Ana içeriğe geç
Sözlük

haz ile cümle

haz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardım etti.Tom helped his mother prepare dinner.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Hazırlansak iyi olur.We'd better get ready.
Tom gitmek için neredeyse hazır olduğunu söylüyor.Tom says he's almost ready to leave.
Hava haziranda temmuzda olduğu kadar sıcak değil.It's not as hot in June as it is in July.
Çeviri ayın sonuna kadar hazır olacak.The translation will be ready by the end of the month.
Tom'un hazır olduğunu neden bana söylemedin?Why didn't you tell me Tom was ready?
Hazırlanmak için ne kadar zamana ihtiyacın olacak?How long will you need to get ready?
Tom ağlamaya hazır gibi görünüyor.Tom looks like he's ready to cry.
Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.We need time to prepare the list.
Yemek hazırlıyor.She's cooking.
Misafirlerin için hazırlanmanı öneriyorum.I suggest you get ready for your guests.
Şu anda, bu raporun hazırlanmasına konsantre olmanızı öneririm.Right now, I suggest you concentrate on getting this report finished.
Ne olduğunu bana söylemek için hazır mısın?Are you ready to tell me what happened?
Ne olursa olsun hazır olman gerekir.You need to be ready for whatever happens.
Yemek hazırlıyorlar.They're preparing food.
Hiç kimse olan için hazır değildi.Nobody was ready for what happened.
Tom soruya hazırlıksız yakalandı.Tom was caught off guard by the question.
Çantaları hazırla. Boston'a geri dönüyoruz.Pack up the bags. We're going back to Boston.
Tom kendi ölümü için hazırlanıyor.Tom is preparing for his own death.
Onu denemeye hazır mısın?Are you willing to give it a try?
Tom henüz vazgeçmek için hazır değil.Tom isn't ready to give up yet.
İhtiyacın olan bütün yiyeceği sana vermeye hazırız.We're prepared to give you all the food you need.
Tom ve ben sadece yemek yemek için hazırlanıyoruz. Bize katılmak ister misin?Tom and I are just getting ready to eat. Would you like to join us?
Tom okul için hazırlık yaparken, ben de kahvaltımı bitirdim.I finished eating breakfast while Tom was getting ready for school.
Yemek için hazır mıyız?Are we ready to eat?
Önce kendimize birkaç içki hazırlayayım.Let me fix us a couple of drinks first.
Hazır ol. Okul otobüsü birkaç dakika içinde burada olacak.Get ready. The school bus will be here in a few minutes.
Tom yardım etmeye hazır.Tom is ready to help.
Tom Mary'nin hazırlanmasına yardım ediyor.Tom is helping Mary get ready.
Tom Mary'nin parti için hazırlanmasına yardım ediyor.Tom is helping Mary get ready for the party.
Tom Mary'ye yolculuğu için hazırlanmasına yardım ediyor.Tom is helping Mary get ready for her trip.
Tom, yolculuğum için hazırlanmama yardım ediyor.Tom has been helping me get ready for my trip.
Tom'un parti için hazırlanmasına yardım etmek için buradayım.I'm here to help Tom get ready for the party.
Hepiniz gitmek için hazır mısınız?Are you all set to go?
Şimdi benimle konuşmak için hazır mısın?Are you ready to talk to me now?
Lütfen akşam yemeği hazır olduğunda bana bildir.Please let me know when dinner's ready.
Tom öğle yemeği için hazırlandı.Tom got ready for lunch.
Bizim için bir piknik öğle yemeği hazırladım.I've made a picnic lunch for us.
Niçin Tom öğle yemeği hazırlamıyor?How come Tom isn't making lunch?
Ben sana hazır olmadığımı söylemiştim.I told you I'm not ready.
Git Tom'a hazır olmasını söyle.Go tell Tom to get ready.
Tom'a hazır olmadığını söyle.Tell Tom you're not ready.
Hazır olduğunda bana söyle.When you're ready, tell me.
Tom'a gitmeye hazır olduğumuzu söyle.Tell Tom we're ready to go.
Tom'a hazır olduğumu söyler misin?Would you tell Tom I'm ready?
Hazır olduğum zaman sana söylerim.I'll tell you when I'm ready.
Tom'a gitmek için hazırlanmasını söyle.Tell Tom to get ready to leave.
Lütfen bana akşam yemeğinin ne zaman hazır olduğunu söyle.Please tell me when dinner's ready.
Hazır olmadığımı söyleyebileceğini düşündüm.I thought you could tell I wasn't ready.
Hazır olmadığını Tom'a söylemeni öneriyorum.I'd suggest that you tell Tom you're not ready.
Tom'a gitmek için hazırlanmaya başlama zamanı olduğunu söyle.Tell Tom it's time to start getting ready to leave.
Ben çok açım. Yemek ne zaman hazır olacak?I'm very hungry. What time will the food be ready?
Ölmeye hazırlan!Prepare to die!
Senin için bir sürpriz hazırladım.I prepared a surprise for you.
Sana bir sürpriz hazırladım.I prepared for you a surprise.
Ayrıca hazırlayacak ev ödevin vardı.After all, you had homework to prepare.
Benim tavsiyemi dinleyin. Geri dönmek için hazır olun.Listen to my advice. Get ready to go back.
O basit bir melodiyse, onu hazırlıksız okuyabilirim.If it's a simple tune, I can sight-sing it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod