hayvanların ile cümle

hayvanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kümes hayvanlarının %90'lık bir kısmı tavuklardan oluşuyordu.Em alguns países da África moderna, 90% dos lares criam galinhas.
Bodrum Hayvan Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olup, yaşamını sokak hayvanlarına adamıştı. ^ kaybettiFoi presidente da Associação de Amparo aos Animais, em cuja gestão constriu-se a sede da entidade.
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.A preferência e motivação animal é sempre inferida a partir do comportamento.
Deri sırtlıların temel gıdaları denizanalarıdır, ama başka deniz bitki ve hayvanlarını da yerler.A dieta principal dos girinos são algas, mas também comem outros animais se disponíveis.
Skinning (Deri Yüzme): Öldürdüğünüz hayvanların derilerini yüzmenizi sağlayan bir meslektir.¡Este perro de vida! (wat een rotleven, wat een hondenleven).
Bunlar tören sırasında kurban edilen hayvanların kemikleridir.Het wordt dan gemaakt van lamsvlees van dieren die ritueel geofferd zijn tijdens het feest.
Onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği, kara hayvanlarının en büyüklerinden olan kafasıdır.God is dus groter afgebeeld dan Noach; familie groter dan de beesten.
Bu sahne Indus vadısı Medenıyetındekı "Hayvanların Tanrısı" olan Pashupati ile kıyaslanmaktadır.Deze scène is al vergeleken met de Pashupati "heer van de dieren" uit de Indusvallei beschaving.
Zootekni, hayvanların evcilleştirilmesi ya da tutsak edilmesini idare etme ziraatı.Het is verboden het dier te vangen, in gevangenschap te houden of te doden.
Bu hayvanların balinalarınkine benzeyen ve sıra dışı olan üç köşeli dişleri vardı.Deze dieren bezaten ongewone driehoekige tanden die overeenkwamen met die van vroege walvissen.
Örn : Hayvanların birçoğu.)(Zie: veelvouden van bytes).
Bilirubin, etçil hayvanların safrasındaki boya maddesidir.Vlees is het spierweefsel van gewervelde dieren.
Canlı hayvanların sahne gösterisinde kullanılması hayvan hakları örgütü PETA tarafından eleştirildi.Maar hij kreeg ook slechte publiciteit door dierenrechtenorganisatie PETA.
Hayvanların sütü günlük olarak satılmaktadır.Eenmaal per dag worden de dieren gevoederd.
Bu hayvanların nesli tehlikededir.De dieren in de Torteltuin zijn in groot gevaar.
Hayvanların koruyucusu.Lid van de dierenbescherming.
Çevrelerinde ne hayvanlarına vermeye su, ne de kendilerine kullanmaya su vardır.Daar is hij te water geraakt in ’t Hellegat (gesprongen, volgens getuigen) en niet meer teruggevonden.
“Çünkü insanların başına gelen hayvanların da başına geliyor.Ook bij dieren komt de aandoening voor.
Tiflis Hayvanat Bahçesi bulundurduğu hayvanların neredeyse yarısını kaybetti.Bij de overstromingen komen honderden dieren in de dierentuin van Tbilisi om het leven.
Yuva, hayvanların yaşadığı veya yavrularını yetiştirdiği yerdir.Een huisdier is een gedomesticeerd dier dat door mensen in of om hun huizen wordt verzorgd.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Dierenartsen Zonder Grenzen is trots op zijn bijdrage aan het uitroeien van deze ziekte.
Çevrelerinde ne hayvanlarına vermeye su, ne de kendilerine kullanmaya su vardır.Brak w niej jakichkolwiek oczek wodnych, nie odwadnia jej żaden stały potok.
Hikâye, Gizli Krallık'ta barış için insanlar ve hayvanların savaşı hakkındadır.Walczą oni o pokój między ludźmi i zwierzętami w Ukrytym Królestwie.
Kışın ise hayvanlarını ağıllara çekerek bakımlarını burada yaparlar.Jeszcze zimą dotarł do rodziny, ukrywał się, chorował (odmrożenia i inne).
İsrailoğullarının hayvanlarına zarar gelmedi.Ona jednak nie chce porzucić swego Boga i ludu Izraela.
Hayvanat bahçesi, hayvanlarını gerçekten değer biçilmez saymaktadır.Chów zwierząt jednak nie zapewnia im wystarczających środków do życia.
Kış mevsiminde hayvanlarına bakarlar.Zwierzęta w zimę.
Dünyanın en zehirli deniz hayvanlarından birisi olarak tanınırlar.Uważana za jedno z najbardziej jadowitych zwierząt morskich.
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.Białe plamki występują również na gardle zwierzęcia.
Çiftçiler büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarını fındık bahçelerinde otlatmaktadır.Tatarzy w bestialski sposób wytopili starców i dzieci w pobliskich bagnach.
Ayrıca Melampus hayvanların dilini de anlamaktaydı.Posiada także zabytki języka ormianokipczackiego.
Cihazın hayvanların sağlığında olumsuz etkilere yol açtığı yapılan deneylerde gözlemlenmemiştir.Współczesne badania nie potwierdziły pozytywnego wpływu mięsa na zdrowie.
Köye bir kurtadam inmiştir ve tüm köy halkına ve hayvanlarına zarar vermeye başlar.Przybysze są nieufnie traktowani przez tutejszych ludzi, którzy niszczą cały ich dobytek oraz lądownik.
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.Długość snu u poszczególnych zwierząt znacznie się różni.
Bir erkeğin serveti, hayvanlarının sayısı ile ölçülmüştür.Notowano liczbę mieszkańców i ich stan majątkowy.
Bu hayvanların keselilere mensup olup olmadığı hala tartışmalıdır.W przewodzie pokarmowym tych zwierząt knidocyty nie ulegają strawieniu.
Hayvanların iki ruhu vardır.Demony te posiadają dwa życia.
Hayvanların en iyi bilinen grubudur.Najliczniejsza grupa zwierząt.
Evcil ve vahşi hayvanların yanı sıra insanlara da bulaşabilir.Losy zwierząt i ludzi mogły też występować paralelnie.
Kahverengi Ayı, hayvanların en kutsalı sayılırdı ve adını doğrudan anmak bir tabuydu.Jedyną ofiarą wojny była świnia, od której konflikt przyjął swoją nazwę.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Zmarł wypiwszy byczą krew.
Bu hayvanların sınıflandırılması uzun zaman tartışılmıştır.Jednak pewność tych gatunków zakwestionowano.
Kuyruk, hayvanların vücudunun arka bölgesinde bulunan bir organdır.Regeneracja przebiega sprawniej w tylnej części ciała zwierzęcia.
Hayvanların özgür bırakılarak doğaya salınması.Det går ut på att släppa djur fria ut i naturen.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Att förhindra rörelser av djur under ett utbrott kan också vara fördelaktigt.
Bütün memeli hayvanların kürkü yoktur.De flesta hästar har dock inget hovskägg alls.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevention sker genom att vaccinera djur mot sjukdomen.
Üzerine Allah’ın adının anılmadan kesildiği veya kendiliğinden ölen hayvanların yenilmesi yasaktır.Enligt koranen förbjuder Allah (Gud) människan att döda eller skada sig själv.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Djurs sexuella beteende tar sig många olika uttryck, även inom samma art.
Enzimlerin önemli bir işlevi hayvanların sindirim sistemindedir.Enzymer är mycket viktiga i djurs matspjälkningssystem.
Bugün ağırlıklı olarak tavuk ya da ev hayvanlarını yakalar ya da çöplerde yiyecek bir şeyler ararlar.I närheten av bostäder fångar arten även små husdjur som höns eller letar i sopor efter föda.
Yerde yaşamış olan dev tembel hayvanların soyu tükenmiştir.Gruppen jättesengångare som levde på marken är utdöd.
Memeli hayvanların yanında kuş ve bazı bölgelerde balık da yerler. .Förutom däggdjur jagar pumor även fåglar och i några regioner även fiskar.
Kümes hayvanlarının %90'lık bir kısmı tavuklardan oluşuyordu.Nästan 90% av dess föda utgörs av präriehundar.
Bu bölgelerin şekilleri hayvanların algılama yeteneklerinden etkilenmektedir.Dessa hår förbättrar djurets hörselförmåga.
Tütün, çay, narenciye ve avokado önemli ürünler olup, çiftlik hayvanlarının besiciliğide ayrıca önemlidir.Tobak, te, citrusfrukter och avocados är vad man skördar mest; boskapsuppfödningen är också viktig.
Geçmişte, hayvanların su içmesi için yapılan olukların çok olduğu söylenir.I ett tidigt skede kan patienten uppmanas att dricka mycket vatten.
Köyün bu kısmında hayvanların otlatması için geniş otlaklar bulunmaktadır.Där hittar djuret många ställen att gömma sig.
Örneğin, hayvanların da insanlar gibi yaşamak için aynı haklara sahip olması gibi.Singers grundtes är att djur har samma rätt som människor att få sina intressen tillgodosedda.
Hayvanlarına dikkat ve ihtimamla bakıyorlardı.Han värnade om djurs livsvillkor och fortlevnad.

İlgili Sayfalar