hayvanların ile cümle

hayvanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Buna göre qilin farklı şekillerde, farklı hayvanların farklı bölümlerine sahip olabilen bir hayvandır.Detta kan vara en fördel då ett djur har olika tjocklek på olika delar av kroppen.
Tarihte ilk balonlar hayvanların mesanelerinin şişirilmesi ile elde edilmiştir.Tidigare antogs att de följer med i påsen på de vuxna djurens kroppssidor.
Empedocles, hayvanların, önceki hayvanların organlarının birleşiminden oluştuklarını ileri sürmüştür.Under lång tid var det föreslaget att brosk utvecklades innan djur kunde bilda ben.
Film bugün çekilmiş olsaydı, hayvanların yer aldığı sahnelerin birçoğunu gerçekleştirmek mümkün olmayacaktı.När filmen spelades in kunde man inte få alla cirkusdjuren in i studion.
Hayvanların doğasını anlatan beş ciltlik eser 4.500'den fazla sayfa içerir.П'ять томів природничої історії тварин включають понад 4500 сторінок.
Historiae animalium hayvanların tarih, edebiyat ve sanat alanında da aldıkları yeri anlatır.У Historiae animalium показано як описують тварин в історії, літературі і мистецтві.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Геродот зазначав, що єгиптяни були єдиним народом, який тримав тварин у своїх будинках.
Hayvanların sütü günlük olarak satılmaktadır.Молоко кожного постачальника щодня контролюють.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Небезпечні тварини, такі як крокодили й бегемоти, також становили звичайну загрозу.
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.Уподобання та мотивації тварин завжди визначається на основі їх поведінки.
Solungaç, su hayvanlarının solunum organı.Це зябра, органи водного дихання.
Evcil hayvanların özellikleri eğitilmek suretiyle geliştirilebilir.Спілкування з домашніми тваринами з малого віку може бути корисним.
Ölü hayvanların gövdelerinden beslenirler.Доводилось їсти мертвих тварин.
Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalan hayvanların sayısı konusunda büyük bir bilinmezlik hakimdi.Точна кількість особин підвиду, які змогли пережити Громадянську війну в Анголі, невідома.
Alkmeon genç hayvanların gelişimini incelemiştir.Гарвей також вивчав зародковий розвиток тварин.
Otçul hayvanların ise kanını içerler.Самиці більшості видів комарів п'ють кров інших тварин.
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.Ставлення до тотемних тварин буває різним.
Köyün bu kısmında hayvanların otlatması için geniş otlaklar bulunmaktadır.У національному парку знаходяться важливі зимові зони місцеперебування цих тварин.
Tarihte ilk balonlar hayvanların mesanelerinin şişirilmesi ile elde edilmiştir.Тут вперше в Біблії з'являється жертвоприношення тварин цілопаленням.
Deney hayvanlarına inokülasyon.2.Види дослідницької поведінки тварин.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Святий Євстахій вважається покровителем мисливців.
Aslan hayvanların kralıdır.Лев — цар звірів.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Účinným opatřením může být zamezení pohybu zvířat během epidemie.
Dünyanın en zehirli deniz hayvanlarından birisi olarak tanınırlar.Patří totiž mezi nejjedovatější mořské živočichy na světě.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevence nemoci u člověka spočívá v očkování zvířat proti tomuto onemocnění.
Kapibara (Hydrochoerus hydrochaeris), kemirici hayvanların en irisidir.Kapybara (Hydrochoerus hydrochaeris) je největší žijící hlodavec.
Çiftlik hayvanlarına da saldırdığı olur.Útočí též na hospodářská zvířata.
Afrika'nın beş büyüklerinden olan hayvanlar Afrika kıtasına özgü büyük hayvanların en tehlikelileridir.Patří do takzvané „velké pětky“ nejnebezpečnějších zvířat Afriky.
Bakteriler, tembel hayvanların kendini yalaması sırasında onlara besin de sağlar.Bakterie jsou i důvodem, proč lidé páchnou, když se potí.
Genellikle kurban edilecek adak hayvanlarını altara götürürken görülürlerdi.Často se totiž při spatření medvěda dali na útěk.
