hayvanların ile cümle
hayvanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hayvanların koruyucusu.Állatvédők törvénykönyve.
Birçok Afrika kabilesi için fil hayvanların kralıdır.Az afrikai népmesékben az állatokat a törzsfők irányítják.
Tuulikki, Tapio ve Mielikki'nin kızı, hayvanların tanrıçası.Tapio és Mielikki lányai Tellervo az erdő istennője és Tuuliki az állatok istennője.
Ayrıca Melampus hayvanların dilini de anlamaktaydı.Így maradhatott fenn a meglenorománok anyanyelve is.
Hayvanlarına bakıcılık yapar ve kış için gerekli ihtiyaçların teminini sağlar.A vadaskertek a vad megóvását is szolgálták, télen a vad etetéséről is gondoskodtak.
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.Az állatot néhány majdnem teljes kövületből ismerjük.
Evcil hayvanların özellikleri eğitilmek suretiyle geliştirilebilir.Az állatok tanulása könnyebben követhető.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Eläinten liikkumisen rajoittamisesta epidemian aikana voi myös olla hyötyä.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.Eläinten seksuaalinen käyttäytyminen ilmenee monissa eri muodoissa jopa saman lajin sisällä.
Afrika'nın beş büyüklerinden olan hayvanlar Afrika kıtasına özgü büyük hayvanların en tehlikelileridir.Kaikki viisi hakijaa kuuluvat Afrikan vauraimpiin valtioihin.
Mahallenin kurulduğu bölge komşu köylerin hayvanlarının yavrulama dönemlerini geçirdikleri bölgeydi.Tien ylläpito oli alueen talonpoikien vastuulla.
Lejyonun arma olarak bir apollon resmi ya da onun kutsal hayvanlarından birini kullanmış olması muhtemeldir.Apollon-jumalan kunniaksi ja sen tunnus oli Apollon kuva tai joku hänen pyhistä eläimistään.
Bazı hayvanların ruhu bazı boylar için çok önemlidir.Näiden eläinten karva on erityisen pitkää.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Taudin leviämistä ihmisiin ehkäistään rokottamalla eläimiä.
Hayvanların bir kısmı ticari amaçlı yetiştirilmektedir.Vain osaa lajikkeista viljellään kaupallisesti.
Kısa bir süre sonra hayvanların yiyecekleri tükenir.Munasta kuoriutuu lemmikki jonkin ajan kuluttua.
Kapibara (Hydrochoerus hydrochaeris), kemirici hayvanların en irisidir.Kapybara eli vesisika (Hydrochoerus hydrochaeris) on maailman suurin jyrsijä.
Güney Afrika tavşanı (Bunolagus monticularis), dünyanın en nadir hayvanlarından biridir.Bushmannijänis eli kapinkaniini (Bunolagus monticularis) on yksi maailman harvinaisimmista nisäkkäistä.
İnsanların ve hayvanların saldırısına maruz kalır.Ihmisten ja eläinten karvat.
Atların ve diğer hayvanların anatomisini daha iyi öğrenebilmek için veterinerlik okuluna gitti.Hän oli seurannut kotitilansa karjanhoitokoulun opetusta ja tutustunut muun muassa karjan anatomiaan.
Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.Κάθε ζώο δικαιούται φροντίδας, προσοχής και προστασίας από τον άνθρωπο.
Hayvanların bir kısmı ticari amaçlı yetiştirilmektedir.Πολλά είδη καλλιεργούνται για εμπορικούς σκοπούς.
Genelde insan ve hayvanların bağırsaklarında yaşarlar.Απαντώνται συχνά στα κόπρανα των ζώων και των ανθρώπων.
Evcil hayvanların da koruyuculuğunu yapar.Ζώα που χρειάζονται την προστασία μας.
Aslında hayvanların çoğu aşk yaşamazlar.Τις περισσότερες φορές, τα περισσότερα από τα ζωικά κατάλοιπα δεν επιβιώνουν.
Hayvanların ekolojisi ise davranışsal ekoloji ve diğer dallarla incelenilir.Η οικολογία των ζώων καλύπτεται από την οικολογία της συμπεριφοράς και άλλους κλάδους.
Tuulikki, Tapio ve Mielikki'nin kızı, hayvanların tanrıçası.Τούουλικκι, κόρη του Τάπιο και της Μιελίκκι, θεά των ζώων.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Επικίνδυνα ζώα όπως οι κροκόδειλοι και οι ιπποπόταμοι ήταν επίσης συνηθισμένη απειλή.
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.Μολύνουν σχεδόν όλα τα ζωικά είδη.
Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir.Αντίθετα, οφείλει να χρησιμοποιεί τις γνώσεις για το καλό των ζώων.
Bu ayinde deliler ve hayvanların kurban edildiğinden bahseder.Παλαιότερα στην τελετή αυτή λάμβαναν χώρα και θυσίες ζώων.
Bütün memeli hayvanların kürkü yoktur.Τα περισσότερα αρσενικά πτηνά δεν διαθέτουν πέος.
Bu hayvanların midesi 4 bölümden oluşur.Οι αγελάδες έχουν ένα στομάχι με 4 τμήματα.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Η πρόληψη της νόσου στους ανθρώπους γίνεται μέσω εμβολιασμού των ζώων ενάντια στη νόσο.
Artemis'in kutsal hayvanlarından Kyreneia Geyiğini yakalamak.Στην Κέρκυρα ανέσκαψε το ιερό της Αρτέμιδος.
Bir salgın sırasında hayvanların dolaşmalarının engellenmesi yararlı olabilir.Η διακοπή της μετακίνησης των ζώων, ενόσω έχει η νόσος βρίσκεται σε έξαρση, μπορεί να φανεί χρήσιμη.
1835'te Büyük Ay Aldatmacası birçok insanı Ay üzerinde egzotik hayvanların yaşadığına inandırmıştır.I 1835 narrede det store månebedrag en hel del mennesker til at tro, at der levede eksotiske væsener på Månen.
Hayvanların özgür bırakılarak doğaya salınması.Morale: Lad dyrene blive i naturen.
Enzimlerin önemli bir işlevi hayvanların sindirim sistemindedir.En vigtig enzymfunktion er i dyrs fordøjelsessystemer.
Ekolokasyon yapan hayvanların iki kulağı birbirinden hafifçe uzaktadır.Ekkolokaliserende dyr har to ører, der er placeret lidt forskelligt.
Bu hayvanların nesli tehlikededir.Dyrene er helt ufarlige.
Kürk parka (dëzur ëk) olarak tavşan kürkünden (gàh ek) ya da diğer kürk hayvanlarından yapılır.Dette viser sig især ved pelskrave fremstillet af imiteret pels, eller pels fra andre dyr.
Saint Blaise) vahşi hayvanların koruyucu azizidir.Sankt Johannes (Johannes Døberen) var kvæghyrdernes skytshelgen.
Ruh, organik ve duyusal yaşamın ilkesidir (hayvanların da ruhundan söz edilir).I udgangspunktet må vi (dyr og mennesker) være betinget af det samme.
Deney hayvanlarına inokülasyon.Kendt for dyreforsøg med harer.
Hayvanların ağası, onların efendisi olarak görülür.Mennesket ses som sin egen skæbnes herre.
Solungaç, su hayvanlarının solunum organı.Ånderør – åndedrætsorgan hos dyr.
Hayvanların en iyi bilinen grubudur.Det er de største kendte øjne i dyreverdenen.
Timsah ve hipopotam gibi saldırgan olabilen yaban hayvanlarının varlığı da genel bir tehdit oluşturuyordu.Farlig dyreliv som krokodiller og flodhester var også en vanlig trussel.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.Herodotos observerte at egypterne var det eneste folket som hadde sin dyr i hjemmene sine.
Hayvanların çoğu bu gruba dahildir.Den store majoriteten av dyr hører til i denne gruppen, inkludert oss selv.
En iyileri kendiliğinden kutlu hayvanların şeklini almıştır.Problemet er at de også fanger snille dyr.
İnsanlarda bu hastalığın önlenmesi, hayvanların bu hastalığa karşı aşılanmasıyla sağlanmaktadır.Dette gjelder spesielt hos menn siden kvinner blir vaksinert mot denne sykdommen.
Hayvanların özgür bırakılarak doğaya salınması.Det er planlagt utsetting av dyr i naturen.
Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır.Det er derfor det dyreste kjøttet.
Hayvanların ağası, onların efendisi olarak görülür.Dyreskikkelsen kan spille på guddommenes egenskaper.
Tembel hayvanlar, günde 15 ila 18 saat uyuyarak en çok uyuyan hayvanların başında gelirler.4,5 timers søvn per natt er forbundet med svært liten økning i dødeligheten.
Kom, hayvanların barındığı yer anlamına gelir.Det betyr inngjerdet mark for dyrene.
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Således ble mennesker, dyr og planter forstått som andeler av et enkeltstående helhet.
Bu hayvanların cinsiyetlerini ayırt etmek zordur.Det er vanskelig å se forskjell på kjønnene.