Tim satirik komedinin büyük bir hayranıdır.Tim is a huge fan of satirical comedy.
Tim hicivsel komedinin büyük bir hayranıdır.Tim is a huge fan of satirical comedy.
Cesaretin için sana hayranım.I admire you for your courage.
Ben cesaretine hayranım.I admire your courage.
Ben senin görmezliğine hayranım.I admire your ignorance.
Yabancılar Fuji dağına hayran kalıyorlar.Foreigners admire Mt. Fuji.
Herkes ona hayran.Everybody looks up to him.
Biz onun cesareti için ona hayranız.We admire her for her bravery.
Bizim onun yeteneğine hayran olmamamız elimizde değil.We cannot help admiring his talent.
Ona hayranlık duyardım ama artık duymuyorum.I used to look up to him, but not anymore.
Herkes onun tarafından yapılan resimlere hayrandır.Everyone admires the pictures painted by him.
Hayranlar aktörlerin ellerini sıkmaya çalıştı.The fans sought to shake the actress's hand.
Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktıThe dancer's graceful action charmed the audience.
Çocuğa hayran olmayan kimse yoktu.There was no one that did not admire the boy.
Bu hanımefendinin güzelliğine herkes tarafından hayran kalındı.The beauty of that lady was admired by everyone.
Stadyum beyzbol hayranlarının akınına uğradı.The stadium was flooded with baseball fans.
O yıldız aktörün çok hayranı var.That movie star has many fans.
Genç aktrisin epeyce hayranı var.The teenage actress has quite a few fans.
İsviçre'ye gelen ziyaretçiler Alp dağlarına hayran kalırlar.Visitors to Switzerland admire the Alps.
Evet. Onun tarafından yapılan resimlere herkes hayran.Yes. Everyone admires the pictures painted by him.
İngiliz futbolu hayranları bazen çığırından çıkarlar.British soccer fans sometimes get completely out of hand.
İngiliz futbolu hayranları bazen kontrolden çıkarlar.British soccer fans sometimes get completely out of hand.
Anne'in birçok hayranları var.Anne has many admirers.
Amerikalılar Lincoln'a dürüstlüğü için hayranlar.Americans admire Lincoln for his honesty.
Ben bir Amerikalı olarak, Lincoln'a hayranım.I, as an American, admire Lincoln.
Sana hayranım.I admire you.
Babana hayranlık beslerdin.You used to look up to your father.
Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.I cannot help admiring your new car.
Biz ona hayranlık duyarız.We look up to him.
Güzel gün batımına hayran kaldık.We admired the beautiful sunset.
Fuji Dağı'nın manzarasına hayran kaldık.We admired the view of Mt. Fuji.
Onun yeteneğine hayran olmamak elimde değil.I can't help admiring his talent.
Ben golfün büyük bir hayranıyım.I'm a big fan of golf.
Onun sürüş becerisine hayranım.I admire his skill at driving.
Ben onun yeni arabasına hayran oluyordum.I was admiring his new car.
Ona hayran olmak elimde değildi.I couldn't help admiring him.
Kimse benden daha fazla ona hayran değildir.No one admires him more than I do.
Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.We admired the beauty of the scenery.
Kızlar filim yıldızı hayranıdırlar.The girls are wild about the film star.
Öğrenciler öğretmenlerine hayrandır.The students hold their teacher in high regard.
Köydeki herkes ona hayranlık besler.Everybody in the village looks up to him.
Herkes onun cesaretine hayran kaldı.Everyone admired his courage.
Ben onun hatalarına rağmen, ona hayranım.I admire him, in spite of his faults.
Ben senin yeteneğine hayranım.I admire your talent.
Ben onun yeteneği için hayranlık hissediyorum.I feel admiration for his talent.
Onun cömertliğine büyük bir hayranlığım vardı.I had great admiration for his generosity.
Onun cesareti için ona hayranım.I admire him for his courage.
Onun cesaretine hayran olmamak elimde değildi.I could not help admiring his courage.
O senin hayranın.He is your lover.
O öyle büyük bir sanatçı ki hepimiz ona hayranız.He is such a great artist that we all admire.
Öylesine parlak bir çocuktu ki diğerleri ona hayrandı.He was such a bright boy others admired him.
Kendisi en hayran olduğum romancıdır.He is the novelist whom I admire most.
O, benim yeni arabama hayran kaldı.He admired my new car.
Onların lideri olarak hayranlık duyuluyordu.He was looked up to as their leader.
Tepeden güzel manzaraya hayran kaldılar.They admired the fine view from the hill.
Onlar tepeden doğal görünüme hayran oldu.They admired the scenic view from the hill.
Onlar güzel manzaraya hayran kaldı.They admired the lovely scenery.
Onlar birbirlerine hayrandır.They admire each other.
Onlar ona yürekten hayrandır.They admire her deeply.
Ona hayran olmayan hiç kimse yoktu.There was no one who did not admire him.