hayvansal ile cümle

hayvansal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Veganlar günlük yaşamlarında, hayvansal ürünler, ya da yan ürünler kullanmazlar.Vegans do not use animal products, or by-products, in their everyday lives.
Sadece hayvansal ürünler kolesterol içerir.Only animal products contain cholesterol.
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.Without doubt, animal heat is thus in part produced.
Yüzyıllar boyunca Londra'nın en önemli hayvansal gıda merkezi olmuştur.For centuries, Stocks Market was London's largest retail meat and produce market.
1736'da Hayvansal İktisat Üstüne Fiziksel Deneme adlı kitabını yayınladı.In 1766 he published an Essay on the Management of Bees.
Mutfak Kültürü: Köyde genelikle hamur işi ağırlıklı hayvansal ürünler geniş yer tutar.In the kitchen, for example, the food has to be organic, and there is a big animal-welfare priority.
Hayvansal? O bunların hepsini kapsamış bile.He's pretty much covered them there.
Sebzelere kıyasla, hayvansal ürünlerin üretilmesi için çok daha fazla su gerekir.Compared to vegetable products, animal products require much more water to produce.
laktoz, nişasta, maya, glüten veya hayvansal ürün yoktur.lactose, starch, yeast, gluten, or animal products.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.A billion people depend on fish for their main source for animal protein.
Bu bile kanıtlar hayvansal bir şeyler olduğunu.That too proves to be something animal.
Tüm Corydoras türleri gibi balıklar öncelikle hayvansal maddelere de beslenir.Like all Corydoras species, the fish feeds primarily upon animal matter.
Çoğu hayvansal yağ doymuş.Most animal fats are saturated.
Oleik asit, çeşitli hayvansal ve bitkisel yağlarda doğal olarak bulunan bir yağ asididir.Oleic acid is a fatty acid that occurs naturally in various animal and vegetable fats and oils.
Hayvansal ve bitkisel yağların bir bileşeni olarak, normal insan diyetinin bir parçadır.It is a component of the normal human diet, being a part of animal fats and vegetable oils.
Potas'ı hayvansal yağını üretmek için kullanan Dippel'den ödünç aldı.He borrowed the potash from Dippel, who had used it to produce his animal oil.
Çirkin ırkları aşağı, ahlaksız ve hayvansal olarak değerlendirdi.He considered ugly races as inferior, immoral, and animal-like.
Oyuncu, tehlikeli, hayvansal makinelerle dolu bir dünyada bir avcı olan Aloy'u kontrol eder.The player controls Aloy, a hunter in a world populated by dangerous, animalistic machines.
Özellikle hayvansal dokularda bulunur.Hier vor allem für Tierdokumentationen.
Kızartma için kullanılan yağlar bitkisel veya hayvansal kaynaklı olabilir.Die dabei verwendete Ölsäure kann tierischen oder pflanzlichen Ursprungs sein.
Sabun genel olarak bitkisel ya da hayvansal yağlardan üretilir.Seifen werden in der Regel aus pflanzlichen oder tierischen Fetten hergestellt.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.Ergänzend kommt tierische Nahrung hinzu.
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.Der Schwerpunkt liegt aber deutlich auf tierischer Nahrung.
Hayvansal sütten farklı olarak badem sütü, kolesterol ve laktoz içermez.Contrairement au lait d’origine animale, le lait d’amande ne contient pas de cholestérol ou de lactose.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.La plupart se baignaient dans le Nil et utilisaient un savon pâteux à base de graisse animale et de craie.
Hayvansal gıdalarda bulunur.L’animal que l’on mange .
Tarım faaliyet kolunda il ekonomisine %51 ile hayvansal üretimin katkısı en fazladır.Avec ses 52 %, l'élevage est de loin la première spécialisation.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.No tiene miedo a ningún tipo de animales.
Tarifi hiçbir hayvansal ürün içermemesi itibarıyla vegandır.Es vegana, eso quiere decir que no es consumidora de ningún producto de origen animal.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.È stato vietato anche l'uso su animali a destinazione alimentare.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.Ценится также мясо животных.
