Ana içeriğe geç
Sözlük

hazır ile cümle

hazır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ben her şeyi önceden hazırlandıktan sonra yatağa gittim.I went to bed after preparing everything in advance.
Sana yardım etmeye hazırım.I am ready to help you.
Şimdi gitmeye hazırım.I'm ready to leave now.
Neredeyse hazırım.I am all but ready.
Nükleer testlere karşı açıklamaya hazırım.I am willing to go on record as opposing nuclear tests.
Seni izlemeye hazırım.I am ready to follow you.
Ev ödevinizde size yardım etmeye hazırım.I am willing to help you with your work.
Karıma hemen hazırlanmasını söyledim.I told my wife to get ready in a hurry.
Sınava hazırlanmak için geç saatlere kadar yatmadım.I stayed up late preparing for the examination.
Sınava hazırlanmalıyım.I must prepare for the exam.
Bir sonraki sınav için hazırlanmakla meşgulüm.I am busy preparing for the next exam.
Ben başlamaya hazırım.I am ready to start.
Görevimden ayrılmaya hazırım.I am ready to give up my position.
Özenle hazırladığım konuşmamı yaptım.I gave my carefully prepared speech.
Kahvaltıyı hazırlamalıyım.I must get the breakfast ready.
Her dört Haziranda buraya gelirim.I come here every Fourth of July.
Giriş sınavı için hazırım.I'm prepared for the entrance examination.
Onların sabah kahvaltısını hazırlamalıyım.I must prepare their breakfast.
Anneme kahvaltının hazır olup olmadığını sordum.I asked my mother if breakfast was ready.
İyi bir plan hazırladım.I've worked out a good plan.
Hazır olacağız!We'll be finished!
Sınavlara hazırlık için çok çalışıyoruz.We are studying hard in preparation for the exams.
Sınava hazırlanmaya başlasak iyi olacak.We had better begin to prepare for the test.
En iyisi sınava hazırlanmaya başlayalım.We had better begin to prepare for the test.
Test için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the test.
Sonraki toplantı on haziranda olacak.The next meeting will be on the tenth of June.
Bir sonraki oyun için kendini hazırlasan iyi olur.You had better prepare yourself for the next game.
Bir dahaki sefere saat onda, 1 Haziran'da, gelecek sene buluşacağız.We'll meet next time at ten o'clock, June the first, next year.
Merasim hazırlıkları yolda.Preparations for the ceremony are under way.
Aslında kendimizi yenilgiye hazırlamıştık.Actually, we had prepared ourselves for defeat.
Saat ona kadar akşam yemeğini hazırlayabilirim.I can have dinner ready by 10 o'clock.
Amcam geçen yıl bir vasiyet hazırladı.My uncle made a will last year.
Dışarı çıkmak için hazır mısınız?Are you ready to go out?
Kalkışa hazırım.I'm all set to start.
Başlatmaya hazır mısın?Are you ready to set off?
Başlamaya hazır mısın?Are you ready to start?
Hazır değil misin?Aren't you ready?
Hazır değil misiniz?Aren't you ready?
Buğday hasat için hazır.The wheat is ready for harvest.
Mürettebat uzaya yolculuk yapmak için hazırlanmakla meşgul.The crew is busy preparing for the voyage into outer space.
Sofrayı hazırlayabilir miyim?May I set the table?
Öğrenciler sınav için hazırlandı.The students prepared for the examination.
Öğrenciler okul festivali için hazırlanmakla meşguldü.The students were busy preparing for the school festival.
Ürünü haziran ayında teslim edebiliriz.We can deliver the product in June.
Koltuklar hazır oluncaya kadar bir süre beklemekten başka bir şey yapamayız.We can do nothing but wait for a while until the seats are available.
Öğretmen hazır olduğunda bizi arar.The teacher will call us when he's ready.
Benim çamaşır hazır mı?Is my laundry ready?
Çamaşırım hazır mı?Is my laundry ready?
Benim çamaşırım hazır mı?Is my laundry ready?
Gemi her zaman batmaya hazırdı.The ship was ready to sink any time.
Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız.We must make arrangements with them beforehand.
Çabucak hazırlanın.Get ready quickly.
Kaybı telafi etmek için her şeyi yapmaya hazırım.I am ready to do anything to make up for the loss.
Çok sayıda öğrenci konferansta hazır bulundu.Many students were present at the lecture.
Akşam yemeği muhtemelen hazır, bu yüzden acele eve gitsek iyi olur.Dinner is probably ready, so we had better hurry home.
Taro, yemek hazır!Taro, dinner's ready!
Öğle yemeği yakında hazır olacak.Lunch will be ready soon.
Öğle yemeğini yedikten sonra, dışarı çıkmak için hazırlandı.After she had lunch, she got ready to go out.
Öğle yemeğin için bir sandviç falan hazırlayacağım.I'll fix a sandwich or something for your lunch.
Bob sabahleyin kahvaltı hazırlar.Bob cooks breakfast in the morning.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod