Ana içeriğe geç
Sözlük

hayret ile cümle

hayret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Os pais recentes ficam perplexos com a rapidez da aprendizagem.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Proaspeţii părinţi sunt adesea uluiţi de rapiditatea cu care învaţă micuţii.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Tempo nauki zaskakuje rodziców.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Οι νέοι γονείς ξαφνιάζονται από την ταχύτητα αυτής της μάθησης.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Младите родители се удивяват от бързината на това учене.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Молодые родители изумляются смышлёности новорождённых.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.Новоспечені батьки вражені тим, як швидко немовля вчиться.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.הורים חדשים נדהמים מהמהירות של למידה זו.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.يشده الوالدين الجدد من سرعة هذا التعلم.
Çocuklarının bu öğrenme hızları ebeveynleri hayrete düşürür.親が子ども達の能力に 感心したり 喜んだりするのは当然です
Daniels basketbolun kırsal halkın hemen hemen tümü tarafından basketbol oynanmasına hayret ettiğini söyledi:Daniels dijo que estaba fascinado por ver como casi todos juegan básquetbol en las comunidades rurales:
Daniels basketbolun kırsal halkın hemen hemen tümü tarafından basketbol oynanmasına hayret ettiğini söyledi:Daniels raconte sa surprise de voir que presque tout le monde joue au basket dans les communautés rurales :
Daniels basketbolun kırsal halkın hemen hemen tümü tarafından basketbol oynanmasına hayret ettiğini söyledi:Дэниелс сказал, что он был поражён, увидев, что в баскетбол играют почти все в сельских общинах:
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..A figyelem ereje feltehetőleg nem fog különösebb meglepetést okozni a teremben ülő szülők számára.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..De kracht van aandacht zal waarschijnlijk geen verrassing zijn voor de ouders hier.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Die Kraft der Aufmerksamkeit ist wahrscheinlich nicht überraschend für die Eltern hier im Raum.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..El poder de la atención no es, probablemente, ninguna sorpresa para los padres aquí presentes.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Il potere dell'attenzione probabilmente non è una sorpresa per chi, tra i presenti, è genitore.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Kekuatan dari perhatian mungkin bukanlah sebuah kejutan bagi para orang tua di ruangan ini.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..모든 부모들은 관심을 보여준다는 것이 얼마나 큰 힘을 가지고 있는지 잘 알지요.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Le pouvoir de l'attention ne surprendra sans doute pas les parents ici présents.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..O poder da atenção provavelmente não constitui surpresa para os pais aqui na sala.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Potęga uwagi prawdopodobnie nie będzie zaskoczeniem dla rodziców na sali.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Puterea atenţiei nu vine ca o supriză probabil pentru părinţii din sală.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Síla pozornosti je něco, co určitě nepřekvapí zde přítomné rodiče.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Sức mạnh của sự quan tâm có lẽ không là điều ngạc nhiên với những bậc cha mẹ trong phòng này.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Η δύναμη της προσοχής πιθανότατα δεν θα προκαλέσει μεγάλη έκπληξη στους γονείς σ' αυτή την αίθουσα.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Важность внимания наверняка не будет сюрпризом для родителей в этом зале.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Силата на вниманието вероятно няма да е изненадваща за родителите в стаята.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..Сила уваги напевне не здивує батьків у цій кімнаті.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..כוחה של תשומת הלב ככל הנראה לא תבוא כהפתעה לכל ההורים היושבים באולם.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..قوة الانتباه من المحتمل ان يكون مفاجئا للوالدين في الغرفة.
Dikkatin gücü muhtemelen odada bulunan anne-babaları hayrete düşürmeyecektir..お子さんがいる方であれば 当たり前と思われるでしょう 子どもが駄々をこねたとき
Dünyanın bu hayret verici görüntüsünü gösterdim.이 아름다운 지구의 사진을 보여주며 이렇게 말했습니다.
