hayvansal ile cümle
hayvansal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.Lisäksi sitä lisätään eläinten rehuun.
Bu nedenle de, gelişmiş ülkelerde hayvansal üretim hayvan tarımı anlamına gelen terimlerle ifade edilir.Fauna on myös edellä mainitulla tavalla eläimiä luetteloivan teoksen nimi.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Δεν επιτρέπονται ζώα.
Bunların yanında hayvansal ürünler de ekonomide etkilidir.Ωστόσο, περιβαλλοντικά προβλήματα μπορούν να παρουσιαστούν στις χώρες παραγωγής.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.Όχι όμως και οι ζωικές λευκωματούχες τροφές.
Çünkü karbonhidratlar alkalik hayvansal proteinler ise asidik enzimlere ihtiyaç duymaktadırlar.Αυτό σημαίνει ότι χρειάζεται λιγότερη πρωτεΐνη κινόα από πρωτεΐνη σιταριού για τις ανάγκες μας.
Çoğunlukla hayvansal beslenirler.Føden er overvejende animalsk.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Der er ingen beviser for dyrets eksistens.
Yüzyıllar boyunca Londra'nın en önemli hayvansal gıda merkezi olmuştur.Stationen var i mange år Djurslands vigtigste jernbaneknudepunkt.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.De fleste badet i Nilen og benyttet deigaktig såpe framstilt fra dyrefett og kritt.
Hayvansal gıdalarda bulunur.Stoffet finnes i alle animalske næringsmidler.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.Pinnekjøtt blir også røykt.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.Sebagian besar mandi di Sungai Nil dan menggunakan sabun yang terbuat dari lemak binatang dan kapur.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Tidak ada hewan buas yang jahat kepadanya.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.Termasuk juga untuk daging hewan buruan.
O dönemlerde bütün ağırlık hayvansal gıdalara bağlıydı.Berat hewan ini sangat bergantung pada status nutrisinya.
Bitkisel ve hayvansal yağların ana bileşenidir.Nó là thành phần chính của dầu thực vật và mỡ động vật.
Yüzyıllar boyunca Londra'nın en önemli hayvansal gıda merkezi olmuştur.6年で日本最大の焼肉チェーンとなった。
Margarin'i keşfetmiş, hayvansal yağlar ve tuzdan yapılan sabun'un ilk şeklini tasarlamıştır.マルガリン酸の発見や、動物脂肪とアルカリから作られる石鹸の製法の開発者とされる。
Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir.モリンガ種子油はまた、バイオ燃料として使用することもできる。
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.動物からは見つかっていない。
Hayvansal güce sahiptir.擁有獸之力。
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.也被用做动物饲料。
F Sınıfı Yangınlar Hayvansal ve Bitkisel içerikli yemeklik yağ yangınlarıdır.F型:燃燒烹調用脂肪和油的火。
O, atardamarların tamamıyla hava dolu olduğuna ve hayvansal ruhu (pneuma) taşıdığına inanmıştır.덧붙여 난쟁이는 사후, 구조주마할(아우레)에 의해서, 전용의 만도스의 관에 데리고 가지는 것이라고 믿고 있다.
Yüksek yapılı hayvansal organizmaların sahip olduğu bazı sistemlere sahip değildirler.해양은 많은 동물의 개체군에게 한결같은 환경을 제공하지는 않는다.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.당위적으로 동물을 무서워하지 않는다.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.לא נמצאו מאובנים של בעלי חיים.
Margarin'i keşfetmiş, hayvansal yağlar ve tuzdan yapılan sabun'un ilk şeklini tasarlamıştır.מזוהה עם גילוי החומצה המרגרינית ויצירת סוג מוקדם של סבון עשוי משומני חיות ומלחים.
Çoğunlukla hayvansal beslenirler.מביאה לרוב מאכלים מוזרים.
Sabun genel olarak bitkisel ya da hayvansal yağlardan üretilir.Сапунът се прави от растителни или животински мазнини.
Hayvansal proteinlerde serinin sadece L-stereoizomeri bulunur.Само L-стереоизомера се намира естествено в протеините.
Hayvansal üretim de bahçecilik ile ters orantılı olarak azalmıştır.Гладът е придружаван и от понижени нива на плодовитост.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.В екологично отношение няма никакви замърсители.
Hayvansal sütten farklı olarak badem sütü, kolesterol ve laktoz içermez.Nasuprot životinjskom mlijeku, bademovo ne sadrži niti kolesterol niti laktozu.
Hayvansal ürünlerden peynir üretimi yapılmakta.Važnu ulogu ima proizvodnja sira.
Hayvansal sütten farklı olarak badem sütü, kolesterol ve laktoz içermez.V porovnaní s kravským mliekom neobsahuje laktózu a kaseín.
Buna hayvansal nefis de denebilir.Nazýva sa aj živočíšny škrob.
Bu arada hayvansal besin alan birkaç tür de mevcuttur.Vyskytuje sa tu len niekoľko živočíšnych druhov.
Özellikle hayvansal dokularda bulunur.Pisal je zlasti živalske zgodbe.
Bitkisel planktonlara fitoplankton, hayvansal olanlarına ise zooplankton adı verilir.Plankton sestavljajo rastlinski - fitoplankton in živalski organizmi - zooplankton.
Margarin'i keşfetmiş, hayvansal yağlar ve tuzdan yapılan sabun'un ilk şeklini tasarlamıştır.Pripisuje se mu odkritje margarine in prvih mil, proizvedenih iz živalskih maščob in soli.
Çoğunlukla hayvansal beslenirler.Večinoma upodabljajo živali.
Hayvansal üretim ilçenin ikinci gelir kaynağı durumundadır.Gyvūnų prijaukinimas tai pirmasis selekcijos etapas.
Hayvan yetiştiricileri çevrenin hayvansal gıda ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayabilmektedir.Gyvūnų skaičius šeimoje priklauso nuo maisto kiekio aplinkinėse teritorijose.
Alkol, şeker, laktoz, nişasta, maya, glüten veya hayvansal ürün yoktur.В нём не содержится алкоголя, сахара, лактозы, крахмала, дрожжей, глютена и органических добавок.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.10억 정도의 사람들이 물고기에 의지하여 동물 단백질을 주로 공급받습니다.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.10億人依賴魚類 作為動物蛋白質的主要來源
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.1 miliar orang menggantungkan hidup pada ikan sebagai sumber utama protein hewani.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Dla tej miliardowej rzeszy są one głównym źródłem białka zwierzęcego.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Egymilliárd személy függ a halaktól, mert ez a fő állati fehérjeforrásuk.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Eine Milliarde Menschen sind von Fisch abhängig, als Hauptquelle für tierisches Eiweiß.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Mil millones de personas dependen del pescado como fuente principal de proteína animal.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Một triệu người xem cá như nguồn cung cấp protein chính của họ.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Um bilião de pessoas depende do peixe para a sua principal fonte de proteína animal.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un miliard de oameni depind de peşte ca sursa principală de proteină animală.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un miliardo di persone dipende dal pesce come fonte primaria di proteine.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Un milliard de personnes dépendent de la pêche comme source principale de protéines animales.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Ένα δισεκατομμύριο ανθρώπων στηρίζεται στα ψάρια ως την κύρια πηγή ζωικών πρωτεϊνών.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.Един милиярд хора разчитат на риба като на основен източник на животински протеин.