Ana içeriğe geç
Sözlük

hazırlamak ile cümle

hazırlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yemek hazırlamak.Nekiállnak reggelit készíteni.
İnsanlar, tezeği ısınmak için ya da besin hazırlamak için yakarlar.A magokat szárítsuk meg főzetek készítéséhez, vagy csíráztatás céljából.
Halen dördüncü albümü The Middle Passage'ı hazırlamaktadır.A negyedik helyezett az Intertotó-kupa selejtezőjébe kerül.
Kanal, programları dışarıdan satın almakta veya kendi hazırlamaktadır.Kanava sekä ostaa ohjelmia että tuottaa niitä itse.
MSNBC'de yayınlanan The Rachel Maddow Show programını hazırlamaktadır.Hän pitää MSNBC-kanavalla arkipäivisin The Rachel Maddow Show -televisio-ohjelmaa.
Yemek hazırlamak.Maalataan ruokaa!.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Keittiö on ruoan valmistukseen tarkoitettu huone tai tila.
Silahlanmayı denetleyecek planlar hazırlamak.Οδηγίες για την ανάληψη των όπλων.
Silahlı saldırıya karşı devletin savunmaya hazırlamak.Forberedelser for forsvaret af staten mod væbnet aggression.
Yemek hazırlamak.Forberedelse til middagen.
Müzik yapımcılığının yanı sıra Oakenfold mixler hazırlamaktadır.Ud over musik for tasteinstrumenter komponerede han også flerstemmige korværker.
Kurucu meclis, yeni bir anayasa hazırlamak için oluşturulan bir kuruldur.Lagtinget nedsatte en særskilt komité til at udarbejde grundlovsforslaget.
Yemek hazırlamak.Om matlaging.
Tam bu sırada "Medea" adlı bir opera eseri hazırlamaktaydı.Han skrev blant annet operaen Medea.
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.Film berakhir tanpa mengungkapkan hasil perlombaan.
Bu yapının temel amacı Güney Avustralya için bir anayasa hazırlamaktı.Trách nhiệm chủ yếu của thể chế này là soạn thảo một hiến pháp cho Nam Úc.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Geiseric phái ngưởi tới đề nghị Basiliscus cho phép ông có năm ngày để đưa ra các điều kiện cầu hòa.
2010 yılında başkanlık yarışı için onu hazırlamak amacıyla 2008 yılında başkanlığından istifa etti.Bà từ chức Phó tổng thống vào năm 2008 để chuẩn bị chạy đua chức vụ tổng thống vào năm 2010.
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.レースに情熱を持たない彼女に業を煮やす。
Geçici bir yönetim kurulu oluşturan cemiyet, tüzük hazırlamak üzere de bir komisyon kurdu.一時的な運営組織を設立した赤十字は、運営規則を設けるべくある委員会を発足させた。
Ölüm olan yerde beş gün boyunca yemek hazırlamak tabudur.天保5年、田浦にて死去。
Bu teşkilatın amacı çocukları askerliğe hazırlamaktı.军官利用这个机会来训练士兵。
Saldırının yegane amacı rakibi kandırıp yanlış bir hamle yapmasını sağlayarak onu saldırı için hazırlamaktır.可见她是故意诬陷我,制造冤案。
Wasikowska çocukken okuduğu Carroll'ın kitabını rolü hazırlamak için tekrar okumuştur.브래드버리는 어렸을 때부터 워케건의 카네기 도서관에서 책을 읽고 글을 쓰는 걸로 시간을 보내곤 했다.
İnsanlar, tezeği ısınmak için ya da besin hazırlamak için yakarlar.민간에서는 감기를 예방이나 개선하기 위해 차로 끓여 마시며.
Hazırlamakta olduğu bazı tabloları elimine etmesi.הוא המום ממספר החפצים שעליו לארוז.
Bu teşkilatın amacı çocukları askerliğe hazırlamaktı.המסעות לסוגיהם נערכים במטרה להכין את הנערים לשרות צבאי.
Kostümleri Mr. Lordi eşi ile birlikte hazırlamaktadır.הם מוסרים את הכובע לגב' מאריי.
Yemek hazırlamak.צריכים להכין לעצמם ארוחה.
Mozart'in ölümünden sonra onun besteleri için bir katalog hazırlamak amacıyla birkaç girişim yapılmıştır.בשנים שלאחר פטירתו של מוצרט נעשו מספר ניסיונות ליצירת קטלוג מלא של עבודותיו.
Eilis'in yaşlı ablası Rose daha iyi bir gelecek bulması için onu ABD'ye gitmesi üzerine hazırlamaktadır.אחותה הגדולה של אייליש רוז (פיונה גלסקוט), מסדרת לה נסיעה לארצות הברית כדי למצוא שם עבודה, ועתיד טוב יותר.
Senin için yeni bir takım elbise hazırlamak istiyorum.אני רוצה להכין עבורך חליפה חדשה.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Гейзерих моли Василиск да му отпусне пет дни, през които да напише условията си за мир.
Isı ısıtma ve sıcak su hazırlamak için kullanılır.Може да се използва за готвене, подгряване на вода и отопление.
Yeni Zaman Lordu İmparatorluğu için bir savaş gemisi hazırlamaktadır.Един ден тя забелязва кораб, на който пътува принц.
Sunumumu hazırlamak zorundayım.Трябва да си подготвя презентацията.
Yemek hazırlamakla meşguldüm.Бях зает да приготвям вечерята.
Kurucu meclis, yeni bir anayasa hazırlamak için oluşturulan bir kuruldur.Samostalna kapelanija je ustvari samo priprema za osnivanje nove župe.
Isı ısıtma ve sıcak su hazırlamak için kullanılır.Koriste se uglavnom u sustavima grijanja i pripreme potrošne tople vode.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Kuchyňa je miestnosť v byte určená na varenie a prípravu jedál.
Profesyonel obuacılar kendi ağızlıklarını kendileri hazırlamaktadır.Opeko so verniki pripravili sami.
Kurucu meclis, yeni bir anayasa hazırlamak için oluşturulan bir kuruldur.Glavna naloga ustavodajne skupščine je bila izoblikovanje nove ustave.
Neill'e göre eğitimin amacı çocukları hayata hazırlamaktı.Nüüdsest pühendus Cornelia oma laste harimisele.
Bu yapının temel amacı Güney Avustralya için bir anayasa hazırlamaktı.Komitee eesmärk oli valmistada ette raport Euroopa ühisturu loomiseks.
Yemek hazırlamak.Tooge süüa!
Nükleer Güvenlik Standartlarını hazırlamaktadır.Kategooria ohutusstandartidele.
Daha sonra mantarı yemeye hazırlamak için mantar önce bol suya bırakılarak tuzunun alınması gereklidir.Ahjus jootmiseks on vaja samuti trükkpaat eelnevalt ette valmistada.
Ayrıca ürünü hazırlamak için sık sık kirli su kullanılıyordu.Samuti kasutatakse tulekindlate materjalide valmistamisel sageli savi.
50-60 kişilik bir ekip Imperia Online Versiyon 6"yı hazırlamakta.Das sind im großen und ganzem 50 -- 60 Leute, die im Moment Version 6 vorbereiten.
Adım: Ulusal uyuşturucu bilgi sistemi için teklif taslağı hazırlamakPaso 1: elaboración de una propuesta de un sistema nacional de información sobre drogas
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinAh, da, ecograf -- era pentru a pregati copiii si adultii.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinAle ciągle potrzebujemy tych rzeczy, Echo to bylo tylko żeby przygotować dzieci i dorosłych.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinIgen, ... ez csak azért, hogy a gyerekeket, és a felnőtteket is felkészítsük.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icin하지만 이건 꼭 필요합니다. 그리고 에코- 이건 어린이들과 어른들의 수술 준비를 위해 필요했습니다.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinOh, ecco, l'ecocardio -- questo serviva a preparare bambini e adulti.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinOh ja, echo -- Dit was om de kinderen en volwassenen operatieklaar te krijgen.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinOh ja, Ultraschall - das hier war nur dazu da, die Kinder und die Erwachsenen vorzubereiten.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinOui, l'échographie -- c'était pour faire préparer les enfants et les adultes.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinSí, eco- esto era para preparar a los niños y a los adultos.
Ah evet yanki bu sadece cocuklari ve yetiskinleri hazirlamak icinО, да, ехо... това беше просто за подготовка на децата и на възрастните.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod