Ana içeriğe geç
Sözlük

haz ile cümle

haz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Haziran'da ayrıldığın zaman seni çok özleyeceğim.I'll miss you so much when you leave in June.
Sınava hazırlanıyorlar.They are studying for the test.
O hazır olur olmaz beni çağır.As soon as she is ready, give me a call.
Çok fazla yedikten sonra Tom hazımsızlık çekti.The boy had indigestion after eating too much.
Benim favori grubumla görüşme yapmaya hazırlanıyorum.I'm preparing to interview my favorite group.
O, onun bütün parasını ona geri vermeye hazırdı.She was ready to give him back all his money.
O, evi temizlemeye yardım etmek için hazırdı.She was ready to help him with cleaning the house.
O, arabayı yıkamada ona yardım etmeye hazırdı.She was ready to help him with washing the car.
Annem mutfakta yemek hazırlıyor.Mom is preparing a meal in the kitchen.
Onlar Fransa'da bu balığı nasıl hazırlıyorlar?How do they prepare this fish in France?
Taro, yemek hazır.Taro, dinner is ready.
O, yarınki mülakat için hazır.She is prepared for the interview tomorrow.
Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my speech.
Öğrenci öğrenmeye hazır olduğu zaman, öğretmen çıkagelir.When the pupil is ready to learn, a teacher will appear.
Magdalena ve Lech, Lehçe sınavlarına hazırlanıyorlar.Magdalena and Lech are preparing for their Polish exams.
Benim doğum günüm 12 Haziran. Magdalena, benimle aynı günde ve yılda doğdu.My birthday is June 12. Magdalena was born on the same day and year as me.
Avrupa Balık Haftası, 4 Haziran'da başlar.European Fish Week starts on June 4th.
Yarın için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you completed your preparations for tomorrow?
Kasırgalar genellikle haziran ayında meydana gelirler.Hurricanes usually occur in June.
Akşam yemeği şimdiye kadar muhtemelen hazırdır.Dinner is probably ready by now.
Az önce kalktım. Hazırlanmam için bana birkaç dakika ver.I just got up. Give me a few minutes to get ready.
Birkaç dakika içerisinde hazır olacağım.I'll be ready in a few moments.
Eğer süpermarkete gitmezsem bu akşam yiyecek herhangi bir şey hazırlayamayacağım.If I don't go to the supermarket, I won't be able to prepare anything to eat this evening.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Hazır ya da değil, işte geliyorum.Ready or not, here I come.
Hazır olsan da ya da olmasan da, sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
Hazır olsanda olmasanda sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
Hazır ol ya da olma, beş dakika içinde sahnede olmamız gerekiyor.Ready or not, we have to be on stage in five minutes.
Hazır olsan da olmasan da, hemen gitmeliyiz.Ready or not, we have to leave right now.
O misafirlere hazırladığı şeyi nasıl yiyeceklerini gösterdi.She showed her guests how to eat what she had prepared.
Gezimize hazırlanmak için yapmamız gereken birçok şey vardı.There were many things that we needed to do to prepare for our trip.
Web sitemizde anadil konuşucuları tarafından hazırlanan ses dosyalarını dinleyebilirsiniz.You can listen to audio files by native speakers on our website.
Her şey hazır mı?Is everything ready?
En kötüsü için kendinizi hazırlamalısınız.You must prepare yourself for the worst.
Abraham'ın sabahları hazırlanmasının ne kadar zaman aldığına şaşırırdın.You'd be amazed how long it takes Tom to get ready in the morning.
Tom ölmeye hazır değildi.Tom wasn't ready to die.
Tom sınav için iyi hazırlandı.Tom was well prepared for the exam.
Tom hazine aramayı durdurdu ve eve gitti.Tom stopped looking for the treasure and went back home.
Tom hazine aramayı bıraktı ve eve döndü.Tom stopped looking for the treasure and went back home.
Tom akşam yemeğini kendisi hazırladı.Tom prepared dinner by himself.
Tom öğle yemeği için kendine bir fıstık ezmeli sandviç hazırladı.Tom made himself a peanut butter sandwich for lunch.
Tom henüz ziyaretçi kabul etmek için hazır değil.Tom isn't yet ready to receive visitors.
Tom henüz hazır değildir.Tom isn't ready yet.
Tom para için neredeyse her şeyi yapmaya hazır.Tom is willing to do almost anything for money.
Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.Tom is ready to settle down and start a family.
Tom istediğini almak için şiddete başvurmaya hazır.Tom is ready to resort to violence in order to get what he wants.
Tom mücadele etmek için hazırdır.Tom is ready for a fight.
Tom olabilecek her şeye hazır.Tom is prepared for whatever may happen.
Tom olabilecek herhangi bir şey için hazır.Tom is prepared for anything that may happen.
Tom herhangi bir acil durum için hazır.Tom is prepared for any emergency.
Tom sonunda hazinenin nerede olduğunu çözdü.Tom finally figured out where the treasure was hidden.
Tom'a 2.30'a kadar onu hazırlatıp hazırlatamayacağını sordum.I asked Tom if he could have it ready by 2:30.
Tom'un valizini hazırlamasına yardım eder misin?Could you help Tom pack his suitcase?
Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom set the table for dinner while Mary cooked.
Tom kötü haber için Mary'yi hazırladı.Tom prepared Mary for the bad news.
Tom, Mary için öğle yemeği hazırladı.Tom prepared lunch for Mary.
Tom Mary için neredeyse her şeyi yapmaya hazır.Tom is willing to do almost anything for Mary.
Tom geçen hazirandan beri Mary'den haber almadı.Tom hasn't heard from Mary since last June.
Tom Mary'yi boğazlamak için tamamen hazır değildi.Tom couldn't quite bring himself to strangle Mary.
Tom Mary'ye akşam yemeğinin hazır olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if dinner was ready.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
haz ile cümle - Sayfa 9 - haz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App