Bunun için hazır olduğumu düşündüm.I thought I was prepared for that.
Kahvaltı hazırlayacağımı düşündüm.I thought I'd make breakfast.
Hazineyi nereye gömdüğümüzü Tom'a söylememizin bir hata olduğunu düşündüm.I thought it was a mistake to tell Tom where we buried the treasure.
Düğüne hazırlanmak için biraz yardıma ihtiyacın olduğunu düşündüm.I thought you might need some help getting ready for your wedding.
Hazır olduğunu düşündüm.I thought you were finished.
Gemi, savaş için hazır değildi.The ship wasn't ready for battle.
Cadılar Bayramı için hazır mısın?Are you ready for Halloween?
Cadılar Bayramı için hazır mısınız?Are you ready for Halloween?
Akşam yemeği hazır!Dinner is ready!
Öğle yemeği hazır!Lunch is ready!
Aslında gitmeye hazırım.I'm actually ready to go.
O gitmek için hazır.He's ready to go.
O gitmeye hazır.She's ready to go.
Dikkat! Hazır ol! Başla!On your mark! Get set! Go!
Büyütülmesini istediğim şu resim ne zaman hazır olacak?When will that picture I wanted enlarged be ready?
O artık hazır.It's ready now.
O şimdi hazır.She's ready now.
Tom, Mary ve John için ton balıklı sandviçler hazırladı.Tom made tuna fish sandwiches for Mary and John.
Her şeye hazır olalım.Let's be ready for anything.
Sadece hazır olmak istiyorum.I just want to be ready.
Hazırlamanı istiyorum.I want you to be prepared.
Hazırlamanızı istiyorum.I want you to be prepared.
Ben sadece hazırlıklı olmak istiyorum.I just want to be prepared.
Her şey için hazır olmak istiyorum.I want to be ready for anything.
Tom'un bana kahvaltı hazırlamasını istiyorum.I want Tom to make me breakfast.
Git ve parayı hazırla.Go and get the money ready.
Bir daha olursa, hazır olmak istiyoruz.If it happens again, we want to be ready.
Tom senin ne zaman hazır olacağını bilmek istiyor.Tom wants to know when you'll be finished.
Sen hazır değilsin ve beklemek istemiyorum.You're not ready and I don't want to wait.
Lütfen yaklaşık yarım saat içinde hazır ol, tamam mı?Please be ready in about half an hour, okay?
Hazırlıklar için daha fazla zaman gerekli.More time is needed for the preparations.
Eğer istersen sana ikinci bir şans vermeye hazırım.I'm prepared to give you a second chance if you want it.
Hazineyi nereye gömdüğümüzü hiç kimsenin bulmasını istemiyorum.I don't want anyone to find where we buried the treasure.
Mutlu olmak için hazır olun.Get ready to be happy.
Tom aile için kahvaltı hazırlamakla meşgul.Tom is busy making breakfast for the family.
Tom pencereden atlamaya hazırdı gibi görünüyordu.Tom looked like he was ready to jump out a window.
Oynamaya hazır mısınız?Are you ready to play?
Çalmaya hazır mısınız?Are you ready to play?
Tom yiyecek bir şey hazırlıyor.Tom is fixing something to eat.
Hazırlamalı mıyım?Should I make something up?
Sana yiyecek bir şeyler hazırladım.I made you something to eat.
Yiyecek bir şey hazırlıyor musun?Are you making something to eat?
Ne zaman hazır olacak?When will it be ready?
Hiç kimse hazır değil.No one's prepared.
Herkes tatlı için hazır mı?Is anybody ready for dessert?
Herkes hazır mı?Is everybody ready?
Onlar hazır.They're ready.
Uçak kalkış için hazır.The airplane is ready for takeoff.
Uçak iniş için hazır.The airplane is ready for landing.
Her önceden iyi hazırlanmış.Everything was prepared well in advance.
Size hizmet etmeye hazırım.I am ready to serve you.
O hazır.That's done.
Hazır olduğunda bana bildir!Let me know, when you are ready!
Biraz çay hazırlayacağım.I will prepare a little tea.
Hindistan Çin'i geçip dünyanın en yoğun nüfuslu ülkesi olmaya hazır.India is poised to surpass China and become the world's most populous country.
Biz milenyum hatası için zaten hazırdık.We've already prepared for the millennium bug.
Toplantı ile ilgili rapor hazır.The report on the meeting is ready.
2000 yılı için hazır mısın?Are you ready for Y2K?
Bu hazır.It's ready.
Ben bunun için hazır değildim.I wasn't prepared for this.