaar juweel weggeborgen in mijn schatkamers.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Não está isto encerrado comigo? selado nos meus tesouros?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Những việc như thế làm sao ta quên được? Ta đã niêm phong nó vào trong kho ta.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Những việc như_thế làm_sao ta quên được ? Ta đã niêm_phong nó vào trong kho ta .
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Ni li to shranjeno pri meni, zapečateno med mojimi zakladi?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Nincsen-é ez elrejtve nálam, lepecsételve az én kincseim között?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Non è questo nascosto presso di me, sigillato nei miei forzieri
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Oare nu este ascuns lucrul acesta la Mine, Pecetluit în comorile Mele?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?TUHAN ingat perbuatan musuh umat-Nya dan akan menghukum mereka pada waktunya
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Zdaliž to není schováno u mne? zapečetěno v pokladnicích mých?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Δεν ειναι τουτο αποτεταμιευμενον εις εμε, εσφραγισμενον εις τους θησαυρους μου;
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Не сокрыто ли это у Меня? не запечатано ли в хранилищах Моих?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?Това не е ли скрито у Мене? Не е ли запечатано в съкровищата Ми?
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?הלא הוא כמס עמדי חתם באוצרתי׃
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?أليس ذلك مكنوزا عندي مختوما عليه في خزائني.
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?這 不 都 是 積 蓄 在 我 這 裡 、 封 鎖 在 我 府 庫 中 麼
‹‹ ‹Bu kötülükleri yazmadım mı? Hazinelerimde mühürlemedim mi?這不 都 是 積蓄 在 我 這裡 、 封鎖 在 我 府 庫中麼
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Când am văzut asta prima dată, mi-am zis că-i o mică comoară.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Così, la prima volta che ho visto tutto questo, ho pensato che era come un piccolo tesoro.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Ik had het gevoel een schat te hebben gevonden.
Buna ilk baktığımda -- düşündüm ki Vay canına, burada küçük bir hazine yatıyor gibi.Když jsem se na tohle poprvé podíval, pomyslel jsem si, panebože, tohle je úplně jako malý poklad.