hayvan ile cümle

hayvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonucunda, bu hayvanın varoluşa gelmesini gördüğümüz bir grafik tasarım ortaya çıktı.And what I ended up with was a graphic representation of us seeing this animal coming into being.
Ve son olarak da iki büyük hayvan ve domuz deneyleri yaptık.And eventually we got two large animals, and pig studies.
Bize başka hiçbir hayvanın yapamayacağı şekilde, planlama ve sonuçlar çıkarma olanağı tanıyor.It allows us to learn and plan and reason in ways that no other species of animal can.
Onlar biz hayvanlardan nefret ediyorlar.They hate we animals.
Nautilus, hayvanların varoluşlarından beri—500 milyon yıldır—bu gezegende bulunmaktadırlar.It's been on this planet since the animals first started -- 500 million years.
Ve işte bu nedenle öğrenme yoluyla hayvanlar zeki olurlar ... insanlar da öyle.And this is the way animals become intelligent or humans become intelligent by learning.
Ormandaki hayvan, varlığını sürdürmek için öldürünce ona vahşi diyoruz.The beast of the jungle killing just for his existence is called savage.
Hayvanın da tıpkı insan gibi spor olsun diye avlanmadığını nereden çıkarıyorsun?What makes you think... it isn't just as much sport for the animal as it is for the man?
Şu resimdeki hayvan örneğin.Take that fellow right there, for instance.
Yanılmıyorsam, bu bay Robert Rainsford... ...büyük av hayvanlarını cesurca avlayan kişi.If I am not mistaken, this is Mr. Robert Rainsford... who hunts big game so adventurously.
Size kaç hayvan öldürdüğümü söylememe imkan yok.It would be impossible for me to tell you how many animals I have killed.
İhtiyaç duyduğum şey yeni bir silah değil... ...yeni bir hayvandı.What I needed was not a new weapon... but a new animal.
- Yeni bir hayvan mı?- A new animal?
Burada, adamda... ...hayvanların en tehlikelisini avlıyorum.Here on my island... I hunt the most dangerous game.
'Hayvanların en tehlikelisi' mi?"The most dangerous game"?
Demek en tehlikeli hayvan dediğin buydu.So that's your most dangerous game.
Bir hayvan gibi avladın onu.You hunted him like an animal.
Dişi hayvan öldürülmez.One does not kill a female animal.
Köşeye sıkıştırdığım hayvanlar... Şimdi ne hissettiklerini anlıyorum.Those animals I cornered... now I know how they felt.
Şimdi, insan denen hayvanın tarihindeki en önemli geleneklerden birini görüyoruz.We are seeing now one of the most remarkable traditions in the history of the human animal.
Yolda hayvan ölüsü toplayanlar -- yemin ediyorum -- ıslık çalıyorlar çalışırken.Roadkill picker-uppers whistle while they work. I swear to God --
En basit canlılardan biri olan terliksi hayvan bile yapar bunu.Even a simple organism like the paramecium does this.
Terliksi hayvanın aksine, insanların çok fazla seçeneği vardır.Unlike a paramecium, humans have more choice.
Ama siz hiç doğada üç ayaklı bir hayvan gördünüz mü?But have you seen anything in nature, an animal that has three legs?
"8. Dişi hayvanlar sandığınızdan daha çok zevk alıyor." Evet.(Laughter)
Ve beni CAFOS olarak adledilen tutsak hayvanları besleme işlemleri üzerine konuşturmayın bile.And don't even get me started on the Confined Animal Feeding Operations called CAFOS.
Aa, burada da küçük bir tembel hayvan varmış!Oh, look, there is a little sloth.
2002 de bu merkezlerde 45 bin hayvan olan bunlardan 37 bini kuşlar toplandı.In 2002, these centers received 45,000 animals, of which 37,000 were birds.
Bu hayvanları incelerken, onların hiper-uyum sağladıklarını keşfettim.And as I started looking at them, I was finding that they had hyper-adapted.
Ve işte burada kargalar ve diğer hayvanlar arasındaki farkı görüyoruz.And this is where we see the difference between crows and other animals.
