Ana içeriğe geç
Sözlük

hayret ile cümle

hayret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu oldukça hayret verici, fakat bence bu, en etkileyici istatistik de değil.هذا مذهل للغاية, و لكن على الرغم من ذلك لا أعتقد بأنها الإحصائية الأكثر تعبيراً.
Bu oldukça hayret verici, fakat bence bu, en etkileyici istatistik de değil.ゲームの凄さを語る統計はまだ別にあります 私が本当に驚いたのは
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Aceasta face ca trairile motociclistului sa fie unice.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.C'est une expérience incroyable pour le pilote.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Den ger en fantastisk användarupplevelse.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Den giver en fantastisk bruger-oplevelse.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Dla użytkowników jest to niezwykłe doświadczenie.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Es hat erstaunliche User Experience.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Fantasztikus dolog használni ezt a motort.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Guidarla è un'esperienza incredibile.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Hij heeft een fenomenale gebruikerservaring.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Itu membuat pengalaman menakjubkan bagi para pengendara.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.끝내주는 사용성을 가지고 있죠.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Nabízí skvělý zážitek pro řidiče.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Nó đem lại trải nghiệm người dùng đáng kinh ngạc.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Ponúka skvelý zážitok pre vodičov.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Tem uma interação extraordinária com o utilizador.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Tiene una experiencia de usuario asombrosa.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Η οδήγηση της είναι μια απίθανη εμπειρία.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Вони роблять переживання для водія винятковим.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Они делают переживание для водителя исключительным.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.Усещането от употребата е невероятно.
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.יש לו חווית משתמש מדהימה
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.فهي تملك تجربة مستخدم مدهشة
Burada hayret verici bir kullanıcı deneyimi var.これは、イヴ・べアールとの素晴らしい仕事になりました
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,그런데 아프리카에 사는 사람들의 수가 아프리카 밖에 사는 사람들 수보다 6-8배 적다는 것을
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,Det er selvfølgelig overraskende, for omtrentlig 6 til 8 gange færre mennesker
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,Toto je samozrejme prekvapujúce,
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,זה מפתיע, כמובן, כי יש בערך פי 6-8 פחות אנשים
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,هذا مفاجىء .. طبعاً .. لان من يعيش خارج افريقيا هم اكثر ب 6-8
Bu tabi hayret verici, çünkü, Afrika'da yaşayan insanların sayısı,アフリカの人口はその他の地域の 1/6 ~ 1/8 だからです
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Alors que je m'efforçais de faire le deuil, j'étais étonnée de ne vouloir voir personne.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Amíg a gyászmunkát végeztem, magam is elcsodálkoztam, hogy látni sem akarok senkit.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Cuando estaba en el duelo me sorprendió el hecho de no querer ver a nadie.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Enquanto eu estava a atravessar o processo de luto, fiquei espantada porque não queria ver ninguém.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Jak jsem se propracovávala tím truchlením, zaskočilo mě, že se s nikým nechci vidět.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Medtem, ko sem žalovala, sem bila presenečena, da nočem nikogar videti.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Mentre stavo affrontando quel periodo di lutto, ero sorpresa di non voler vedere nessuno.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Prechádzala som tým procesom smútenia a bola som prekvapená, že som nikoho nechcela vidieť.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Przepracowując w sobie żałobę, dziwiłam się sobie, że nie chcę nikogo widzieć.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Saat saya menghadapi masa-masa kesedihan itu, saya heran saya tidak ingin menemui siapapun.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Şi lucram prin acel proces de doliu, am fost uimită că nu voiam să văd pe nimeni.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Tijdens mijn rouwproces was ik verbaasd dat ik niemand wilde zien.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Während ich mich durch den Trauerprozess kämpfte, war ich erstaunt, dass ich niemanden sehen wollte.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Καθώς περνούσα εκείνη την περίοδο πένθους, ένιωσα έκπληκτη που δεν ήθελα να δω κανένα.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Докато преминавах през този траурен процес, бях изумена, че не исках да видя никого.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Проходя через этот скорбный период, я с удивлением обнаружила, что не хочу никого видеть.
Bu yas süreci üzerinde çalışıyordum. Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Проходячи через цей скорботний період, я з подивом виявила, що не хочу нікого бачити.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.Gdy spacerujesz ulicami wielkiego miasta, podróżujesz, jesteś zdumiony różnorodnością gatunku ludzkiego.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.우리는 어느 대도시를 걸었고, 여행을 하며, 인종의 다양성에 놀라게 됩니다.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.Mergi pe stradă în orice oraş mare, călătoreşti astfel, şi eşti uimit de diversitatea din specia umană.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.אתה הולך ברחוב של כל עיר גדולה, ואתה נדהם מהשונות של המין האנושי.
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.عندما تمشي في اي شارع في مدينة كبرى ، ستحس كما لو انك كنت مسافرا وستندهش من مدى التنوع في اجناس البشر
Büyük bir şehirde yolda yürürken insanlardaki çeşitliliği görerek hayrete düşüyorsunuz.人類の多様性に驚きます どうやったら この多様性に説明がつくのか
CA: Ne kadar bilirseniz, dünya sizi o kadar hayrete düşürür.더 많이 알수록, 세상은 더 놀랍게 보입니다.
CA: Ne kadar bilirseniz, dünya sizi o kadar hayrete düşürür.כ.א: ככל שאתם יודעים יותר, העולם נראה מדהים יותר.
CA: Ne kadar bilirseniz, dünya sizi o kadar hayrete düşürür."كلما ازدادت معرفتك، يبدو الكون أروع"
CA: Ne kadar bilirseniz, dünya sizi o kadar hayrete düşürür.(ローガン)それがTED-Edの 主なミッションです
Caz, bu sahne kesinlikle hayret verici.Also im Jazz ist der Bandstand absolut erstaunlich.
Caz, bu sahne kesinlikle hayret verici.A więc jazz - ta scena jest absolutnie fantastyczna -
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod