hayvanların ile cümle
hayvanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayvanların fazla tüketiminden kaynaklanan hastalıklar sağlık raporlarıyla sabit.This is evident in health reports due to our over-excessive consumption of animals.
Kuşların ve diğer hayvanlarınkiler de öyle.Birds and animals have them as well.
Aslında, dünya üzerindeki bütün hayvanların bütün hayvan türlerinin %80'i altı bacaklı.In fact, of all animals on Earth, of all animal species, 80 percent walks on six legs.
Ya da ağaçlarda yaşayan hayvanların soyundan gelirler.If you're a Prokarya, you don't have complex structures inside your cell.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.I would also like to tell the world that animals love.
Kar etmezlerse deniz hayvanlarını tutsak da edemezler.Zero lucro = zero cetáceos captivos.
Bu büyükbaş hayvanların atası.This is the ancestor of cattle.
Ölen hayvanların tüm iç organlarını inceledik ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.And we actually looked through all their organs and tried to figure out what was going on.
Hayvanların da tıpkı insanlar gibi bazen garip tümörleri olabiliyor.Animals, just like humans, sometimes get strange tumors.
Hayvanların genetik yapısına müdahele etme saltanatına sahip miyiz?Do we have free reign to design animals?
Evcil hayvanlarınız sizden daha mutlu.Your pets are happier than you are.
Vücutlarını kaplayan pullar su tutuyor, bu kara hayvanlarının serin kalmasını sağlıyordu.Scales retained water, keeping these land animals cool.
Her yerdeki yük hayvanlarının boş göz çukurları yol boyunca sayısız kuzgunun varlığının göstergesi.The eyeless sockets of the pack animals everywhere account for the myriads of ravens along the road.
Hangi hayvanların bu sesleri kullanmaya ihtiyaç duyduğundan başlamaya ne dersiniz?How about the setting in which animals need to use this call?
Bir nevi sahil hayvanlarının zihinlerindeki basit dünya gibi.So it's a sort of imagination of the simple world of the beach animal.
DJ: Bu bireyselciliği... ...hayvanların her türünde... ...özellikle de kedilerde bulduk.Now we've found these individualisms in all sorts of animals, in particular in the cats.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.In reality, these animals have no terrestrial counterpart; they're unique in the world.
Yani bütün bu zorluklar bu hayvanların önünde birikiyor ve sayılarının artmasına engel oluyor.So all of these ills are stacking up against these animals and keeping their numbers very low.
Şimdi bu hayvanların her yere gidebileceği düşüncesine dönüşüyor.Now it turns out that animals can go anywhere.
Hayal edin; Hava gözlem sistemlerinin; soyu tehlikedeki hayvanların kaçak avlanmasını engellediğiniImagine if aerial survey systems could prevent the poaching of endangered animals
İnsanlar ve çoğu hayvan arasındaki fark, hayvanların ölümden korkmamasıdır.The difference between humans and most animals [is that] most animals don't fear death.
Her yıl, çiftlik hayvanlarını otlatmak için çok çok uzağa gidiyorlardı. -And each year, people took their livestock farther and farther afield to graze.
Şimdi tekrar, değişime bir bakın yine doğanın taklidi için çiftlik hayvanlarını kullanılması.And again, watch the change just using livestock to mimic nature.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Most of the animals are in the oceans.
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.The biologists right now cannot explain why these animals are so active.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.They show us filter paper they've used to collect the animals' blood.
Suda yaşayan hayvanların hepsinin tüysüz olduğu söylenemez. Mesela deniz samuru tüylüdür.You can't say all aquatic animals are naked, because look at the sea otter.
Ve bu hayvanların hiçbiriyle çalışmadık.And we didn't study any of these animals.
Hayvanların dokularına bakarsanız, kötüleşmeye başlıyor.And if you look at the tissues of the animal, they're starting to deteriorate.
Ve biz bu nedenle hayvanların daha uzun yaşadığını düşünüyoruz..And that's why we think the animals live longer.
Şimdi, görsel düşünmek bana hayvanların aklıyla ilgili pek çok içgörü sağladı.Now, visual thinking gave me a whole lot of insight into the animal mind.
