Hayli uzaktan görünebilirler.Mogu vidjeti na daleke udaljenosti.
Sufilik bu metinlerden hayli yararlanmıştır.Sljepulje vrlo efikasno iskorištavaju te lešine.
Dövme yapma geleneği hayli eskidir.Običaj je svakako vrlo starinski.
Hayli zeki ve kurnaz.Budite inventivni i lukavi!
Hükümdarlığı, İspanya'nın gücünü ve prestijini bir hayli sarstı.Vladavinu dinastije obilježio je značajan uspon moći i ugleda Carstva u Europi i prednjoj Aziji.
Bununla birlikte deistlerin ruhun ölümsüzlüğüne dair inançları hayli çeşitlidir.Vjerovali su i u besmrtnost duše.
Hayli uzaktan görünebilirler.Vidno ho už zďaleka.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Elegantný, charizmatický.
Dövme yapma geleneği hayli eskidir.Tradícia udeľovania vyznamenaní je veľmi stará.
Arazi çeşitli nehirlerin vadileri ile hayli parçalanmıştır.Toto územie je pretkané viacerými riekami.
Türkmenlerin bu isyanının bastırılması hayli sert olmuştur.Odbijanje turških pritiskov je postajalo vse napornejše.
Hayli uzaktan görünebilirler.Vidna je daleč naokoli.
Hayli uzaktan görünebilirler.Pastebimas iš tolo.
Son yıllarda tütün yetiştiriciliği bir hayli önem kazanmıştır.Tik paskutiniais dešimtmečiais susidomėjimas cigarais vėl ėmė didėti.
Bu sıcaklık soğuk hava rezervininkinden bir hayli düşüktür ( Tf,C< TC ).Dujų plėtimasis priverčia jas atvėsti iki "žemos" temperatūros, TC.
Hayvancılık da hayli yaygındı.Loomakasvatus oli ka laialt levinud.
Hayli uzaktan görünebilirler.Distantsilt paistavad nad paremad välja.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Ta oli kena, stiilne ja karismaatiline.
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.Tegelikult võib olukord olla palju murettekitavam.
Köyde çeşitli sebeplerden dolayı bir hayli göç olayı yaşanmıştır.Indias on kummituslinnad tekkinud erinevatel põhjustel.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Tuntuimaks püroklastiliseks kivimiks on tuff.
Haylie Katherine Duff (19 Şubat 1985) Amerikalı oyuncu ve şarkıcı.Haylie Katherine Duff (sündinud 19. veebruaril 1985 Houstonis) on USA näitleja ning laulja.
Yurt dışı işçiliği de hayli yaygındır.Esindamisprobleem on piisavalt laialdaselt levinud.
Solo çalışması hayli ses getirmiştir.Telefonihääletusega kogus enam hääli Suisapäisa.
Köy sulama suyu bakımından bir hayli zengindir.Linna ümbrus on rikkalikult veega varustatud.
İlçedeki tır taşımacılığı hayli ilerlemiştir.Kaubavedu käis peamiselt järgnevalt.
Haylie'nin kendisinden iki buçuk yaş küçük olan aktris ve şarkıcı olan Hilary adında bir kardeşi vardır.Tal on kaks ja pool aastat vanem vend Gerry, kellest sai näitleja.
Dövme yapma geleneği hayli eskidir.Ilutaimede kasvatamine on väga vana tava.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.1890년에 러시아 심리학자인 이반 파블로가 무척 유명한 실험을 개를 대상으로 합니다.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.Dans les années 1890, Ivan Pavlov, un physiologiste russe a mené des expériences célèbres sur les chiens.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.In den 1980ern führte der russische Physiologe Iwan Pawlow weltberühmte Experimente an Hunden durch.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.Negli anni 1890 uno fisiologo russo di nome Ivan Pavlov fece dei noti esperimenti sui cani.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.Około 1890 r. rosyjski fizjolog Iwan Pawłow przeprowadził serię eksperymentów z psami w roli głównej.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.Sobre el 1890, un psicólogo ruso de nombre Ivan Pavlov hizo algunos experimentos muy famosos con perros.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.Vanaf 1890 deed een Russische fysioloog, Ivan Pavlov, heel beroemde experimenten met honden.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.В 1890-х годах русский физиолог Иван Павлов проводил широко известные опыты на собаках.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.בשנות ה-1890 פיזיולוג רוסי בשם איוואן פבלוב ערך כמה מחקרים מפורסמים על כלבים.
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.في الثمانينيات، العالم الروسي إيفان بافلوف قام بتجربة مشهورة على الكلاب.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.4 września zorganizowana została wielka kampania, co robić w przypadku zarażenia polio.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.4. září byla provedena rozsáhlá vakcinace, která se v případě obrny dělá.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.4-го вересня, була проведена велика очисна кампанія, те, що робиться при поліомієліті.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.4 сентября прошла грандиозная программе очистки, т.е. то, что делаете от полиомиелита вы.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.9월 4일 대대적인 소탕 작전이 이루어졌습니다. 소아마비는 그렇게 해야 하죠.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Bem, a 4 de Setembro, houve uma grande campanha de erradicação, que é o que se faz em casos de pólio.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.El 4 de septiembre hubo una gran campaña de erradicación masiva, que es lo que se hace con la polio.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Il 4 settembre è iniziata un'ernome campagna di rastrellamento, che è la prassi in caso di poliomelite.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.În 4 septembrie a avut loc o imensă campanie de curățire, adică ceea ce faci în caz de poliomielită.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Jamen den 4. september, var der en stor oprydningskampagne, hvilket er det man gør med polio.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Nun, am 4. September gab es eine große Aufräumaktion, das ist was man bei Polio macht.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Op 4 september was er een enorme opdweilcampagne. Dat is nodig bij polio.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Szeptember 4-én volt egy hatalmas oltási kampány, ami a teendő a kór ellen.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Vì vào ngày 4 tháng 9, đã có một chiến dịch càn quét khổng lồ, cái mà bạn làm để phòng bại liệt.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Στις 4 Σεπτεμβρίου έγινε ένας σαρωτικός εμβολιασμός πόρτα πόρτα κάτι που γίνεται στην πολιομυελίτιδα
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.Значи на 4ти септември, имаше огромна почистваща кампания, което по принцип се прави в случаите на полио.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.ובכן, בארבעה בספטמבר, היה מסע גורף ענק שזה מה שעושים במקרה של פוליו.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.حسناً في الرابع من سبتمبر، كانت هناك حملة إجتثاث ضخمة ، الشئ المفترض القيام به مع الشلل.
4 Eylül'de, çocuk felcinde her zaman yapıldığı gibi bir hayli büyük bir temizleme kampanyası düzenlendi.大がかりな掃討運動があり シュリランの住む地域で
Aaron liseye girdikten sonra bir hayli sýkýlmýţtý.Aaron entró en el instituto y estaba asqueado.
Aaron liseye girdikten sonra bir hayli sýkýlmýţtý.Aaron est allé au lycée mais il a très mal vécu l'école,
Aaron liseye girdikten sonra bir hayli sýkýlmýţtý.Aaron ging naar het middelbaar en hij was echt schoolziek.