hazırlanmak ile cümle

hazırlanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Keşke hazırlanmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I'd had more time to prepare.
Sabahleyin hazırlanmak Mary'nin birkaç saatini alıyor.It takes Mary several hours to get ready in the morning.
Öğrenciler test için hazırlanmakla meşguller.The students are busy preparing for the test.
Biz hareket etmek için hazırlanmak zorundayız.We've got to be prepared to act.
Biz gelecek hafta için hazırlanmak zorundayız.We have to get ready for next week.
Gelecek yıl için hazırlanmak zorundayız.We have to start preparing for next year.
Bir anaokulu öğrencisi Anaokuluna hazırlanmak için pek çok beceriyi öğrenir.A preschooler learns many skills to prepare them for Kindergarten.
Tom hazırlanmak istedi.Tom wanted to be prepared.
Tom hazırlanmak istiyor.Tom wants to be prepared.
Tom hazırlanmak için uzun zaman aldı.Tom took a long time to get ready.
Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı.Sami had to be prepared to take risks.
Tom bir sınava hazırlanmakla meşgul.Tom is busy preparing for an examination.
Birkaç ay sonda David, yeni işine başlamaya hazırlanmaktadır.A month later, David prepares for a new job.
Öğlen saat 13:40'ta iki donanma da birbirini görmüş ve saldırmak için hazırlanmaktadır.At 13:40, both fleets sighted each other and prepared to engage.
Berlin'de, öğrenciler final sınavları ve taslak tez çalışmaları üzerine hazırlanmaktadır.And in Berlin, the students prepare themselves for final examinations and thesis drafting.
Antonius, Oktaviyus ile savaşa hazırlanmaktadır.Antony prepares to battle Octavius.
Winslet yapıma başlanmadan önce rolüne hazırlanmak için Joanna Hoffman ile önemli bir zaman geçirdi.Winslet spent considerable time with Joanna Hoffman to prepare for the role before production began.
Desdemona’nın yatak odası Desdemona yatmak için Emilia ile yardımıyla hazırlanmaktadır.Desdemona is preparing for bed with the assistance of Emilia.
Takım, Ocak 2008'de 2008 Yaz Olimpiyatları'na hazırlanmak için yeniden toplandı.The team regrouped in January 2008 to begin preparations for the 2008 Summer Olympics.
Buffy popüler bir lise öğrencisidir ve yaklaşmakta olan okul dansı için hazırlanmaktadır.Buffy's a popular high school student who's planning her next big school dance.
Fransa’da da bir tümen yola çıkmak için hazırlanmaktadır.In France, the remains were used to produce a spirit as well.
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.Except for the rude Bird tribe, who soon leave.
Şampiyonaya hazırlanmak için Almanya'yı tercih ettiler.However, they qualified for the German Championship as defending champions.
İkisi de lise giriş sınavlarına hazırlanmaktadırlar.They both passed the entrance exams.
Kara kovan balı, doğal sebzeleri ile de lezzetli birçok gıda türü hazırlanmaktadır.Black milk snakes can make excellent pets for many people.
Günümüz oyunları RPG Maker serisinin bir programıyla hazırlanmaktadır.The game is being made using RPG Maker.
Aslında projenin asıl amacı Vietnam Savaşına hazırlanmaktı.The main purpose of the newspaper was to oppose the Vietnam war. .
Hazırlanmak için, 3 yıl boyunca günda 12 saat çalışıyor.She studies 12 hours a day for three years to prepare.
Her neyse, role hazırlanmak içinAnyway, To prepare for the role
O... o sınavlara hazırlanmakla meşgul.He is... busy studying for the examinations.
O zaman. Ben yarın geri geleceğim. <i> Altyazılar PK ekibi tarafından hazırlanmaktadır.Then, I'll come back tomorrow. <i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net
Röportaj için hazırlanmak mı?Changing for an interview?
Bu duruma hazırlanmak yerine, katastrofik hale gelince harekete geçmeyi tercih ediyoruz.We'll wait until it's more of a catastrophe, and react, as opposed to prepare for it.
Bu sabah soğuk algınlığı için ilaç aldım. <i>Çeviriler PK takımı tarafından hazırlanmaktadır.I took some cold medicine this morning... Brought to you by the PKer team @ www.Viki
Oh! <i>Altyazılar PK ekibi tarafından hazırlanmaktadır.Oh! <i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net </i>
Uzun bir zaman hazırlanmak iyi değildir.Preparing for that long isn't good.
