hayvanların ile cümle
hayvanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayvanların doğasını anlatan beş ciltlik eser 4.500'den fazla sayfa içerir.Lima volume sejarah alam hewan terdiri dari lebih dari 4500 halaman.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodotus mengamati bahwa bangsa Mesir adalah satu-satunya bangsa yang menyimpan hewan di rumah mereka.
Tiny: Neo Cortex'in mutantlaştırılmış hayvanlarından biridir.Tiny merupakan salah satu dari mutan utama Doctor Neo Cortex.
Isırıklar, hayvanların ya da insanların neden olduğu dişlerle yaralanma biçimidir.Luka gigitan adalah cedera yang disebabkan oleh mulut dan gigi hewan atau manusia.
Bunu eleştirenler ise hayvanların hayvanat bahçelerinde fiziksel ve zihinsel strese maruz kaldıklarını söyler.Sementara itu, kritikus mengklaim bahwa gajah-gajah di kebun binatang mengalami tekanan fisik dan mental.
Yuva, hayvanların yumurtalarını tutmak ve/veya yavrularını yetiştirmek için inşa ettikleri yerdir.Sarang adalah tempat yang dibangun hewan untuk menyimpan telur dan membesarkan bayi mereka.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Terdapat berbagai macam perilaku seksual hewan, bahkan dalam spesies yang sama.
Hayvanların iki ruhu vardır.Penduduknya hanya 2 jiwa.
Göğüs insan ve çeşitli diğer hayvanların anatomik bir parçasıdır.Dada adalah bagian anatomi pada manusia dan hewan.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Santo Blasius adalah santo binatang buas.
Eurystheus ise hayvanların tümünü Hera'ya adak olarak kurban eder.Euristheus lalu mempersembahkan ternak tersebut untuk Hera.
Avustralya'da yaşayan memeli hayvanların büyük bölümü kangurular gibi keseliler grubundandır.Kebanyakan lahan organik di Argentina adalah lahan penggembalaan seperti Australia.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Binatang berbahaya seperti buaya dan kuda nil juga menjadi ancaman.
Iriomote kedisi, Iriomote Adası'nda yaşayan hayvanların hemen hemen tamamıyla beslenen bir etoburdur.Kucing iriomote adalah hewan endemik Pulau Iriomote.
Müzede hayvanların, bitkilerin, tarihsel taşların ve minerallerin bulunduğu kalıcı sergiler yer alır.Koleksi museum waktu itu juga mencakup spesimen binatang, tumbuhan, dan batu mineral.
Herkes eşyalarını, hayvanlarını toplayıp yaylaya göç eder.Hewan-hewan tersebut bertugas membajak ladang dan menginjak-injak bibit ke dalam tanah.
Giyim ihtiyaçlarını hayvanlarının yün, yapağı ve kıllarından sağlarlardı.Binatang-binatang itu bebas memakan dan memusnahkan buah-buahan mereka.
Alkmeon genç hayvanların gelişimini incelemiştir.YCAB fokus di bidang pengembangan anak muda.
Bu hayvanların nesli tehlikededir.Status hewan ini adalah hampir terancam.
Bunun sebebi bu hayvanların her gün av bulamamalarıdır.Dia tidak ingin pekerjaannya hanya mencari kayu bakar setiap harinya.
Bu belki de hayvanların Angola'daki iç savaş boyunca hayatta kalmalarının sebeplerinden biri.Đây có lẽ là một trong những lý do các động vật sống sót sau cuộc nội chiến dài.
Viral kanserler enfekte kişilerin ya da hayvanların az bir kısmında meydana gelir.Ung thư do virus chỉ xảy ra ở một số ít người (hay động vật) bị nhiễm.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Những loài động vật hoang dã nguy hiểm như cá sấu và hà mã cũng là một mối đe dọa phổ biến.
Örn : Hayvanların birçoğu.)Thể loại:Động vật châu Á]]
Bütün memeli hayvanların kürkü yoktur.Hầu hết các loài chim đều không có lông mi.
İleriki devrelerde bu hayvanların sayısı birdenbire artış göstermektedir.Ở các nước đó, số lượng các loài vật này đã tăng trở lại.
Bu dönemdeki yozlaşmış insanların davranışları vahşi hayvanlarınkine benzetilir.Trong kỷ này xuất hiện phổ biến các loài bò sát tương tự như động vật có vú.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Hành vi tình dục ở động vật có nhiều dạng, ngay cả trong cùng một loài.
Bu hayvanların sınıflandırılması uzun zaman tartışılmıştır.Tính hợp lệ của phân loài này đã được tranh luận nhiều lần.
Kısa bir süre sonra hayvanların yiyecekleri tükenir.Một thời gian thì bọn hải tặc hết lương thực.
Gıdalar için avlanan hayvanların türü ve aralığı dünyanın farklı yerlerinde farklılık göstermektedir.Chủng loại và giới hạn của các loài động vật bị săn bắt lấy thịt thay đổi ở những nơi khác nhau trên thế giới.
Fotodinamizm, hayvanların derisindeki bazı maddelerin ışığın etkisiyle başka maddelere dönüşmesi.Đèn động vật: biến đổi đối tượng bị chiếu đèn thành một loài động vật khác.
Bu hayvanların her ikisi de sert kabuk (burrowers) bulunmaktadır.Các sườn của cả hai núi lửa này có thảm thực vật dày đặc.
Bunun Yanı sıra hayvanların ortaya çıkması bu eklentiyi değerli kılıyor.Loài vật này luôn xem việc đón chào thành viên mới là một sự kiện trọng đại.
Laboratuvar hayvanlarından kobaylar M. tuberculosis’e ve bovis’e duyarlı, M. avium’a ise direnç gösterirler.Lợn rất nhạy cảm với M. avium avium , M. bovis và M. tuberculosis , với M. avium là phổ biến nhất.
Yedi opsin alt grubunun tümü, hayvanların son ortak atasında zaten bulunuyordu.全部で七つのオプシンのサブファミリーは動物の最終共通祖先の中ですでに存在していた。
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.動物の選好および動機は常に行動から推測されるものである。
Brandt müzede yer almayan doğal hayvanların toplanmasını destekledi.またブラントは博物館に標本のない固有動物の蒐集を推奨した。
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.後生動物全体の単系統性はある程度信じられている。
Bu hayvanların keselilere mensup olup olmadığı hala tartışmalıdır.これを家畜に含めるかどうかは異論がある。
Properdin, insan ve bazı hayvanların serumunda bulunan bir globulin (proteini).草薙 和人(くさなぎ かずと) 本作の主人公。
Fakat bedenleri ele geçirilen hayvanların ömürleri kısalır.屍(グール) 人や動物の死体に憑依する下級悪魔。
Hayvanların en iyi bilinen grubudur.既知で史上最大の動物。
Atların ve diğer hayvanların anatomisini daha iyi öğrenebilmek için veterinerlik okuluna gitti.動物学、獣医学等を研究するため、大学院の研究所に勤務させられている。
Yapı olarak bu hayvanların üst yüzlerinde kalsit mikrokristallerinden oluşmuş kemikçiklerdir.これら動物の体内で微生物により産生されている。
Ayrıca Melampus hayvanların dilini de anlamaktaydı.部分的に訳しアメーバ動物とも。
Empedocles, hayvanların, önceki hayvanların organlarının birleşiminden oluştuklarını ileri sürmüştür.ヘッケルはこれらを動物の系統を反映するものと考えた。
Yerliler bu kuşu, kümes hayvanlarının korunması için evcilleştirirler.鳥によってはこのストレスのために毛引きをするようになるかもしれない。
Kuzey kıtaları arasındaki bağlantılar, hayvanların kıtalar arasında serbestçe dolaşmasını sağlıyordu.コミューンの西側境界線は、動物との直接的なつながりがあった。
Ancak evcil hayvanların duyarlılığı biraz daha farklıdır.それに比べると動物寄生のものははるかに少ない。
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.①動物の鉤爪を模した道具もある。
Bütün memeli hayvanların kürkü yoktur.動物の全てが頭部を持つとは限らない。
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.動物の性行動(どうぶつのせいこうどう)には同じ種のあいだでさえ様々な形態がある。
“Çünkü insanların başına gelen hayvanların da başına geliyor.餌付けによって動物が人間になれることの危険もある。
Onu diğerlerinden ayıran en belirgin özelliği, kara hayvanlarının en büyüklerinden olan kafasıdır.最凶最悪の魔族として、他の魔族からも恐れられる異形の種族。
Genellikle hayvanların barınma yeri olarak kullanılmaktadır.動物の飼料としてよく使われる。
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.所以區別這種動物的性別並不難。
Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler.其人嗜酒,冬夏食生菜。
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.动物偏好和动机总是能从其行为中推断出来。
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.动物的性行为形态多种多样,同一个物种之内也会有一些不同的变化。