Kuyruk, hayvanların vücudunun arka bölgesinde bulunan bir organdır.Žihadlo se nachází typicky na zadní části těla živočicha.
Laboratuvar hayvanlarının beslendiği yerler.Chov čmeláků v laboratoři.
Hayvanların ve ormanların koruyuculğunu yapar.Je ochránkyní lesů a divoké zvěře.
Uzun süre dayanabilen bu plastik parçaların çoğu deniz kuşları ve hayvanlarının midesine girer.Mnohé z předmětů skončí v žaludku mořských ptáků a zvířat.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Požívat je možné maso většiny zvířat.
Bunun nedeni hayvanların vücut ağırlığının yaklaşık %60'ının ön ekstremitelere düşmesidir.Je pozoruhodné, že prvá vejce dosahují přibližně jen 60 % velikosti vajec druhých.
Skinning (Deri Yüzme): Öldürdüğünüz hayvanların derilerini yüzmenizi sağlayan bir meslektir.Ostravští hasiči aneb, Co jste hasiči, co jste dělali.
Bütün hayvanların dilini bilir.Rozumí řeči všech druhů zvířat.
Kısa bir süre sonra hayvanların yiyecekleri tükenir.Další důležitá věc je odstraňování zbytků potravy brzy po krmení.
Bunu eleştirenler ise hayvanların hayvanat bahçelerinde fiziksel ve zihinsel strese maruz kaldıklarını söyler.Criticii susțin că animalele din grădinile zoologice sunt stresate fizic și psihic.
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Astfel, s-au considerat că oamenii, animalele și plantele erau membri ai unui singur întreg.
Ölü hayvanların gövdelerinden beslenirler.Aceștia se hrănesc din cadavrele de animale.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Se poate dovedi folositor și oprirea mișcării animalelor pe timpul epidemiei.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Comportamentul sexual animal ia multe forme, chiar în cadrul aceleiași specii.
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.Sunt și lese care se leagă în jurul gâtului animalului.
Bu alanda büyükbaş hayvanların sütünden ve etinden faydalanılmaktadır.Aspecte pozitive: este folosită blana lor și carnea de către populația din acea zonă.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Fauna sălbatica periculoasa, cum ar fi crocodilii și hipopotamii au fost, de asemenea, o amenințare comună.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Prevenirea bolii în oameni se face prin vaccinarea animalelor împotriva bolii.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Oasele animalelor tăiate erau și ele aruncate în foc.
Lipitler insan ve hayvanların temel besinleri arasında yer alır.Ectodermul este una dintre foițele embrionare ale omului si animalelor.
Ayrıca Melampus hayvanların dilini de anlamaktaydı.Astfel s-a putut păstra și limba maternă a meglenoromânilor.
İnsanların ve hayvanların saldırısına maruz kalır.Afectează atât omul cât și animalele.
Bazen de farklı hayvanların larva formları birbirine benzer, ilerleyen gelişimlerinde farklılaşır.Uneori, nici nu se mai pot deosebi animalele între ele, la cât praf este..
Tengriciler, hayvanların ve bitkilerin de ruhları olduğuna inanırlar.Hittek abban, hogy a növényeknek, és az állatoknak is van lelkük.
Bunun sebebi bu hayvanların her gün av bulamamalarıdır.A mindennapokban ezek az ékezetek nem használatosak.
Kuşların ve bütün hayvanların dillerini bilir ve onlarla konuşabilir.Értette a természet nyelvét, tudott beszélni az állatokkal.
Evcil hayvanların da koruyuculuğunu yapar.Az állati véradóknak is meg kell felelniük bizonyos követelményeknek.
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.A vérszopó denevérek (Desmodontinae) alcsaládjába tartozó három faj a vérszopásra specializálodott.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Az emberi megbetegedések megelőzése az állatok betegség elleni beoltása révén biztosítható.
Rivayete göre orada yaşayan bir çoban, hayvanların bu bölgeye girmekten kaçındığını söyledi.A babona szerint az ilyen kémény megakadályozta, hogy a boszorkányok bejussanak a házba.

İlgili Sayfalar