Gelecek sefere daha hazırlıklı olacağız.We'll be better prepared next time.
Sorun için hazırlıklı olmalıyız.We need to be prepared for trouble.
Bunun için hazırlandın, değil mi?You prepared for this, didn't you?
Her şey için hazırlanmalısın.We have to prepare for everything.
Bunun için hazırlıklı değiller.They're not prepared for this.
Tom bunun için hazır değildi.Tom wasn't prepared for this.
Bir dövüş için hazırız.We're prepared for a fight.
Hiç hazır değiliz.We're nowhere near ready.
Seni tanıdığım için her şeye hazırım.Knowing you, I'm ready for anything.
Hazır olman gerekiyordu.You were supposed to be prepared.
Hepimiz toplantıda hazır bulunduk.We were all present at the conference.
Uluslararası kurtarma ekipleri Japonya'ya uçmaya hazırdılar.International rescue teams are at the ready to fly to Japan.
Eve gitmeye hazır mısın?Are you ready to go home?
Buna rağmen, o ceketini çıkardı ve kısa bir konuşma için hazır görünüyordu.Nevertheless, she took off her coat and seemed ready for a short conversation.
Yataklarınızı hazırlamıyorum.I'm not making your beds.
Kahvaltı hazırladın, değil mi?You made breakfast, didn't you?
O kahvaltı hazırladı.He made breakfast.
O, kahvaltı hazırladı.She made breakfast.
Mary kahvaltı hazırladı.Mary made breakfast.
Biz kahvaltı hazırladık.We made breakfast.
Onlar kahvaltı hazırladı.They made breakfast.
Tom'a hazırlanmasını söyle.Tell Tom to get ready.
Ben hazır olmayacağım.I won't be ready.
2.30'a kadar hazır olacağım.I'll be done by 2:30.
Akşam yemeği hazırlama zamanı.It's time to prepare dinner.
Tom'u haber için hazırlasan iyi olur.You'd better prepare Tom for the news.
Onlar yurt dışına gitmek için hazırlandılar.They prepared to go abroad.
Bunu hazırlayacak mısın?Are you making this up?
Tom'un hazır olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom is ready?
Hazırlanma zamanı.It's time to get ready.
Lütfen on beş dakika içinde hazır ol.Please be ready in fifteen minutes.
Tom defter ve kalemini hazırladı.Tom got his notebook and pen ready.
Ne zaman hazır olacaksın?When are you going to be done?
Bir ilişkiye hazır değilim.I'm not ready for a relationship.
İlişkiye hazır olmadığımı düşünüyorum.I don't think I'm ready for a relationship.
Pasta fırından çıkmaya hazır oluncaya kadar daha ne kadar süreceğini düşünüyorsun?How much longer do you think it'll be until the cake is ready to come out of the oven?
Hazır olduğunuzda bizi alt katta karşılayabilirsiniz.You can meet us downstairs when you're ready.
Tom kendine bir kokteyl hazırladı.Tom fixed himself a cocktail.
Akşam yemeği ne zaman hazır olacak? Korkunç açım.When will dinner be ready? I'm terribly hungry.
Bunu yapmak için hazır mısın?Are you ready to do this?
Sadece onu hazırladın mı?Did you just make that up?
Tom'un yanına gitmemizi ve ona partiye hazırlanması için yardım etmemizi öneriyorum.I suggest we go over to Tom's and help him get ready for the party.
Tom'a hazır olmadığımı söyledim.I told Tom that I wasn't ready.
Bunun için tamamen hazırlıklı değilim.I was totally unprepared for this.
Birkaç dakika içinde gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to go in a few minutes.
Beş dakika içinde gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to go in five minutes.
Bütün bu şeyleri sizin için 2.30'a kadar hazırlayacağım.I'll have all this stuff ready for you by 2:30.
Bunu yapmaya hazır değilim.I'm not ready to do that.
Eve gitmeye hazır değilim.I'm not ready to go home.
Henüz emekli olmaya hazır değilim.I'm not ready to retire yet.
Olanlar için sorumluluk kabul etmeye hazırım.I'm willing to accept responsibility for what happened.
Eğer yapmamı istiyorsan çıkmaya hazırım.I'm willing to quit if you want me to.
Çalışmama ihtiyacın varsa pazar günü çalışmaya hazırım.I'm willing to work on Sunday if you need me to.
Öğle yemeği hazır mı?Is lunch ready?
Okul için hazırlanmaya başlamanızın zamanı.It's time for you to start getting ready for school.
Bu durum için hazırlıklı olmalıyız.We should be prepared for that contingency.
Onlar için hazır olacağız.We'll be ready for them.
Bize ihtiyacın olduğunda hazır olacağız.We'll be ready whenever you need us.
Onu yapmaya hazır değiliz.We're not ready to do that.
Henüz gitmeye hazır değiliz.We're not ready to go yet.