Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.Imam yang mempersembahkan kurban itu harus memakannya di tempat yang khusus, yaitu di pelataran Kemah TUHAN
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.Kněz obětující tu obět za hřích budeť jísti ji; na místě svatém jedena bude v síni stánku úmluvy.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.죄를 위하여 제사드리는 제사장이 그것을 먹되 곧 회막 뜰 거룩 한 곳에서 먹을 것이며
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.O sacerdote que a oferecer pelo pecado a comerá; comê-la-á em lugar santo, no átrio da tenda da revelação.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.Pappi, joka syntiuhrin uhraa, syököön sen; pyhässä paikassa se syötäköön, ilmestysmajan esipihalla.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.Także żadnej krwi jeść nie będziecie we wszystkich mieszkaniach waszych, tak z ptaków, jako i z bydląt.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.Свещеникът, който го принася за грях, да го яде; на свето място да се яде, в двора на шатъра за срещане.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.הכהן המחטא אתה יאכלנה במקום קדש תאכל בחצר אהל מועד׃
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.الكاهن الذي يعملها للخطية ياكلها. في مكان مقدس تؤكل. في دار خيمة الاجتماع.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.為 贖 罪 獻 這 祭 的 祭 司 要 喫 、 要 在 聖 處 、 就 是 在 會 幕 的 院 子 裡 喫
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.為贖 罪獻這 祭 的 祭司 要 喫 、 要 在 聖處 、 就是 在 會幕 的 院子 裡喫
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.Có đường bay màu đỏ.
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.Czerwona linia trajektorii szybowania.
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.In rot ist eine Flugbahn eingezeichnet.
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.빨간색 궤도선이 있습니다.
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.Voici la trajectoire en rouge.
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.של חיה הדואה כלפי מטה - המסלול מסומן בקו אדום.
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.لحيوان يحلق نزولا -- هناك خط المسار بالأحمر
Hayvanı, şurada gördüğünüz kırmızı çizgi boyunda havada süzülürken gösteriyor.ヤモリは最後に見えます
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz. Acı çekme kabiliyeti ya da yalnızlık.Nie możemy zaprzeczyć, że każde z nich ma uczucia i zdolność odczuwania bólu i samotności.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Chúng ta không thể phủ nhận mỗi con vật đều có cảm xúc..
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.E non possiamo negare di comprendere i sentimenti di ognuno di questi esemplari.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Kita tidak bisa mengingkari perasaan yang dimiliki binatang.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.우리가 각각의 동물이 지닌 감정들을, 이해한다는 것을 부정할 수는 없습니다.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Nem tagadhatjuk, értjük, hogy minden állat érez.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Nemůžeme popřít, že rozumíme pocitům těchto živočichů.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Nous ne pouvons nier la compréhension des sentiments qu'a chaque animal.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Nu putem nega că înţelegem că animalele au sentimente.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Vi kan inte förneka att vi förstår känslorna som de djuren har.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.We kunnen niet ons begrip ontkennen van de gevoelens die ieder dier heeft.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Ми не можемо заперечувати наявність відчуттів у кожної тварини.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Нельзя отрицать: каждому животному не чужды чувства.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.Не можем да отрчем,че разбираме чувствата,които изпитва всяко животно.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.איננו יכולים להתכחש לכך שאנו מבינים את הרגשות שיש לכל בעל-חיים.
Her hayvanın duygulara sahip olduğunu inkâr edemeyiz.動物の痛みや孤独 恐怖に 耐える力に気づくはずです
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.És mindenki tudja, hogy ezek az állatok rokonságban állnak.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.E todos sabem que estes três animais são aparentados.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Et tout le monde sait que ces trois animaux sont apparentés.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.E tutti sanno che questi tre animali sono imparentati.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Iedereen weet dat deze drie dieren verwant zijn.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Každý vie, že tieto tri zvieratá sú príbuzné.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Každý ví, že tato 3 zvířata jsou spřízněná.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.그리고 모두가 이 세 공룡이 관련이 있다는 것을 압니다.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Och alla vet att dessa tre djur är besläktade.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Şi toată lumea ştie că aceste trei animale sunt înrudite.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Todo el mundo sabe que estos tres están emparentados.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Und jeder weiß, dass diese drei Tiere verwandt sind.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Và mọi người đều biết rằng 3 loài này có liên quan tới nhau.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Wszyscy wiedzą, że te trzy zwierzęta są spokrewnione.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.Всеки знае, че тези три вида са свързани.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.И все знают, что эти трое — родственники.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.וכולם יודעים ששלושת בעלי החיים האלה קשורים אחד לשני.
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.والجميع يعلم ان تلك الحيوانات الثلاثة بينها قرابة
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.同じ系統に属しています これらは
Her şeyi tarayıcıya sokabiliriz, her tür hayvanı.이런 것들을 스캔 할 수 있습니다. 모든 동물들을요.
Her şeyi tarayıcıya sokabiliriz, her tür hayvanı.Możemy przeskanować różne rzeczy, różne rodzaje zwierząt.
Her şeyi tarayıcıya sokabiliriz, her tür hayvanı.Nosotros podemos escanear todo tipo de cosas, todo tipo de animales.
Her şeyi tarayıcıya sokabiliriz, her tür hayvanı.Nous pouvons scanner toutes sortes de choses, toutes sortes d'animaux.
Her şeyi tarayıcıya sokabiliriz, her tür hayvanı.Possiamo scansionare ogni tipo di cosa, ogni tipo di animale.
Her şeyi tarayıcıya sokabiliriz, her tür hayvanı.Scanăm tot felul de lucruri, tot felul de animale.