Bunlar memeli karakteristiği. hayvanların öğrenme yeteneği hayatidir.These are mammalian characteristics. Vital if an animal is to learn.
Ve bu insanların veya hayvanların hiçbiri onunla ilgili görünmüyordu.And none of the people or the animals, well, they all seemed oblivious of her.
Evrim, milyonlarca, milyarlarca sene boyunca insanların ve hayvanların oynamasını seçmiştir.Evolution has selected, over millions and billions of years, for play in animals and in humans.
Hayvanların krallığında mesela: karıncalar.Throughout the animal kingdom, for example: ants.
Daha önce hiç hayvanlarını beslemeyen bir çiftlik duydunuz mu?Ever heard of a farm that doesn't feed its animals?
Nautilus, hayvanların varoluşlarından beri—500 milyon yıldır—bu gezegende bulunmaktadırlar.It's been on this planet since the animals first started -- 500 million years.
Yanılmıyorsam, bu bay Robert Rainsford... ...büyük av hayvanlarını cesurca avlayan kişi.If I am not mistaken, this is Mr. Robert Rainsford... who hunts big game so adventurously.
Burada, adamda... ...hayvanların en tehlikelisini avlıyorum.Here on my island... I hunt the most dangerous game.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi?"The most dangerous game"?
Primatların ve diğer hayvanların iyiliklerin karşılığını verdiğine dair pek çok kanıtımız var.There's actually a lot of evidence in primates and other animals that they return favors.
Ve çiftlik hayvanlarını da yeniden incelememiz gerekir.And we also need to re-examine livestock.
Hayvanların etini aynı zamanda gübre olarak kullanır, yüzgeçlerini de keserlerdi.They also used the flesh as well, for fertilizer and also would fin the sharks.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.There's movements in Europe to try and stop catching them.
Bağımlı oldukları hayvanların yanısıra, kültürleri yok ediliyor.Their culture is being destroyed, along with the animals upon whom they depend.
Tanrı babanızın hayvanlarını aldı, bana verdi.Thus God has taken away your father's livestock, and given them to me.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.The shepherds came and drove them away; but Moses stood up and helped them, and watered their flock.
RABbin uyarısını önemsemeyenler ise köleleriyle hayvanlarını tarlada bıraktı.Whoever didn't respect the word of Yahweh left his servants and his livestock in the field.
Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir.Of their flesh you shall not eat, and their carcasses you shall not touch; they are unclean to you.
Kim aşağıdaki hayvanların leşini taşırsa giysilerini yıkayacak ve akşama kadar kirli sayılacaktır.Whoever carries any part of their carcass shall wash his clothes, and be unclean until the evening.
RAB tarlalarda hayvanlarınız için ot sağlayacak, siz de yiyip doyacaksınız.I will give grass in your fields for your livestock, and you shall eat and be full.
Şu hayvanların etini yiyebilirsiniz: Sığır, koyun, keçi,These are the animals which you may eat: the ox, the sheep, and the goat,
Topluluk çocuklarını, hayvanlarını, değerli eşyalarını alıp yola çıktı.So they turned and departed, and put the little ones and the livestock and the goods before them.
Büyükbaş hayvanlarını kırgına, Küçükbaş hayvanlarını yıldırıma teslim etti.He gave over their livestock also to the hail, and their flocks to hot thunderbolts.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.They give drink to every animal of the field. The wild donkeys quench their thirst.
Hayvanlarını kesti, Şarabını hazırlayıp sofrasını kurdu.She has prepared her meat. She has mixed her wine. She has also set her table.
Hayvanların en güçlüsü olan Ve hiçbir şeyin önünde pes etmeyen aslan,The lion, which is mightiest among animals, and doesn't turn away for any;
Ülkede yetişen ürünler kendi hayvanlarınızı da yabanıl hayvanları da doyuracak.› ››And for thy cattle, and for the beast that are in thy land, shall all the increase thereof be meat.
Yeyin, hayvanlarınızı otlatın.To eat and feed your cattle.
Azabımızı hissettikleri zaman onlar, derhal oradan (kaçmak için hayvanlarını) mahmuzluyorlardı.Whensoever they sensed Our punishment they fled from them.