Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Qu'est-ce qui vous fait dire que ce n'est pas aussi un sport pour l'animal
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Waarom denk je dat ... het is niet alleen zo veel sport voor het dier als voor de man?
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Wie kommen Sie zu der Annahme... ...dass es für das Tier nicht ebenso ein Sport ist wie für den Menschen?
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Zakaj misliš ... to ni prav toliko šport za živali kot za človeka?
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?Какво те кара да мислиш ... това не е просто колкото се може повече спорт за животното, както е за човек?
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Así que imaginen que el animal está caminando hacia el mar.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Dus stel je voor dat het dier naar de zee loopt.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Então, imaginem que o animal se encaminha para o mar.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Immaginate quindi che l'animale stia camminando verso il mare.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Jadi bayangkan jika binatang ini berjalan menuju ke laut.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Képzeljük el hát, hogy az állat a tenger felé sétál.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.바닷물 쪽으로 걸어가는 동물을 상상해보세요.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Să ne imaginăm că animalul se îndreaptă spre mare.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Stellen Sie sich vor, dass sich das Tier dem Meer nähert.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün. Suya değer değmez bir çeşit hava akımı sesi duymalısınız.Si l'animal marche vers la mer, aussitôt qu'il touche l'eau... on devrait entendre l'air...
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Takže si predstavte, že zviera kráča k moru.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Tudíž si představte, že zvíře kráčí směrem do moře.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Vậy hãy tưởng tượng rằng con vật này đi hướng về phía biển.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Wyobraźcie sobie, że zwierzę zmierza w kierunku morza.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Φανταστείτε λοιπόν ότι το ζώο περπατάει προς τη θάλασσα.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Представьте, что это животное идёт по направлению к воде.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.Така че си представете, че животното се движи към морето.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.אז דמיינו שהחיה הולכת לכיוון הים.
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.فتخيلوا أن الحيوان يمشي نحو البحر
Hayvanın denize doğru yürüdüğünü düşünün.水に触れた途端、空気が漏れているような音が聞こえるはずです
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.A vezmouce krve, pomaží obou veřejí a nade dveřmi u domů, v nichž jej jísti budou.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.És vegyenek a vérbõl, és azokban a házakban, a hol azt megeszik, hintsenek a két ajtófélre és a szemöldökfára.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Het bloed van de dieren moeten ze strijken aan de posten van de voordeur van het huis waar zij eten.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Họ sẽ lấy huyết đem bôi trên hai cây cột và mày cửa của nhà nào ăn thịt chiên con đó .
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Họ sẽ lấy huyết đem bôi trên hai cây cột và mày cửa của nhà nào ăn thịt chiên con đó.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.In vzamejo naj krvi in pomažejo ž njo oba podboja in naddurje pri hišah, v katerih ga bodo jedli.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.I wezmą ze krwi jego, i pokropią obydwa podwoje i nadprożnik u domu; w którym go będą spożywać.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.그 피로 양을 먹을 집 문 좌우 설주와 인방에 바르고
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Och man skall taga av blodet och stryka på båda dörrposterna och på övre dörrträet i husen där man äter det.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Og de skal ta av blodet og stryke på begge dørstolpene og på det øverste dørtre på de hus hvor de eter det.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Potom vezmú z jeho krvi a dajú na obe strany podvojí aj na vrchný prah na domoch, v ktorých ho budú jesť.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Să ia din sîngele lui, şi să ungă amîndoi stîlpii uşii şi pragul de sus al caselor unde îl vor mînca.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.Tomarão do sangue, e pô-lo-ão em ambos os umbrais e na verga da porta, nas casas em que o comerem.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.и пусть возьмут от крови его и помажут на обоих косяках и на перекладине дверей в домах, где будут есть его;
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.После нека вземат от кръвта и турят на двата стълба и на горния праг на вратата на къщите, гдето ще го ядат.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.ולקחו מן הדם ונתנו על שתי המזוזת ועל המשקוף על הבתים אשר יאכלו אתו בהם׃
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.ويأخذون من الدم ويجعلونه على القائمتين والعتبة العليا في البيوت التي يأكلونه فيها.
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.各 家 要 取 點 血 、 塗 在 喫 羊 羔 的 房 屋 左 右 的 門 框 上 、 和 門 楣 上
Hayvanın kanını alıp, etin yeneceği evin yan ve üst kapı sövelerine sürecekler.各 家 要 取點血 、 塗 在 喫 羊羔 的 房屋 左右 的 門框 上 、 和門 楣上
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Am putea să reducem oferta către nivele fără precedent de joase fără a ucide animalul.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Chúng ta nên giảm nguồn cung tới mức thấp chưa bao giờ có mà không giết chết con vật.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Debemos reducir la oferta a niveles sin precedentes sin matar al animal.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Dobbiamo ridurre l'offerta a livelli così bassi come mai prima, e senza uccidere l'animale.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.산소 소요량을 전례없는 수준으로 내릴 수 있다는 것이지요.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Nous devons baisser l'offre à des niveaux sans précédent sans pour autant tuer l'animal.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.We kunnen zo het aanbod verlagen naar onverwacht lage niveaus zonder het dier te doden.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Мы должны понизить предложение до беспрецендентно низкого уровня без ущерба жизни животного.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.Трябва да понижим предлагането до безпрецедентно ниски нива, без да убиваме животното.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.עלינו להקטין את ההיצע לרמות חסרות תקדים מבלי להרוג את החיה.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.يجب علينا أن نقلل العرض إلى مستويات منخفضة غير مسبوقة دون أن نقتل الحيوان.
Hayvanı öldürmeden oksijen seviyesini şimdiye kadar hiç olmayacak seviyelere indirmeyi başardık.低水準に下げることができるはずです そして国防高等研究計画局から得た資金で
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.6:19 Der Priester, der das Sündopfer tut, soll's essen an heiliger Stätte, im Vorhof der Hütte des Stifts.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.A mely pap megáldozza azt a bûnért, az egye meg azt, szent helyen egye meg, a gyülekezet sátorának pitvarában.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.De priester die deze offerdienst uitvoert, zal het vlees van het offer in de voorhof van de tabernakel eten.
Hayvanı sunan kâhin onu kutsal bir yerde, Buluşma Çadırının giriş bölümünde yiyecek.Duhovnik, ki jo daruje za greh, jo bo jedel; na svetem kraju naj se zaužije, na dvorišču shodnega šatora.