Dünyanın bu hayret verici görüntüsünü gösterdim. Ve dedim ki, "İşte!Näytin tämän mykistävän kuvan Maasta ja totesin:
Dünyanın bu hayret verici görüntüsünü gösterdim. Ve dedim ki, "İşte!Pokazałam ten niezwykły obraz Ziemi i powiedziałam:
Dünyanın bu hayret verici görüntüsünü gösterdim.והראתי את התמונה המדהימה הזו של כדור הארץ
Dünyanın bu hayret verici görüntüsünü gösterdim.وعرضت صورة الأرض المذهلة
Dünyanın bu hayret verici görüntüsünü gösterdim.「これが世界銀行です!」
Ekvator'un kuzeydoğusundaki Waorani halkı, ilk kez 1958 yılında irtibat kurulan hayret verici bir halk.에콰도르 북동부의 와오라니족입니다. 1958년에 평화롭게 첫 접촉을 한 놀라운 부족입니다.
Ekvator'un kuzeydoğusundaki Waorani halkı, ilk kez 1958 yılında irtibat kurulan hayret verici bir halk.1958年に初めて平和的に接触できた 人々です 1957年に5人の伝道者が接触を試みて
Ekvator'un kuzeydoğusundaki Waorani halkı, ilk kez 1958 yılında irtibat kurulan hayret verici bir halk.les Waorani du nord-est de l'Equateur, un peuple suprenant contacté en douceur en 1958.
Ekvator'un kuzeydoğusundaki Waorani halkı, ilk kez 1958 yılında irtibat kurulan hayret verici bir halk.Уаорани от североизточен Еквадор, удивителни хора, чрез които са се свързали мирно за пръв път през 1958.
Ekvator'un kuzeydoğusundaki Waorani halkı, ilk kez 1958 yılında irtibat kurulan hayret verici bir halk.הוואראני של צפון-מזרח אקוודור, עם מופלא, שאיתו נוצר לראשונה מגע בדרכי-שלום ב-1958.
Ekvator'un kuzeydoğusundaki Waorani halkı, ilk kez 1958 yılında irtibat kurulan hayret verici bir halk.الواوراني في شمال شرق الإكوادور وهم أناس مدهشون تم الاتصال بهم لأول مرة عام 1958
Elbette bir de plasebo etkisi var. Plasebo etkisi tıptaki en hayret verici şeylerden biridir.Και υπάρχει και η επίδραση του εικονικού φάρμακου, ένα από τα συναρπαστικότερα ιατρικά φαινόμενα.
Elime iki hafta boyunca bakabilirim ve herhangi bir korku ya da hayret hissetmeyebilirim, çünkü beste yapamam.제가 2주동안 제 손을 지켜본다 해도, 저는 어떤 경이로움을 느끼지 못할 겁니다. 저는 작곡을 할 수 없으니까요.
Elime iki hafta boyunca bakabilirim ve herhangi bir korku ya da hayret hissetmeyebilirim, çünkü beste yapamam.Jeg kunne kigge på min hånd i to uger og ville ikke føle noget fantastisk, fordi jeg ikke kan komponere.
Elime iki hafta boyunca bakabilirim ve herhangi bir korku ya da hayret hissetmeyebilirim, çünkü beste yapamam.أما أنا فأستطيع أن أنظر إلى يدي لأسبوعين ولن أشعر بأي رهبة أو دهشة، لأني لا أستطيع التلحين
Elime iki hafta boyunca bakabilirim ve herhangi bir korku ya da hayret hissetmeyebilirim, çünkü beste yapamam.畏怖も驚きも感じることはないでしょう そのことは何を意味するのか
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Esperaba escuchar por lo menos unas risas con este comentario.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Ik had eigenlijk gehoopt op een paar geschokte reacties.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,J'espérais entendre au moins quelques souffles coupés.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,이쯤 이야기하고 나면 몇분 정도는 탄식을 할거라 생각했는데...
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Oczekiwałem przynajmniej odrobiny wzburzenia.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Speram sa aud un murmur cel putin.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Speravo di sentire qualche rumore.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Tôi đã hi vọng nghe thấy ít nhất là một vài tiếng kêu kinh ngạc.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Очаквах да чуя поне няколко въздишки.
En azından birkaç kişinin hayret nidasını duymayı umuyordum,Я надеялся услышать хотя бы пару вздохов.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod