Öncülük etmeye hazırım.I'm ready to lead.
Ben senin için hazırım.I'm ready for you.
Sorgulama sırasında, Fadıl herhangi bir soruyu cevaplamaya hazır ve istekli görünüyordu.During the interrogation, Fadil appeared to be ready and willing to answer any question.
Fadıl gerçekten evlenmek için hazır değildi.Fadil really wasn't ready to get married.
Fadıl, Leyla'yla yuva kurmaya hazırdı.Fadil was ready to settle down with Layla.
Fadıl az önce akşam yemeği hazırlamıştı.Fadil had just prepared dinner.
Fadıl bir mazeret hazırlıyordu.Fadil was establishing an alibi.
Leyla, Fadıl'a onun en sevdiği yemeği hazırladı.Layla prepared Fadil his favorite meal.
Hazır mısın bile?Really already?
Tom mutfakta Mary'nin akşam yemeği hazırlamasına yardım ediyor.Tom is in the kitchen helping Mary cook dinner.
Elimden gelen herhangi bir şekilde yardım etmeye hazırım.I'm ready to help in any way I can.
Burası Tom'un hazineyi gömmüş olduğunu söylediği yer.This is where Tom said he buried the treasure.
Yemek hazırlarken kendimi bıçakla kestim.I cut myself with a knife while I was making dinner.
Tom henüz onu yapmaya hazır olduğundan emin değil.Tom isn't sure he's ready to do that yet.
Kendimi en kötüsü için hazırladım.I prepared myself for the worst.
Tom gerçekten evlenmek için hazır değil.Tom really isn't ready to get married.
Tom Mary'den kendisine bir sandviç hazırlamasını istedi.Tom asked Mary to make him a sandwich.
Kendime büyük bir kahvaltı hazırladım.I made myself a big breakfast.
Bunu senin için yapmaya hazırım.I'm ready to do that for you.
Tom sadece onu yapmaya hazırlanıyor.Tom is getting ready to do just that.
Tom Mary için özel bir akşam yemeği hazırladı.Tom cooked a special dinner for Mary.
Bize yiyecek bir şey hazırladım.I made us something to eat.
Tom onu yapmaya pek hazır değil.Tom isn't quite ready to do that.
Tom onu yapmak için hazırlanıyor.Tom is getting ready to do that.
Tom henüz bunu yapmak için hazır değil.Tom isn't ready to do that yet.
Mücadeleye hazır mısın?Are you up for the challenge?
Sınavıma hazırlanıyorum.I'm studying for my exam.
Kendi hareketimizin sonuçlarını kabul etmeye hazır olmalıyız.We must be ready to accept the consequences of our own action.
İhtiyacın olursa sana biraz para ödünç vermeye hazırım.I'm willing to lend you some money if you need it.
Bana ihtiyacınız varsa bugün geç saatlere kadar çalışmaya hazırım.I'm willing to work late today if you need me to.
Gelecek hafta tekrar bize yardım etmeye hazır mısın?Would you be willing to help us again next week?
Yardım etmek için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım.I'm willing to do anything I can to help.
Neye mal olursa olsun yapmaya hazırım.I'm willing to do whatever it takes.
Uzlaşmaya hazır mısın?Would you be willing to compromise?
Her zaman hazır olmaya çalışıyorum.I try to always be prepared.
Tom pek hazır değil.Tom isn't quite ready.
Uzlaşmaya hazırım.I'm willing to compromise.
Tom henüz oldukça hazır değil.Tom isn't quite ready yet.
Görüşmek için hazırım.I'm willing to negotiate.
Meydan okumak için hazırım.I'm up for the challenge.
Ben her zaman yardım etmeye hazırım.I'm always ready to help.
Tanıtım için hazırsınız.You're up for promotion.
Sen ve ailen acil durumlar için hazır mısınız?Are you and your family prepared for emergencies?
Acil durumlarda boşaltmaya hazır olun.Be prepared to evacuate in case of emergencies.
Tom sana hiç hazinenin gömüldüğü yeri söyledi mi?Did Tom ever tell you where the treasure was buried?
Gitmeye hazırlandım.I prepared to leave.
Kahvaltı hazırlıyorum.I'm making breakfast.
Ben kahvaltı hazırlıyorum.I'm preparing breakfast.
Az sonra çay hazırdı.Soon, the tea was ready.
Seni tatmin etmeye hazırım.I'm ready to satisfy you.
Her gece en sevdiğiniz yemeği hazırlayacağım.Every night, I'll make your favorite food.
Tom okula gitmeye hazırlanıyor.Tom is getting ready to go to school.
Tom buluşmaya gitmeye hazırlanıyor.Tom is getting ready to go on a date.
Çalışmaya devam et, yoksa bugün hazır olmayacağız.Continue working, or else we won't be ready today.
Hazır olduğunda beni ara!Call me when you're done!
Beklenmedik şeyleri görmeye hazırız.We're ready to see unexpected things.
Hazır olduğunda beni ara.Call me when you're done.
Sen hazır olduğunda beni ara.Call me when you're finished.
Bize yardımcı olmaya hazır mısınız?Are you ready to help us?
Leyla, parti için bir patates salatası hazırladı.Layla made a potato salad for the party.