Evet, Chun Chun, Kang Hwi'nin hayranı olduğunu söyledi.Чан Чан сказала, что она фанат Кан Хви.
Evet, Chun Chun, Kang Hwi'nin hayranı olduğunu söyledi.حسنا , انها شان شان معجبة بكانغ هوا
Evet, Shiva için. Onun, Lord Shiva'nın büyük bir hayranı olduğunun anlatan ve- Да, это доказывало на сколько он был предан Шиве.
Evine götür onu. Hayranın.Llévalo de regreso a su hogar.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.A jó házasság bizalmon és elkötelezettségen alapul és az egymás egyedülálló adottságainak őszinte csodálatán.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Att det bygger på tillit och hängivenhet och beundran för varandras unika begåvningar.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Dat het is gebaseerd op vertrouwen en engagement en bewondering voor elkaars unieke talenten.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Että se perustuu luottamukseen ja sitoutumiseen ja toinen toisensa ainutlaatuisen lahjakkuuden ihailuun.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Isso constrói-se com base na verdade e no compromisso e na admiração pelas características únicas um do outro.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.서로에 대한 신뢰와 책임감 그리고 상대방의 장점을 인정함으로서 이상적인 유대관계가 형성될 수 있다는 것을 배울 수 있었습니다.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Que se construye con fé y compromiso y admiración por los dones únicos de cada uno.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Qu'il est bâti sur la confiance et l'engagement et l'admiration pour les dons uniques de l'autre.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.To, že je budované na vernosti a oddanosti a obdive jedinečných darov oboch.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Yang dibangun berdasarkan keyakinan dan komitmen dan kebanggaan atas karunia masing-masing.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Že je postaveno na víře a odhodlání a obdivu k jedinečným darům toho druhého.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Że zbudowane są na wierze i oddaniu, na wzajemnym podziwie dla wyjątkowych cech partnera.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Че той се гради върху вяра, отговорност и възхищение на всеки един към уникалните дарове на другия.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.Что он построен на доверии, и взаимных обязательствах, и восхищении уникальностью друг друга.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.כאלה המבוססים על נאמנות, מסירות והערצה לכישוריו היחודיים של השני.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.ذلك المبني على الإيمان والإلتزام والإحترام لهدية كل طرف المتفردة.
Evliliğin sadakat ve bağlılığa dayandığını ve birbirinin yeteneğine hayran olmayı gerektirdiğini öğrettiler.お互いの能力への賞賛の上に築かれた... 父親になること
Facebook'ta gördüğüm herkes saygı ve hayranlık içinde.Et tous ceux que j'ai lus sur Facebook de s'extasier.
Facebook'ta gördüğüm herkes saygı ve hayranlık içinde.Y todos los que he visto en Facebook lo admiran.
Facebook'ta gördüğüm herkes saygı ve hayranlık içinde.И все, кого я читал в Фейсбуке, восторгаются.
FH : Hayran grubunu görmek için dışarı çıkıyor. FH :Он собирается встретиться с группой поклонников
FH : Hayran grubunu görmek için dışarı çıkıyor.Hij gaat naar buiten om een groep fans te ontmoeten
Film hakkında daha fazla bilgiye Facebook Hayran sayfasından erişilebilir.Para más información, visiten su página de fans en Facebook.
Film hakkında daha fazla bilgiye Facebook Hayran sayfasından erişilebilir.Vous pouvez aussi avoir plus d'informations en visitant la page des fans sur Facebook.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Het werd pas vorig jaar op Siggraph gelanceerd.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Asta tocmai a fost lansată la Siggraph anul trecut, dar e un exemplu bun de cercetare care îmi place.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Foi lançada na Siggraph no ano passado mas é um ótimo exemplo do tipo de investigação que adoro.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Ini baru dirilis di Siggraph tahun lalu, tapi seperti itulah tipe riset yang benar-benar saya sukai.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.이것은 작년에 SIGGRAPH 컨퍼런스에서 공개되었고 제가 정말 좋아하는 연구 주제이기도 합니다.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Sono cose uscite dal Siggraph dell'anno scorso. Ma sono un grande esempio del tipo di ricerca che amo.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Zaprezentowałem ją na konferencji Siggraph w zeszłym roku, to przykład badań, które uwielbiam.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Беше пуснато от Siggraph миналата година, но е чудесен пример за вида изследвания, които наистина обичам.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Её представили в прошлом году на конференции Siggraph, и это отличный пример разработок, которые мне нравятся.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.Її реліз відбувся минулого року у компанії SIGGRAPH.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.זה רק שוחרר בסיגרף בשנה שעברה, אבל זו דוגמה מעולה לסוג המחקר שאני ממש אוהב.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.أصدرتها Siggraph مؤخرا في العام الماضي ، وهو مثال رائع من البحوث الذي أحببته حقا.
Geçen sene Siggraph'ta tanıtıldı, hayranı olduğum bir araştırma çeşidinin mükemmel bir örneği.これは私が好きな研究の例です コンピュータの力を使って ものに直感的でしかるべき動きを
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.En la primera fase del desarrollo nos entusiasmaban todas las cosas que se pueden controlar con la mente.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.Ensimmäisessä kehittelyvaiheessa olimme innoissamme asioista, joita ohjasimme mielen voimalla.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.In de eerste fase van ontwikkeling waren we heel enthousiast over alles wat we met gedachten konden besturen.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.În prima fază de dezvoltare eram foarte entuziasmaţi de toate lucrurile pe care le puteam face cu mintea.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.개발의 첫 단계에서 우리가 마음만으로 제어할 수 있는 모든 것들이 힘이 되었습니다
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.Nelle prime fasi di sviluppo eravamo veramente entusiasti di tutte le cose che controllavamo con la mente.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.V počáteční fázi vývoje jsme byli nadšeni všemi předměty, které jsme mohli ovládat svou myslí.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.W pierwszej fazie rozwoju byliśmy zachwyceni wszystkimi rzeczami, które kontrolowaliśmy umysłem.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.На первом этапе разработки нас вдохновляли предметы, которые мы могли контролировать своим сознанием.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.בשלב הראשון של הפיתוח באמת התרגשנו מכל הדברים שיכולנו לשלוט בהם עם מוחנו.
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.في المرحلة الأولى للتطوير كنا متحمسين لكمية الأشياء التي يمكننا التحكم بها بعقولنا
Gelişimin ilk aşamasında zihnin kontrol edebileceği olaylara hayran kaldık.思考で何かをコントロールすることです 考えるだけで起動させたり 明かりを点けたり
Gerçekten tanıyınca, hayranı oldular sana ihtiyacım var hayatımdaتبعوه لما عرفوا هداه أحـتاجــــــــك في حياتــــــــي
Gerçekten tanıyınca, hayranı oldularتبعوه لما عرفوا هداه
Gideceğim! Ruhumu satmam gerekse bile hayran toplantısına gideceğim.،أنا سأذهب ! علي أن أذهب إلى لقاء المعجبين <br />!حتى لو بعت روحي
Gösterdiğiniz onura ve azminize hayranım.Admiro - admiro la elegancia y la determinación que todos están demostrando.
Gösterdiğiniz onura ve azminize hayranım.J'admire - j'admire le grâce et la résolution que vous démontrez.
Gösterdiğiniz onura ve azminize hayranım.이 자리에 참석하신 굳은 결의와 자비에도 존경을 전합니다.
Gösterdiğiniz onura ve azminize hayranım.Podziwiam - podziwiam klasę i determinację, którą wszyscy okazujecie.