Çin seyahatin için çantalarını hazırlamayı bitirdin mi?Have you finished packing your bags for your trip to China?
Ben zaten hazırım.I'm already ready.
Biraz bekle. Senin için bir şey hazırlayacağım.Wait a bit. I'll prepare some for you.
O, 24 Haziran'da gelecek.He will come on June 24th.
O her zaman bir şey tartışmak için hazır görünüyordu ve çok hoşgörülüydü.He always appeared to be ready to discuss anything and was very tolerant.
21 Haziran, 1974'te Jose son kez Liliana ile birlikte kahvaltı yaptı.On June 21st, 1974, José had breakfast with Liliana for the last time.
Evim iki ay önce hazırdı.My house was ready two months ago.
16 Haziran'daki toplantı için işte son gündem.Here is the final agenda for the meeting on June 16th.
Saat sekizde iş için hazır olacağım.At eight o'clock I will be ready for work.
Avukatın vasiyetimi hazırlamasını istedim.I asked the lawyer to make out my will.
Taze kahve bir dakika içinde hazır olacak.Fresh coffee will be ready in a minute.
Tom başvuru sahibine özgeçmişini yeniden hazırlamasını tavsiye etti.Tom advised the job applicant to redo her resume.
Onlar sağlık hizmetleri için bir yasa tasarısı hazırladılar.They've written a bill for health care.
Mary diplomasını haziranda alacak.Mary will get her degree in June.
Kelime haznemi artırmak istiyorum.I want to increase my vocabulary.
Kitap şimdi yayın için hazır.The book is now ready for publication.
Bankalar önümüzdeki durgunluk için nasıl hazırlanabilirler?How can banks prepare for the next recession?
Tom raporu hazırlamakla sorumludur.Tom is responsible for preparing the report.
Karım ve ben emekli olmak için hazırlanıyoruz.My wife and I are preparing to retire.
İnsanlar fırtına için hazır değildi.People were not prepared for the storm.
Bu soğuk hava haziran için olağan değil.This cold weather isn't usual for June.
Umulmayan şeyden korkma ama kendini buna hazırla.Do not fear the unexpected, but be prepared for it.
Sana sıcak bir yemek hazırlayayım mı?Shall I prepare you a warm meal?
En kötüsü için hazırlanmalısın.You should prepare for the worst.
Simone, lütfen gidin ve masayı hazırlayın.Simone, please go and set the table.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
David gelmeden önce, Samantha masayı hazırlamaya başladı.Before David arrived, Samantha started to set the table.
Seninle tartışacak zamanım yok; yemek hazırlıyorum.I don't have time to argue with you; I'm preparing the food.
Panda, Çin'in millî hazinesidir.The panda is China's national treasure.
Nadir oldukları için, pandalar bir dünya hazinesi oldu.Because of their rarity, pandas have become a world treasure.
Yarın babam benim için lezzetli bir yemek hazırlayacak.My father is going to prepare some delicious food for me tomorrow.
Sipariş vermeye hazır olduğunuzda lütfen bana bildirin.Please let me know when you are ready to order.
Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.National rescue teams are on standby ready to fly to Japan.
Onlar eylem için hazırdı.They were ready for action.
1944'ün Haziranında Roma'yı ele geçirdiler.They captured Rome in June of 1944.
Haziranın sonuna kadar, onlar oy vermeye hazırdı.By the end of June, they were ready to vote.
Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.They began to prepare for possible hostilities.
1778 ilkbaharında tekrar savaşmaya hazırdılar.By the spring of 1778, they were ready to fight again.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.He had time to prepare his men for battle.
Washington'a taşınmak için hazırlıklar yapılması gerekiyordu.Preparations had to be made for the move to Washington.
Şiddetli bir savaş daha başlamaya hazırdı.Another fierce battle was ready to begin.
Papanın adamlarından çoğu savaş için hazır değildi.Many of Pope's men were not prepared for battle.
Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.Canada, too, began to prepare for war.
Amerika Birleşik Devletleri donanması, savaş için hazır değildi.The United States navy was not ready for war.
Amerikan Donanması savaşmaya hazırdı.The American Navy was ready to fight.
Jefferson planından vazgeçmeye hazır değildi.Jefferson was not ready to give up his plan.
İsyancı kuvvetler döğüşmek için hazırlandı.Rebel forces prepared to fight.
Jacob Coxey en kötüsü için hazırdı.Jacob Coxey was ready for the worst.
Binbaşı Anderson savaşı durdurmaya hazırdı.Major Anderson was ready to stop fighting.
12 Haziran 1998'den beri Kylie Minogue'a inanırım.I've believed in Kylie Minogue since June 12, 1998.
Bilgelik sonsuz bir hazinedir.Wisdom is a treasure for tens of generations.
2012 yılı için hazır mısın?Are you ready for the year 2012?
O, her zaman hazırdır.He is always prepared.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Bir arkadaş bulan bir hazine bulur.Who finds a friend, finds a treasure.
Lezzetli yemeklerinizi hazırlama zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for taking the trouble to prepare your delicious meals.
Otuzlu yıllardan beri bu, haziranın en kurak ayı.This is the driest month of june since the thirties.
Brezilya ordusu saldırı için hazır.The Brazilian army got ready for the attack.
O akşam yemeği hazırlıyor.She is making dinner.