Bu sıralarda hayvanlarla ilgili araştırmalar saldırganlığa ve rakabete odaklanmıştı.And at that time the focus in a lot of animal research was on aggression and competition.
Kurtlar aslında oldukça işbirlikçi hayvanlar.The wolf is, after all, a very cooperative animal.
Böylece bu meselelerle ilgilenmeye ve diğer hayvanlarda bunun üzerinde çalışmaya başladım.So I started getting interested in those issues and studying that in other animals.
Bu, bunu başaramayacak birçok hayvana göre büyük bir gelişme.It's already a big advance over many other animals who wouldn't be able to do that.
Primatların ve diğer hayvanların iyiliklerin karşılığını verdiğine dair pek çok kanıtımız var.There's actually a lot of evidence in primates and other animals that they return favors.
Bu empatinin vücut kanalı, birçok hayvan buna sahip.And that's sort of the body channel of emotional empathy, which many animals have.
Bir kez daha, bu hayvanlar bir grupta yaşıyorlar, birbirlerini tanıyorlar.Again, these animals, live in a group, they know each other.
Hayvan sesini andýrýyor.Reminds one of a zoo.
Neden bir hayvanat bahçesinde buluşmak istediğini merak ediyordum.I was wondering why you asked to meet at a zoo.
Bir tahliye veya kurtarma anında evcil hayvanınızı geride bıraktığınızı düşünün.Imagine leaving behind your own pet in an evacuation or a rescue.
Hani dinazorları geri getirir ve onlardan bir hayvanat bahçesi kurarsınYou know, bring back dinosaurs and make a theme park out of them.
Hayvan kanını bir pet şişeye doldurdum,I filled animal blood in a football bottle,
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.You know, animals have sex.
Bu hayvansa protein ihtiyacı devam edecektir.That need for animal protein is going to continue.
Ve çiftlik hayvanlarını da yeniden incelememiz gerekir.And we also need to re-examine livestock.
Aman tanrım, bu hayvan mükemmel.JUDGE: My God, this animal is magnificent.
Rengini ve desenini çevresiyle eşleşecek şekilde değiştirebilen inanılmaz bir hayvan.Just an amazing animal, it can change color and texture to match the surroundings.
"Ve sen de kim oluyormuşsun, hayvan kız?""And who might you be, animal girl?"
Binlerce hayvan kesen bazı şirketler var.VOlCES:
Dünyanın ikinci büyük balığı. Ama planktonla beslenen zararsız hayvanlar.They're also harmless plankton-feeding animals.
Hayvanların etini aynı zamanda gübre olarak kullanır, yüzgeçlerini de keserlerdi.They also used the flesh as well, for fertilizer and also would fin the sharks.
"Liabhan mor" ise büyük hayvan demek."Liabhán mór," suggesting a big animal.
Avrupa'da bu hayvanların yakalanmasını önlemeye yönelik girişimler de var.There's movements in Europe to try and stop catching them.
Bu hayvanlar üzerine çalışmalar yapmak ve onlara ulaşmak için de müthiş bir fırsat.It gives us a fantastic opportunity to study them, to get access to them.
Bize hayvan gibi davranýyorlar.Schmidt ...! É um excelente capataz! Conhece bem a fábrica...
Kýţ geldiđinde birçok akýllý genç hayvan... sergideki bu meţe palamutlarý gibidir.Por que não briga, para que pensem como você? Aguentamos muitas coisas...
Vahţi hayvanlarýn etinden bir lokma almak istemiţ.Desce, padre de merda! Nós vamos te enforcar!
En azından, ikisi de aynı hayvan.It's the same animal, at least.
Yeni bitkiler,yeni hayvanlar yani yeni bir yaşam adaların kendisi tarafından yaratılıyorduNew plants, new animals, new life was being made by the islands themselves
Bu kadar ağır hareket eden ve bu kadar uzun yaşayan bu hayvanlar dahi değişiyorEven these animals that move so slow, and live so long are changing

İlgili Sayfalar