hayran ile cümle
hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."L'hai ragionato a meraviglia", esclamai ammirazione sincera.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Lo razonado muy bien", exclamé con admiración sincera.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Sie begründeten es wunderschön", rief ich in ungeheuchelter Bewunderung.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Si ga utemeljeno ven lepo," sem vzkliknil v hlinjena občudovanje.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Sinä perusteltu sitä kauniisti:" Minä huudahti teeskentelemätön ihailua.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Te indokolt ki szépen:" Én kiáltotta őszinte csodálattal.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ty odôvodnené to krásne," zvolal som nepredstierané obdiv.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ty odůvodněné to krásně," zvolal jsem v pravý obdiv.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ty uzasadnioną go pięknie," I zawołał w niekłamany podziw.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Você fundamentado-lo muito bem", exclamei em admiração sincera.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Vous l'avez admirablement raisonné", m'écriai-je en admiration sincère.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Θα είναι αιτιολογημένη από όμορφα," φώναξα σε ανυπόκριτος θαυμασμός.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ви мотивоване його красиво", я вигукнув непідробним захопленням.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Вы мотивированное его красиво", я воскликнул неподдельным восхищением.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."Ти го мотивирано красиво", възкликна нелицемерна възхищение.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."אתה נימק את זה יפה," קראתי בהערצה כנה.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."أنت جميلة مسبب بها" ، هتف لي في الإعجاب الصادق.
"Bu güzel dışarı gerekçeli," Ben yapmacıksız hayranlık bağırdı."それはすべてのリンクの輪真まだありませんので、長鎖であり、。"
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.A i když to nebyl druh umění, kterému bych podlehl, byl to skvělý pocit.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Chiar dacă nu era genul de artă care mă pasiona cel mai mult, mă simțeam grozav.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Choć nie był to rodzaj sztuki, który mnie pasjonował, czułem się świetnie.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.E anche se non era l'arte del tipo di cui ero tanto appassionato, era fantastico.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.En, al was het niet het soort kunst waar mijn uiteindelijke passie lag, het voelde geweldig.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.És bár ez nem az általam imádott művészet volt, mégis nagyon jó érzés volt.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Et même si ce n'était pas le type de dessin qui me passionnait vraiment, c'était très bien quand même.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Fazia estes rabiscos todos. Apesar de não ser o tipo de arte que me apaixonava, soube-me bem.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.원래부터 열정을 품은 분야는 아니었지만 그래도 기분이 좋았어요.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Obwohl mir diese Art von Kunst nicht am Herzen lag, tat es sehr gut.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Og selvom det ikke var den slags kunst jeg i sidste ende brændte for at lave, føltes det fedt.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Si bien no era el tipo de arte que en última instancia me apasionaba, me gustó mucho.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Και παρόλο που δεν ήταν το είδος της τέχνης για το οποίο παθιαζόμουν, η αίσθηση ήταν υπέροχη.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.И макар да не е съвсем изкуство, към което да изпитвам страст, се почувствах страхотно.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.І хоча це не було тим художнім мистецтвом, яким я зрештою захоплювався, це було чудово.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.Это было не то искусство, которым я страстно увлекался, но я чувствовал себя великолепно.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.ואף על פי שזה לא היה סוג האמנות שהייתי הכי נלהב לגביו, זה הרגיש מעולה.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.وعلى الرغم من أنه لم يكن النوع من الفن الذي كنت متحمساً له ، و لكنني شعرت بالروعة.
Bu hayranı olduğum nihai sanata benzemese de gerçekten harika hissettim.ちょっと違いましたが それでも最高の気分でした 震えを受け入れてしまえば
Bu hayran yapımı web dizisi, Suzanne Collins tarafından yaratılan karakterler hakkındadır.A seguinte websérie foi feita por fás e baseada nas personagens criadas por Suzanne Collins.
Bu hayran yapımı web dizisi, Suzanne Collins tarafından yaratılan karakterler hakkındadır.A seguinte websérie foi feita por fãs e baseada nas personagens criadas por Suzanne Collins.
Bu hayran yapımı web dizisi, Suzanne Collins tarafından yaratılan karakterler hakkındadır.O seguinte é uma web-série feita por fãs, baseada nas personagens criadas por Suzanne Collins.
Bu kelimeler... ...A.J., sana gerçekten ihtiyacım var.. Sen benim kahramanımsın ve yaptıklarına hayranım.Mégpedig: " A.J., felnézek rád, mint emberre " . " Igazi hős vagy a szememben.
Bu küçük kız tam bir LEGO hayranı. ♪Clic-clac-su-e-giù costruisce una casa in un momento, questa ragazza è una fan dei LEGO. ♪
Bu küçük kız tam bir LEGO hayranı. ♪Et hop hop hop, elle a construit une grande maison, cette fille adore ses Legos."
Bu küçük kız tam bir LEGO hayranı. ♪Men lidt klodser her og byg i sus og dus, se på pigens LEGO-hus.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Dan bersama-sama, waktu dan tempat pembuatannya mengambil aura ini yang akhirnya dipuja-puja.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Mis ensemble, ce millésime et ce château ont acquis une aura qui leur a ensuite donné ce statut un peu culte.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Oboje skupaj, letnik in dvorec, je pripomoglo k avri, ki je vinu dala kultno podobo.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Og tilsammen, den årgang og at chateau fik denne aura der endte med at have denne kultstatus.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Samen vormden dat wijnjaar en dat chateau een aura dat zorgde voor een soort cult-achtige aanhang.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Tanto a colheita como o produtor pegaram nessa aura e acabaram por criar esta espécie de culto e fama.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Ten rocznik i ten zamek nabrały tej aury tajemniczości, która sprawiła, że wino to stało się kultowe.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Tento ročník a toto víno získali společně tuto auru, což vedlo až k tomuto kultu.
Bu mahsul ve şato aynı atmosferde buluşuyor. Bu durum ürüne karşı kült bir hayran kitlesi yaratmış.Совместно - и урожай, и замок создали ауру которая в конце концов породила культ.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Aceasta e o bandă de tipi admirând maşina.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.C'è anche una banda di ragazzini che sta ammirando la macchina.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Đây là một loạt những anh chàng đang ngưỡng mộ chiếc xe.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Dies sind ein paar Jungs, die das Auto bewundern.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Dit zijn twee gevangen die de auto bewonderen.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.Eso es un grupo de gente que admira el coche.
Bunlar da arabaya hayranlık duyan prangalı mahkumlar.이것은 자동차를 감탄하면서 보는 죄수들입니다.