Sırtına al! Çeviriler PK takımı tarafından hazırlanmaktadır...Carry her! <i>Brought to you by the PKer team @ www.viikii.net</i>
Basın konferansına hazırlanmak zor olsa gerek.Just preparing for the press conference, is a big load already.
İliç ayrıca, toplu konutlarla ilgili yeni bir yasa tasarısı hazırlanmakta olduğunu da belirtti.He also said a new draft law on social housing is being prepared.
Söz konusu karar, ihaleye katılan firmaların hazırlanmak için ek süre talep etmeleri üzerine alındı.This decision came in response to bidders' requests for more preparation time.
İran, Esad sonrası Suriye'ye hazırlanmak için bir takım geçici adımlar atmış durumda.Iran has taken some tentative steps to prepare for a post-Assad Syria.
Vayanos, "Yunanistan küreselleşmeye hazırlanmak için hiçbir şey yapmıyordu."Greece wasn't doing anything to prepare for globalisation.
Polis, davanın iddianame hazırlanmak üzere savcılığa sevk edildiğini doğruladı.Police confirmed they have forwarded the case to the state prosecutor, who would soon press charges.
Ancak Citaku, hükümetin diyaloğa hazırlanmak için iki yıldır çalıştığını söylüyor.But, Citaku says, the government has been working for two years to prepare for the dialogue.
Bu yemekler özel havayolu catering şirketleri tarafından hazırlanmaktadır.These meals are prepared by specialist airline catering services.
Berlin'de, öğrenciler final sınavları ve taslak tez çalışmaları üzerine hazırlanmaktadır.And in Berlin, the students prepare themselves for final examinations and thesis drafting.
Susuz SnCl2 metalik kalay üzerindeki kuru hidrojen klorürün aksiyonu ile hazırlanmaktadır.Anhydrous SnCl2 is prepared by the action of dry hydrogen chloride gas on tin metal.
Bize tahliye edileceğimiz söylendi ve ayrılmaya hazırlanmak için 15 dakikamız vardı.We were told that we were being evicted and we had 15 minutes to get ready to leave.
Ava hazırlanmak için Aztekler beş gün oruç tutardı.To prepare for the hunt Aztecs would fast for five days.
Ertesi gün Daryl, hazırlanmak için Hilltop'a dönmeye karar verir.The next day, Daryl sets out to return to Hilltop to help prepare there.
Moore, rolüne hazırlanmak için aylarca Alzheimer hastalığını araştırdı.She researched Alzheimer's disease for months to prepare for the part.
Bazen soğuk günlerde sıcak bir içecek olarak kullanmak için ocakta sıcak kahve ile hazırlanmaktadır.Sometimes the drink is prepared on the stove with hot coffee for a warm treat on cold days.
Cuellar, 2003 yılının başlarında Bonilla'ya karşı bir rövanş maçına hazırlanmakla geçirdi.Cuellar spent much of early 2003 preparing for a rematch against Bonilla.
Foliküldeki oosit, potansiyel döllenmeye hazırlanmak için olgunlaşır.The oocyte in the follicle matures to prepare for potential fertilisation.
Takaki, Tokyo'da bir bilgisayar programcısıdır ve Akari de evlenmeye hazırlanmaktadır.Takaki arbeitet als Computer-Programmierer in Tokio und Akari bereitet sich auf ihre Hochzeit vor.
Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır.Wird nur für einzelne Matches gebucht (siehe auch Booking).
ISO 45001 Standardı, 18001 standardı yerine hazırlanmakta olan yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Standardıdır.ISO 45001 wird die Occupational Health and Safety Assessment Series (OHSAS 18001) ersetzen.
Şampiyonaya hazırlanmak için Almanya'yı tercih ettiler.Somit war man für die Vorrunde der deutschen Meisterschaft qualifiziert.
İtalya, bu savaşa uzun zamandır hazırlanmaktaydı.In Wahrheit aber wurde die Armee schon lange vorher auf den Krieg in Europa vorbereitet.
Takaki, Tokyo'da bir bilgisayar programcısıdır ve Akari de evlenmeye hazırlanmaktadır.Takaki est maintenant un programmeur informatique à Tokyo, et Akari prépare son mariage.

İlgili Sayfalar