hayvan ile cümle

hayvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yani birçok yönden, Romo, kendi de bir beyne sahip bir evcil hayvana benziyor.So in a lot of ways, Romo is like a pet that has a mind of his own.
Ve cinsel davranışları yüzünden, pek fazla hayvanat bahçesinde de yoklar.And they're not in too many zoos, because of their sexual behavior.
Şimdi, sert hayvan postunu kesebilir.He can now cut through tough animal hide.
Soyut formların iç içe geçtiğini görüyoruz. Bazı hayvan figürleri de var.We have typical interlacing of abstract forms; also the introduction of animals.
Olağanüstü kuşlar, hayvanlarla yaşadım.I lived with incredible birds, incredible animals,
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Washing, clothes, wastewater, nutrition, crowding, animals, dust, temperature, injury]
Burada, onlara hayvan muamelesi yapıldığını ücret almadan bütün gün çalıştıklarını görebilirsiniz.As you can see right here they were treated like animals they worked all day long for no pay
Siz hayvan değilsiniz!You are not cattle!
Biz hayvanlardan çok da farklı değiliz.Homosexuality is observed especially between intelligent species, for example, between monkeys.
Mesela, maymunlar arasında. Ama hayvanlar arasında herhangi bir homofobik davranışa rastlanmamıştır.There was no homophobic behaviour found among animals.
Biz insanlar ve hayvanlar neden bir beyine sahibiz?And that is, why do we and other animals have brains?
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Rudimentary animal, has a nervous system, swims around in the ocean in its juvenile life.
İşte, okyanustaki hayvanlar için başka bir elektrik kaynağı.Again, another plug for the animals in the ocean,
Hayvanları çitle çevirirseniz içerisini elektrikle döşersiniz.You fence in animals. You electrify the inside.
Mezapotamya kulturu:tarimi kesfettigimiz Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.The Mesopotamian culture: we invent agriculture, we domesticate animals and plants.
Amerika'da tüketilen tüm antibiyotiklerin %70'i hayvancılıkta kullanılıyor.Seventy percent of all antibiotics consumed in America is consumed in animal husbandry.
Ailenin ekonomisi ve geçimleri bu hayvanlara bağlı.And the economy of the family and their livelihood depended on those animals.
Ve bu arazide 70 yıldır hiç çiftlik hayvanı yoktu.And there'd been no livestock on this land for over 70 years.
Şimdi tekrar, değişime bir bakın yine doğanın taklidi için çiftlik hayvanlarını kullanılması.And again, watch the change just using livestock to mimic nature.
Arazinin yüzde doksan beşinde insan beslenmesi için yanlızca hayvancılık yapılabiliyor.Ninety-five percent of that land can only feed people from animals.
Bu hayvan, yuvarlaklığı veya haddeleme adlandırılır; içinde içinHVAL. This animal is named from roundness or rolling; for in
Balinanın kuşkusuz yaratılmasında en büyük hayvandır. "The whale is doubtless the largest animal in creation."
"Balina, arka ayakları olmayan bir memeli hayvandır.""The whale is a mammiferous animal without hind feet."
Bu nedenle insanlar hayvan tüketimine yönelmeye başlıyor.So humans are turning more towards animal consumption.
Gece dışarı çıkarsanız feneri açarsınız ve hayvanlar parlayıverirler.So, if you go out at night, you shine a flashlight, the animals are bright.
Sportmenlikten nasibini almamışlardan biriyseniz eğer, hayvanı vurur ve evinize götürürsünüz.And then, if you're one of these unsporting characters, you shoot the animals and take them home.
Hayvanat bahçesindeydi, hayvanat bahçesi, hayvanat bahçesi!It was at the zoo, zoo, zoo!
Ama tekrar hayvanat bahçesine değil!But not to the zoo again!
- Hayvanat bahçesindeler.- At the zoo.
- Çocuklarımı almak için hayvanat bahçesine!- To the zoo to get my children!
Hayvanat bahçesindeydim ve birkaç kızarkadaşa rastladım.We were at the zoo, and I met some girlfriends.
Oh! - ve çocukların hayvanat bahçesine gitmeye bayılması. ve üstün bir koku duyunun olması.Oh! - And that your children love to go to the zoo. And that you have a superb sense of smell.
Kaptan bir hayvan gibi bağırdı.The captain screamed like an animal.
Hayvanların çoğu okyanuslarda.Most of the animals are in the oceans.
Bu, kolonici bir hayvan.It's a colonial animal.
Bunların hepsi birbirine yapışmış ve bir yaratık haline gelmiş tek tek hayvanlar.These are all individual animals banding together to make this one creature.
Hayvanları ağla yakalamıyorlar.They don't catch them in a net.
Pek çok farklı hayvanın yaşam alanı olduğunu göreceksiniz.In it, you'll see that it's a habitat for a lot of different animals.
Etrafta sürünen daha küçük hayvanlar var.There are smaller animals crawling around.
Hayvanlar her yerde - muhtemelen biz buradan geliyoruz.And animals are thriving -- and we probably came from here.
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.The biologists right now cannot explain why these animals are so active.
Yine de, bu hayvanlar yaklaşık bir yılda yeniden büyüyor.Despite that, these animals grow back in about a year's time.
Virüslerin çoğunluğu hayvanlardan geçiyor.The vast majority of viruses come from animals.
Hem insanlarda hem hayvanlarda olan hastalıklara baktık.We look at the diseases, which are in the animals as well as the humans.
Onların yardımını alacağız -- ki bunu yaptık -- hayvanlardan numune almak için.We would actually enlist them -- which we've done now -- to collect specimens from animals.
Çalı-eti arıyorlar -- ailelerini doyurabilmek için öldürecekleri orman hayvanları.They're searching for bush meat; forest animals they can kill to feed their families.
Hayvanlar ortadan kayboldular.The animals are simply gone.
Bir grup avcı yaklaşıyor. Çantalarında bir sürü yabani hayvan var.A group of hunters approach, their packs loaded with wild game.
Nathan Wolfe: Bu tür, evet. Bu hayvanlarda hastalığa neden olan birçok şey var.And there's many many more pathogens that are present in these animals.
Avcılar hayvanları öldürürken şaşırtıcı bir şey oldu.As the hunters display their kills, something surprising happens.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.They show us filter paper they've used to collect the animals' blood.
Bu kan buradaki hayvana ait,So this is from this animal right here,
Bunu her çeşit vahşi hayvan olarak düşünebilirsiniz.OK? And you can consider all sorts of different bush meat.
Aynı zamanda canlı hayvan pazarları-- bu açık pazarlar ki SARS virüsününIt's also working in live animal markets -- these wet markets -- which is exactly the place where
Bir salyangozu evcil hayvanı olarak almayı deneyinTry having a snail as a pet.
Hayvan kazanmak için uygun değildir.The animal is not intended to win.
"Hiç şüphe yok ki zaman, hayvan, efendim ayırımcılık öğreneceksiniz."No doubt in time the animal will learn to discriminate, sir.
"Hayvan efendim, artık burada."The animal is no longer here, sir.
Bizler, pişmiş yiyecekler yiyen hayvanlarız.We are the animals who eat cooked food.
Daha da doğrusu -- yaşamı pişmiş besinlere bağlı hayvanlarız.Better -- to live of cooked food.

İlgili Sayfalar