Ana içeriğe geç
Sözlük

hayvanlara ile cümle

hayvanlara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler.من الممكن أن يُلحِقَ الأذى بالحيوانات المنوية.
Yaralamak Tehlikeli hayvanlara bırakmak Taş atmak ya da silah ile ateş etmek.Sua técnica é cercar uma área para incendiar e abater animais em fuga com flechas ou armas de fogo.
Bu hayvanlara verdikleri önemi gösterir.Atribui-se a ela tudo o que esses animais produzem.
Hayvanlara zarar verir.Schade aan dieren zelf.
Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler.Hierbij kunnen de dieren ernstig verwond raken.
Besin değeri yüksek olan çavdar başka tahıllarla karıştırılarak hayvanlara da yedirilir.Hij behoort tot de Mageren, die in strijd zijn met de Vetten.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Verstoring van dieren en planten is eveneens verboden.
Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.Zbiorowa inteligencja jest również przypisywana dla bakterii i zwierząt.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.Już w dzieciństwie wykazywał zainteresowanie zwierzętami.
Bu hayvanlara verdikleri önemi gösterir.Czy znasz te zwierzęta.
Geri döndüğü vakit ise köydeki samanlıkları, evleri yakar ve hayvanlara zarar verir.Do domu wrócimy, w piecu napalimy, nakarmimy psa.
Höyükte ele geçen hayvan kalıntılarının % 95'i evcil hayvanlara aittir.95 procent av det funna benmaterialet härrörde från domesticerade djur.
Toplu zekâ bakterilere ve hayvanlara da isnat edilir.Колективний розум також приписується бактеріям і тваринам.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.Експерименти на тваринах, що викликають їх фізичні або психологічні страждання, порушують права тварин.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.З дитинства проявляв особливу любов до природи.
Hayvanlara zarar verir.Je špatné ubližovat zvířatům.
Aslında insanlar hayvanlara bile böyle cezaları uygun görmezler.Ani zvířata se takhle nechovají.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.De mic a avut o atracție deosebită pentru cai.
“Orka” adı bu hayvanlara ilk olarak antik Romalılar tarafından verilmiştir.Cuvântul arhipelag a fost definit inițial pentru aceste insule.
Sivrisinekler aracılığı ile tüm memeli hayvanlara ve insanlara bulaşabilir.Taxidermia poate fi aplicată la toate speciile de animale, inclusiv la oameni.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.A fájdalmas vagy lelki traumát okozó kísérlet sérti az állat jogait.
İşaretsel olarak hayvanlara şiddet uygulamak pek tabi mümkündür.Veszély esetén jelzéssel figyelmezteti a többi állatot.
Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler.Emberi településen a tenyésztett állatokban nagy kárt tehet.
Yaşadığı çiftlikte hayvanlara yakın olan Cornish, daha 13 yaşındayken vejetaryen olmaya karar verdi.Cornish varttui eläinten parissa ja ryhtyi kasvissyöjäksi 13-vuotiaana.
Kitapta padişah, çocukluğundan itibaren hayvanlara düşkün ve meraklı biri olarak resmedilir.Hän kirjoittaa lapsen näkökulmasta, koska lapsi kysyy ja ihmettelee luontevasti.
Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler.Και στα κατοικίδια ζώα μπορούν να προκαλούν σημαντικά προβλήματα.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Ligeledes er det forbudt at forstyrre dyr og planter og at tage noget som helst med sig ud af parken.
Yaralamak Tehlikeli hayvanlara bırakmak Taş atmak ya da silah ile ateş etmek.Dette for å unngå skadeskyting av dyr og farlige situasjoner med våpen.
Geumwa bu yumurtayı yok edip, kendisini kötülüklerden koruyan hayvanlara verip beslemeyi denedi.Geumwa forsøkte å ødelegge egget ved å gi det som mat til dyra, men de valgte i stedet å beskytte det.
Hem larvaları hem de erginleri diğer hayvanlara besin teşkil etmeleri bakımından önemlidir.Både de voksne og larvene er giftige for andre dyr.
Bu kuralların diğer hayvanlara uyup uymadığını yapılacak araştırmalar belirleyecektir.Ia memerintahkan mereka untuk menjaga binatang-binatang yang lain.
Birbirini izleyen iki diş takımına sahip olan hayvanlara difiyodont denir.Tertulis di antara dua mata Dajal ك ف ر (Kaf-Fa-Ra artinya kafir) yang bisa dibaca oleh orang buta aksara.
Güçlü hayvanlar ise kendilerinden daha güçlü hayvanlara yem olmaktan kurtulamazlar."Phủ Cậu không thiếu những người hậu kế và (họ) lại càng đánh phá dữ dội hơn".
