Ana içeriğe geç
Sözlük

haz ile cümle

haz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Akşam yemeğinin hazır olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if dinner is ready.
Akşam yemeği hazır olmak üzeredir.The dinner is almost ready.
Akşam yemeği hazır, bu yüzden istediğimiz zaman yiyebiliriz.Dinner is ready, so we can eat whenever we want.
Akşam yemeği için hazır mısınız?Are you ready for dinner?
Senin için akşam yemeği hazırlayayım.Let me fix dinner for you.
Sana akşam yemeği hazırlayayım mı?Shall I fix you supper?
Genç bir çocuğun küçük bir kelime haznesi vardır.A young child has a small vocabulary.
Zar zor hazırlandım.I was hardly prepared.
Dikkatli hazırlıklar başarıyı garantiler.Careful preparations ensure success.
Yolculuğuna başlamaya hazır mısın?Are you ready to start your journey?
Yolculuk için hazırlan.Please prepare for the trip.
Yolculuk için hazır mısınız?Are you ready for the trip?
Yolculuk için hepiniz hazır mısınız?Are you all set for the trip?
Yolculuk için her şeyini hazırladın mı?Are you all set for the trip?
Haziranda her gün yağmur yağar.In June, it rains day after day.
Söz açılmışken, bugün 8 haziran- karımın doğum günüBy the way, today is the 8th of June — my wife's birthday.
Yarın için hazırlanmakla meşgulüm.I'm busy getting ready for tomorrow.
Biz neredeyse hazırlıkları bitirdik. Bir şekerleme yapmaya ne dersin?We've nearly finished preparations. How about taking a nap?
Keiichi, tempura hazır, bir tabak getir.Keiichi, the tempura's done, so bring a plate.
O hazin bir haldeydi.She was in a piteous state.
Bir bardak daha çay iste misin? Az önce sana bir tane hazırladım!You want another cup of tea? I've just made you one!
Hazır mısın?Are you ready?
Haziran ayının başında Toronto'ya geldim.I came to Toronto at the beginning of June.
İngilizce derslerine hazırlanmak için fazla vakit harcamıyorum.I don't spend much time preparing for English classes.
İngilizce sınavı için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the English test.
Ağabeyim bizim için bütün hazırlığı yaptı.My older brother did all the preparation for us.
Ağabeyim bizim için tüm hazırlıklarını yaptı.My older brother made all the preparations for us.
Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.The Steve Miller Band released a new album in June of 2010.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Ağaç her an düşmeye hazırdı.The tree was ready to fall at any moment.
Yemek henüz hazır değil.The food's not ready yet.
Eylül, nisan, haziran ve kasım'ın 30 günü vardır.Thirty days has September, April, June and November.
Gitmeye hazır olduğunda beni ara.Call me when you are ready to go.
Gitmeye hazır mısın?Have you finished?
Henüz hazır değilim.I am not ready yet.
Ben hazırım.I am ready.
Geçen hazirandan beri ondan haber almadım.I haven't heard from him since last June.
Haziranda gidebilmeyi umuyorum.I hope to be able to go in June.
Bugün Muiriel'in doğum günü olan 18 Haziran!Today is June 18th, the birthday of Muiriel!
Ben en kötüsüne hazırım.I am prepared for the worst.
O sınava hazırlanıyor.He is preparing for the test.
Akşam yemeği hazır mı?Is dinner ready?
Yarın için her şey hazır mı?Is everything arranged for tomorrow?
Karım bu mutfakta çok iyi yemekler hazırlar.My wife prepares very good meals in this kitchen.
Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.She is preparing to the Olympic Games this year.
Altın golemleri hazineyi korumak için kullanılan gardiyanlardır.Gold golems are guardians used to guard treasure.
Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.The cook prepares different dishes every day.
Et henüz hazır değil.The meat's not ready yet.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yok.You don't need to prepare a formal speech.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yoktur.There's no need for you to prepare a formal speech.
Bu silme için hazır.This one is ready for deletion.
Hazır aklıma gelmişken, gerçekten bir cep telefonuna ihtiyacım var.Come to think of it, I really need a cellphone.
Bizim için harika bir yemek hazırladı.She prepared a wonderful meal for us.
Annem öğle yemeğini hazırladı.My mother prepared our lunch.
Kadın hazır.The woman is ready.
İş yarın hazır olmalı.The work should be ready tomorrow.
Hazırlan! Yarın son gün.Get ready! Tomorrow is the last day.
O, evde dinleniyor ve sınav için hazırlanıyor.He's at home resting and preparing for the exam.
Annem masayı hazırladı.My mother set the table.
Toplantıda hazır değildim.I wasn't present at the meeting.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod