Koruma grupları bir araya gelirler ve neredeyse yok olmuş bu hayvanı nasıl çoğaltacaklarını düşünürler.Un gruppo di conservazionisti unisce gli sforzi e cerca un modo per allevare un animale che è quasi estinto.
Koruma grupları bir araya gelirler ve neredeyse yok olmuş bu hayvanı nasıl çoğaltacaklarını düşünürler.Група учени се събират и се опитват да открият как да възкресят този вид.
Koruma grupları bir araya gelirler ve neredeyse yok olmuş bu hayvanı nasıl çoğaltacaklarını düşünürler.קבוצה לשימור הטבע מתכנסת, מנסה למצוא דרך לגדל בעל-חיים שכמעט נכחד.
Koruma grupları bir araya gelirler ve neredeyse yok olmuş bu hayvanı nasıl çoğaltacaklarını düşünürler.فريق المحافظه علي التنوع يأتي معاً، يحاول معرفة كيفية تربية حيوان قارب الإنقراض تقريباً.
Koruma grupları bir araya gelirler ve neredeyse yok olmuş bu hayvanı nasıl çoğaltacaklarını düşünürler.動物を繁殖させようと 知恵を絞っています 自然には繁殖させられないので
Küçük tarla hayvanınız mı var?A ty masz?
Küçük tarla hayvanınız mı var?Avete un piccolo animale da fattoria?
Küçük tarla hayvanınız mı var?Avez-vous un petit animal de ferme?
Küçük tarla hayvanınız mı var?Hast du ein kleines Schlachttier?
Küçük tarla hayvanınız mı var?Heeft u een klein boerderijdier?
Küçük tarla hayvanınız mı var?¿Tienes una animalito de granja?
Küçük tarla hayvanınız mı var?Имаш ли малко животно от фермата?
Küçük tarla hayvanınız mı var?У вас есть маленькое животное?
Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.인류도 동물에 속하기 때문이죠
Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.היות שאנחנו חיות, אנחנו תת-קבוצה של זה.
Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.وبما أنّنا حيوانات، فإنّنا نُعتبْر فرعاً من هذا.
Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.ここで 人間の能力が向上したらどうなるか 考えてみましょう
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Älkää myöskään, missä asuttekin, syökö mitään verta, ei lintujen eikä karjaeläinten.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Ani nebudete jesť nijakej krvi nikde vo svojich bydliskách, už či je to krv vtáka a či krv hoväda.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.E nenhum sangue comereis, quer de aves, quer de gado, em qualquer das vossas habitações.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.E non mangerete affatto sangue, né di uccelli né di animali domestici, dovunque abitiate
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.És semmi vért se egyetek meg bármely lakhelyeteken: se madárnak, se baromnak vérét.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Ihr sollt auch kein Blut essen, weder vom Vieh noch von Vögeln, überall, wo ihr wohnt.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.In nobene krvi ne uživajte, ne od ptic, ne od živine, po vseh prebivališčih svojih.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.너희의 사는 모든 곳에서 무슨 피든지 새나 짐승의 피를 먹지 말라
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Nergens in uw land mag bloed van vogels of dieren worden gegeten.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Och intet blod skolen I förtära varken av fåglar eller av boskap, var I än ären bosatta.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Og blod skal I ikke ete, hverken av fugl eller fe, hvor I så bor.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Og I må heller ikke nyde noget som helst Blod af Fugle eller Kvæg, hvor I end opholder eder;
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Orang Israel, di mana pun ia tinggal, tak boleh makan darah burung atau darah binatang lainnya
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Să nu mîncaţi sînge, nici de pasăre, nici de vită, în toate locurile în cari veţi locui.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Tampoco comeréis sangre, ni de aves ni de fieras, en ningún lugar en que habitéis
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Tolikéž krve žádné jísti nebudete ve všech příbytcích svých, buď z ptactva, buď z hovada.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Trong nơi nào các ngươi ở chẳng nên ăn huyết , hoặc của loài chim hay_là của loài súc_vật .
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Trong nơi nào các ngươi ở chẳng nên ăn huyết, hoặc của loài chim hay là của loài súc vật.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Vous ne mangerez point de sang, ni d`oiseau, ni de bétail, dans tous les lieux où vous habiterez.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.Παρομοιως δεν θελετε τρωγει ουδεν αιμα, ειτε πτηνου ειτε ζωου εν ουδεμια εκ των κατοικιων σας.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.И в никое от жилищата си да не ядете никаква кръв, било от птица или от животно.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.и никакой крови не ешьте во всех жилищах ваших ни из птиц, ни из скота;
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.וכל דם לא תאכלו בכל מושבתיכם לעוף ולבהמה׃
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.وكل دم لا تأكلوا في جميع مساكنكم من الطير ومن البهائم.
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.在 你 們 一 切 的 住 處 、 無 論 是 雀 鳥 的 血 、 是 野 獸 的 血 、 你 們 都 不 可 喫
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz.在 你 們一切 的 住處 、 無論 是 雀鳥 的 血 、 是 野獸 的 血 、 你 們 都 不可喫
Neredeyse her çocuk, birlikte kurdukları hayvanın gerçek olabileceğine inanmaya başlıyor.Casi todos los niños empezaron a creer que el animal que ellos ayudaron crear Podría ser real.
Neredeyse her çocuk, birlikte kurdukları hayvanın gerçek olabileceğine inanmaya başlıyor.Fast jedes Kind fängt an zu glauben, dass das Tier, das sie ausgedacht haben, vielleicht wahr sein könne.
Neredeyse her çocuk, birlikte kurdukları hayvanın gerçek olabileceğine inanmaya başlıyor.Quasi tutti i bambini cominciano a credere che l'animale che hanno aiutato a creare possa essere reale
Neredeyse her çocuk, birlikte kurdukları hayvanın gerçek olabileceğine inanmaya başlıyor.Σχεδόν κάθε παιδί αρχίζει να πιστεύει ότι το ζώο που συνέβαλε στη δημιουργία μπορει να είναι πραγματικο
Neredeyse her çocuk, birlikte kurdukları hayvanın gerçek olabileceğine inanmaya başlıyor.Почти всяко дете започва да вярва, че животното, което са измислили, може да е истинско.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Él fue quien dijo que la vida en estado natural era: "solitaria, pobre, sucia, brutal y breve".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Er war derjenige der sagte dass Leben im Status der Natur "einzeln, arm, fies, vertiert und kurz sei".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Foi ele quem disse que a vida num estado de natureza era "solitária, pobre, sórdida, embrutecida e curta".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Fu lui a dire che la vita in uno stato di natura era solitaria, povera, squallida, brutale, e breve.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Hij beweerde dat het leven in natuurlijke staat "solitair, arm, gemeen, bruut en kort" was.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi."외롭고 빈곤하며 불결하고 야만적이며 단명"일 뿐이라 말한 사람입니다.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ő volt az, aki azt mondta, hogy az élet a természet ölén "társtalan, szegényes, piszkos, durva és rövid" volt.
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on povedal, že život vo svojej podstate je "osamelý, chudobný, škaredý, surový a krátky".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.To on powiedział że życie w naturalnym otoczeniu jest "samotne, nędzne, nieznośne, brutalne i krótkie".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Ήταν εκείνος που είπε ότι η ζωή σε μία φυσική κατάσταση ήταν "μοναχική, φτωχή, άσχημη, σκληρή και σύντομη".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Именно он сказал, что в догосударственный период жизнь была "одинокой, бедной, грязной, жестокой и короткой".
O, doğal haldeki yaşamın "yalnız, zavallı, nahoş, hayvani ve kısa" olduğunu söyleyen biriydi.Це він сказав, що життя в умовах природи було "усамітненим, бідним, огидним, жорстоким і коротким".