Vahşi hayvanlara zarar vermeyin.Không run sợ trước lũ thú cuồng bạo.
Asya, Afrika ve Avrupa kadar yoğun olmasa da Amerikalı yerli halklar da büyükbaş hayvanlara sahiptiler.世界の他の地域(アジア、アフリカ、ヨーロッパ)ほど広く広まってはいないが、アメリカ・インディアンも家畜を飼った。
FIP hastalığının diğer hayvanlara ve insanlara geçtiği konusunda hiçbir tıbbi bulgu yoktur.なお、他の馬や人への伝染はない。
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.島内の遺骨や戦闘による遺棄物に触れたり、持ち出したりすることは禁止されている。
Güçlü hayvanlar ise kendilerinden daha güçlü hayvanlara yem olmaktan kurtulamazlar."他們也許不是身體最強壯的種族,但是他們的堅毅不拔的心志絕對是超群絕倫。
Nekropsi (patoloji), hayvanlara yapılan otopsiye verilen ad.解剖学因宗教禁忌,仅限于献祭动物的解剖。
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.他们中的一些人以使动物受苦而感到快乐。
Ikimono-gakari (生き物係) bir Japon ilkokulunda bitkilere ve hayvanlara bakmakla görevli çocukları ifade eder.그룹 이름인 이키모노가카리(生き物係)는 일본의 초등학교에서 식물이나 동물을 돌보는 당번을 뜻한다.
Hayvanlara sürekli kötü davranır.하지만 동물들에게는 언제나 마음놓고 대한다.
Musa, kurbanlık için hayvanlara ihtiyaç olduğunu söyleyip teklifi reddetti.아담슨은 이 주법이 수정헌법 제5조의 자기부죄금지를 위반하여 위헌이라고 하여 소를 제기하였다.
Asya, Afrika ve Avrupa kadar yoğun olmasa da Amerikalı yerli halklar da büyükbaş hayvanlara sahiptiler.세계의 다른 지역 (아시아, 아프리카, 유럽)만큼 널리 퍼져 있지는 않지만, 아메리카 인디언도 가축을 기르고 있었다.
Birbirini izleyen iki diş takımına sahip olan hayvanlara difiyodont denir.두 개의 눈을 가진 사람을 포함한 동물들은 두 눈 사이의 거리 때문에 서로 다른 상이 맺히는데 이것을 양안 시차라 부른다.
Horton, diğer hayvanlara ve insanlara değer veren şefkatli, iyi huylu bir fildir.수인(獸人)은 전승이나 픽션에 등장하는 인간형과 다른 동물의 외관을 겸비한 인물을 가리킨다.
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.동물로 변신 당했을 때는 살쾡이가 되었다.
Hayvanlara sürekli kötü davranır.תמיד פוגעים בחיות בלי כוונה.
Ayrıca enfekte ettikleri hayvanlara karşı virülensleri (hastalık yapma kabiliyetleri) artar.Тук те имат контакт със заразени животни.
Hayvanlara sürekli kötü davranır.Drugim životinjama uvijek izazove nevolje.
Evcil hayvanlara büyük zarar verebilirler.U stanju je pričiniti veliku štetu napadajući domaće životinje.
Boyutları küçük olduğu için böcek-yiyen kuşlar ve hayvanlara karşı korunmasızdırlar.Zbog svoje sitne veličine ranjivi su na napade insektivornih ptica i životinja.
Hayvanlara zarar verir.Je zlé ubližovať zvieratám.
Geri döndüğü vakit ise köydeki samanlıkları, evleri yakar ve hayvanlara zarar verir.Po ceste domov začne ubližovať zvieratkám a ničiť všetko živé naokolo.
Bu sayede atlara büyük sevgi duymaya başladı ve hayvanlara daha iyi muamele için endişe duydu.To je pripomoglo k njeni veliki ljubezni do konj in skrbi za ravnanje z živalmi.
Omurgasızlar (Latince: Invertebrata), bir omurgası olmayan hayvanlara verilen genel bir addır.Nevretenčarji (latinsko Invertebrata) je v zoologiji skupen izraz za živali, ki nimajo vretenčaste hrbtenice.
İşaretsel olarak hayvanlara şiddet uygulamak pek tabi mümkündür.Dovoli živalskim silam, da se v njej premočno izrazijo.
Lojistik hizmetleri için atlara ve hayvanlara daha çok ihtiyaç duyar hale gelmişlerdi.Burliokams jų sunkiame darbe pagelbėdavo ir tempiantys arkliai.
Başlıca ölü bitkileri yiyen hayvanlara detritivor denir.Lavonais paprastai nevadinami gyvūnų, kurie paskersti maistui, kūnai.
Hayvanlara bu işkenceyi yaparken zevkle güler.Loomade seisukohast on see piin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod