Ana içeriğe geç
Sözlük

hayli ile cümle

hayli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hayli varlıklı bir adamdı... ...Kırım'da çeyrek milyon hektar arazisi vardı ve örnek gösterilen biriydi.Моя рука була зроблена для тригера, мій батько сказав мені.
Hayli varlıklı bir adamdı... ...Kırım'da çeyrek milyon hektar arazisi vardı ve örnek gösterilen biriydi.Моя рука была сделана для триггера, мой отец сказал мне.
Hayli varlıklı bir adamdı... ...Kırım'da çeyrek milyon hektar arazisi vardı ve örnek gösterilen biriydi.Той беше много богат човек ... с една четвърт от един милион акра в Крим, и запален спортист.
Hayli varlıklı bir adamdı... ...Kırım'da çeyrek milyon hektar arazisi vardı ve örnek gösterilen biriydi.وأدلى ليدي على الزناد ، وقال والدي لي.
Hayli varlıklı bir adamdı... ...Kırım'da çeyrek milyon hektar arazisi vardı ve örnek gösterilen biriydi.彼は非常に豊富な男だった...。
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Also gab es, wenig überraschend, viele Bemühungen, sich alternative Kochbrennstoffe anzuschauen.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Aşa că nu e de mirare că s-a depus o grămadă de efort pentru a căuta combustibili alternativi pentru gătit.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Dlatego nie dziwi, że tak dużo wysiłku poświęcono, aby znaleźć alternatywne rodzaje opału.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Então, e sem surpresa, tem sido feito um grande esforço para procurar combustíveis alternativos para cozinhar.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Entonces no es una sorpresa que haya mucho esfuerzo puesto en buscar combustibles alternativos para cocinar.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Het wekt dan ook geen verbazing dat er hard wordt gezocht naar alternatieve kookbrandstoffen.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.그러니 조리용 대체 연료를 찾으려고 수없이 노력했다는 것도 놀랄 일이 아니죠.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Quindi non sorprende, che sia stato fatto un grande sforzo per cercare combustibili alternativi per cucinare.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Vì thế sẽ không ngạc nhiên khi có rất nhiều nỗ lực được thực hiện để tìm nguồn chất đốt thay thế khác.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Έτσι, δεν αποτελεί έκπληξη που γίνονται προσπάθειες εύρεσης εναλλακτικών καυσίμων για μαγείρεμα.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Не е чудно, че много усилия се полагат за проучване на алтернативни горива за готвене.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Поэтому неудивительно, что прилагается много сил чтобы найти альтернативное топливо для приготовления пищи.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.Тому не дивно, багато зусиль зроблено для винайдення альтернативного палива для готування.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.באופן לא מפתיע, ישנו מאמץ גדול שנעשה על מנת לבחון דלקים חילופיים לבישול.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.ولهذا فأنه من المتوقع, أن تُـبذل جهود كبيرة للبحث عن وقود بديل بهدف الطهي.
Hiç şaşırtıcı olmayan bir şekilde, alternatif pişirme yakıtları bulmak için bir hayli çaba sarfediliyor.多くの努力がなされています 4年ほど前 ある学生チームを 引き連れて ハイチへ向かい
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.HIV 의 유행이 올라갈수록 성 관계 파트너의 숫자는 적어지고 있다는 것을 볼 수 있습니다.
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.liczba partnerów seksualnych spada w miarę wzrostu zakażeń HIV.
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.Vous voyez que le nombre de partenaires sexuels baisse beaucoup à mesure que le VIH augmente.
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.שהמספר של השותפים ליחסי-מין יורד מאוד ככל ששכיחות האיידס עולה.
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.أن عدد الشركاء الجنسيين ينخفض بشكلٍ كبير بينما يزداد انتشار فيروس نقص المناعة البشرية
HIV görülme sıklığı arttıkça cinsel partner sayısı hayli azalıyor.大きく減ってきています 中位の地域でも減っていますが
"Hmm, geçmişte olan şeyler, ne olduğu?" Açıkçası geçmişte ne olduğunu öğrenmek hayli zor.Và để tìm hiểu xem điều gì đã diễn ra thì không phải là điều dễ dàng.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes aşezat în scaunul său în emoţie considerabilă.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes duduk di kursi di banyak kegembiraan.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes felült a székében jelentős izgalmat.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes ging rechtop in zijn stoel in grote opwinding.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes istui tuolissaan huomattavia jännitystä.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes ngồi trong ghế của mình trong sự phấn khích đáng kể.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes sa posadil na stoličku v značnej vzrušenie.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes s'assit dans son fauteuil dans l'excitation considérable.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes satte sig op i sin stol i stor spænding.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes satte sig upp i sin stol i betydande spänning.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes sedel na stolu v precej razburjenja.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes sentou-se na sua cadeira na emoção considerável.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes se posadil na židli ve značné vzrušení.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes se sentó en su silla en un considerable entusiasmo.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes setzte sich in seinem Stuhl in beträchtliche Aufregung.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes si mise a sedere sulla sedia per l'eccitazione notevole.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes usiadł na krześle w znacznej ekscytacji.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes ανασηκώθηκε στην καρέκλα του σε σημαντικές ενθουσιασμό.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.홈즈는 상당한 흥분에 자신의 의자에 토
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Холмс седна на стола си в значително вълнение.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Холмс сидел в кресле в значительном волнении.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Холмс сидів у кріслі в значному хвилюванні.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.הולמס התיישב בכיסאו בהתרגשות ניכרת.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.سبت هولمز يصل في مقعده في الإثارة كبيرة.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu."私はできるだけ多く考え、"彼は言った。
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.A Abrahám a Sára boli starí, pošlí vekom. Sáre už bolo prestalo byť, ako bývalo ženám.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.A Abraham i Sara byli starzy, i zeszli w leciech,;i przestało bywać Sarze według zwyczaju niewiast.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Abraham en Sara waren allebei erg oud en Sara was te oud om nog kinderen te kunnen krijgen.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Abraham et Sara étaient vieux, avancés en âge: et Sara ne pouvait plus espérer avoir des enfants.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Abraham pa in Sara sta bila stara in priletna; nehalo se je bilo Sari goditi po ženski navadi.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Abraham pak i Sára byli staří a sešlého věku, a přestal byl Sáře běh ženský.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Ábrahám pedig és Sára élemedett korú öregek valának; megszünt vala Sáránál az asszonyi természet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod