Sonunda, bir Haziran gelin olacaksın.At last, you are going to be a June bride.
O bana akşam yemeği hazırladı.She cooked me dinner.
Masayı neden hazırlıyorsun?Why are you preparing the table?
Neden bavulunu hazırlıyorsun?Why are you packing up?
Hazır olduğumdan emin değilim.I'm not sure I'm ready.
O hazır olduğundan emin değil.He's not sure he's ready.
O, hazır olduğundan emin değil.She's not sure she's ready.
Çok açım ve öğle yemeği hazır değil.I am so hungry and lunch is not ready.
Yemek hazır.The food is ready.
Ben hazırım! Gidebilir miyiz?I'm ready! Can we go?
Bazı kütüphane kitapları hazinedir.Some library books are treasures.
Ölmeye hazır olun.Prepare to die.
Hazır olacağım.I'll be ready.
O hazır olacak.He will be ready.
Biz hazırlıklı olmalıyız.We need to be prepared.
Siz hazırlıklı olmalısınız.You need to be prepared.
Hazırlıklı olmalıyım.I need to be prepared.
O hazırlıksız yakalandı.She was caught with her pants down.
Akşam yemeği genellikle saat altıya kadar hazır değildir.Dinner is usually not ready until six o'clock.
Biz sadece yemek yemek için hazırlanıyoruz.We're just getting ready to eat.
Akşam yemeği yemek için hazır.Dinner is ready to eat.
Araba hazırsa biz gezeceğiz.We will travel if the car is ready.
Gitmek için hazır mıyız?Are we ready to go?
Seni takip etmeye hazırım.I'm ready to follow you.
Sizi takip etmeye hazırım.I'm ready to follow you.
Hazırlanmana yardım edeceğim.I'll help you pack.
Hazineyi nerede sakladığımı kimseye söylemeyeceğim.I'll never tell anyone where I've hidden the treasure.
Kocasının ölümünü hazmedemedi.She could not get over her husband's death.
"Ne zaman hazır olacaksın?" "Henüz emin değilim.""What time will you be finished?" "I'm not sure yet."
"Parti için hazır olmamız gerekir." "Ah, o bu gece miydi?""We need to get ready for the party." "Oh, was that tonight?"
Tom'a hazır olduğumu söyle.Tell Tom I'm ready.
Hazır olduğun zaman beni ara.Call me when you're ready.
O çoktan hazırdı.She has already done.
Tom Mary'nin okula götürmesi için bir öğle yemeği hazırladı.Tom packed a lunch for Mary to take to school.
Henüz hazır değilsin.You're not ready yet.
Onun için hazır değildim.I wasn't ready for it.
O bunun için hazır değildi.He wasn't ready for it.
Onun için hazır değildi.She wasn't ready for it.
Ona hazır değildi.She wasn't ready for it.
Herkes onların yaşlılıkları için hazırlandıklarına inanıyor.Everyone believes that they have prepared for their old age.
Yardım etmek için gerçekten hazır mısın?Are you really ready to help?
Neredeyse hazır mısın?Are you almost ready?
Ismarlamak için kim hazır?Who's ready to order?
Pasta hazır mı?Is the cake ready?
Hazırlıklı olmaktan hoşlanırım.I like to be prepared.
Onun için Tom'un bavulunu hazırladım.I packed Tom's suitcase for him.
Sanırım hazırsın.I think you're ready.
Hazır değildim.I wasn't ready.
On dakika içinde hazır olacağım.I'll be ready in ten minutes.
Sonunda bir haziran gelini olacaksın, değil mi?You're finally going to be a June bride, aren't you?
Biz sen ne zaman hazırsan hazırız.We're ready when you are.
Bunun için hazırız.We're ready for this.
Henüz hazır değiliz.We're not finished.
Biz burada hazırız.We're done here.
Biz hazır olmaktan çok uzağız.We're a long way from being finished.
İş için hazırlanmalıyız.We should get ready for work.
Gitmek için hazırlanalım.Let's get ready to go.
Beni bunun için hazırlamadın.You didn't prepare me for this.
Tom'un kahvaltı hazırlayacağını düşündüm.I thought Tom would make breakfast.
Tom hazineyi nereye gömdüğünü hatırlayamıyor.Tom can't remember where he buried the treasure.