Lösin doğada hayvansal ve bitkisel proteinlerin yapısında bulunmaktadır.Кроме того, он считается первооткрывателем растительного и животного белка.
Bu ürün kimyasal amonyak, alkol, hayvansal yan ürünler, çamaşır suyu veya fosfat içermez.Он не вступает в химические реакции с пищевыми продуктами, водой или бытовыми моющими средствами.
Evsel kızartma yağları ve hayvansal yağlar da biyodizel hammaddesi olarak kullanılabilir.Также птичий помёт используют в качестве сырья для получения биогаза.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.كما اختفت ممارسة أكل لحوم البشر.
Hayvansal yağ kullanımı azaltılmalıdır.يجب تقليل التلوث البيئي إلى الحد الأدنى.
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.تعتمد آكلات الحشرات على الغذاء الحيواني اعتماداً أساسياً.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Não houve abuso de animais.
Bitkisel ve hayvansal her organizma, bu temel yapı taşlarından oluşur.Todos os animais e plantas são dotados deste tipo de células.
1736'da Hayvansal İktisat Üstüne Fiziksel Deneme adlı kitabını yayınladı.Em 1743, publicou sua obra Lecciones de física experimental.
Ayrıca hayvansal gıdalar tüketilmektedir.É ainda muito utilizada na alimentação de animais.
Lösin doğada hayvansal ve bitkisel proteinlerin yapısında bulunmaktadır.Het heeft als doel de handel in beschermde dier- en plantensoorten in kaart te brengen.
Bunların yanında hayvansal ürünler de ekonomide etkilidir.Ook economisch richten deze dieren schade aan.
Tarifi hiçbir hayvansal ürün içermemesi itibarıyla vegandır.Koosjere wijn mag niet met dierlijke producten in aanraking komen.
Elden edilen hayvansal ürünler köy halkının başlıca geçim kaynağıdır.Wyrzucane tu resztki pożywienia są głównym źródłem utrzymania dla miejscowej ludności.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Nie ma poważniejszych zagrożeń dla tego zwierzęcia.
Hayvansal yağ kullanımı azaltılmalıdır.Kraftfoder bör undvikas.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.De flesta badade i Nilen och använde en mjuk tvål gjord på djurfett och krita.
Hayvansal üretim de bahçecilik ile ters orantılı olarak azalmıştır.Påfallande är den reducerade könsdimorfismen.
Hayvansal sütten farklı olarak badem sütü, kolesterol ve laktoz içermez.На відміну від тваринного молока, мигдалеве молоко не містить лактози і холестерину.
Çoğunlukla Nil'de, hayvansal yağ ve kireçtaşı tozundan yapılan yumuşak sabun kullanılarak yıkanılırdı.Většinou se koupali v Nilu a používali měkké mýdlo vyrobené ze zvířecího tuku a křídy.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Jiná zvířata jim nevadí.
Bitkisel ve hayvansal yağların ana bileşenidir.Jsou hlavní složkou rostlinných olejů a živočišných tuků.
Çatalca ilçesinde önemli ölçüde hayvansal gıda üretilir.Z praktického hlediska je důležitý pokles využití krmiva.
Bitkisel veya hayvansal kökenli olabilir.Mohou být rostlinného, živočišného nebo jiného původu.
Hayvansal yağ kullanımı azaltılmalıdır.Carnea de porc este consumată mai puțin.
L-İzolösin tıbkı L-Lösin2 olduğu gibi birçok hayvansal ve bitkisel besinin yapısında bulunmaktadır.LHCb – La Big Bang au fost create cantități egale de materie și antimaterie.
Hayvansal yağ kullanımı azaltılmalıdır.Fontosnak tartják, hogy a jövőben a húsfogyasztás csökkenjen.
İşte bu mikroklima yapı hayvansal ve bitkisel çeşitliliği de çoğaltmıştır.Ez a változatosság természetesen az állat -és növényvilágot is sokszínűvé teszi.
Hiçbir hayvansal üründe bulunmaz.Yksikään muista eläimistä ei selviytynyt.

İlgili Sayfalar