Turciii! diye haykırır.(Romence: Türkleeer!).Южная Корея: будь красным! (рус.)
("Biz halkız!") sloganını hep bir ağızdan haykırıyorlardı.قال تعالى: فَلَمَّا عَتَوْاْ عَن مَّا نُهُواْ عَنْهُ قُلْنَا لَهُمْ كُونُواْ قِرَدَةً خَاسِئِينَ .
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.تصرخ الطفلة فلورا وهي تبكي(أمي) تتوقف عند أمِّها فيصرخ فيها "أركضي".
Gemi, Cudi üzerine oturdu ve haykırıldı: “O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!”عندما تولى رفيق البيت السلطة قالوا " الظلم لن يفارقه " أي بداخله.
Kalabalık haykırırken Red Guy kalabalığın içindeki Roy'u fark eder.Red Guy percebe Roy no meio da multidão, que fica parado.
"Zorbalık var" diye haykırıyorum sana, Ama kurtarmıyorsun!"Grito a ti: Violência, e não salvarás."
Michael çaresizlik içinde haykırır.Peter entra em desespero.
Bir gece boğazının sıkıldığını hissederek haykırır.Pelo cansaço sobreveio uma sonolência.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Eliza grita imediatamente pela mãe.
Emilia Otello'yu cinayetle suçlayıp haykırıp yardım istemeye başlar.Dª Amélia permanece de pé, gritando por ajuda.
Orada olan herkesin bilincinde yatan şeyleri haykırıyordu.”Chorei todas as lágrimas que tinha em mim."
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Nina probeert ze te stoppen en schreeuwt uit dat Ned zijn vader is.
Tüm dünyaya haykırıyorum.Ssaki całego świata.
Çığlık çığlığa haykırıyor, gözleri çılgın gibi parlıyordu.Den brann inte, men hade väl de glödande ögonen samt den vassa rygg som beskrivits.
Kakofonik müzik modern zamanların hercümercini haykırır.Om den hebräiska tempelmusiken enligt nyaste källor.
Küçük kız ise o anda "Buradayım!" diye haykırır ve ölür.Відразу ж, дочка кричить, «Я тут!» і вмирає.
Tüm dünyaya haykırıyorum.Ображений на весь світ.
Turciii! diye haykırır.(Romence: Türkleeer!).Рятуй Росію!» (рос. Бей, Хохлов!
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Відповідаю: А вона кричить — за Батьківщину… вашу мать!».
Bütün dünya esenlik ve barış içinde sevinçle haykırıyor.Скрізь панує атмосфера щастя і свята.
Küçük kız ise o anda "Buradayım!" diye haykırır ve ölür.Dcera okamžitě zvolá „Tady jsem!“ a zemře.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Matka jen plakala a křičela, že je to její syn.
İlk şiirlerini "Haykırışlar" adlı kitapta topladı.Ve svých čtyřech letech napsala první báseň, která měla název „Křišťálová růže“.
Tüm dünyaya haykırıyorum.Všechny plísně světa.
Yahudiler için ulusal bir ev haykırışı bana pek çekici gelmiyor.Revoluce nezasáhla židovské domovy.
Küçük kız ise o anda "Buradayım!" diye haykırır ve ölür.Imediat, fiica strigă: „Iată-mă!” și moare.
Tabloyu bitirdiğinde eseri karşısında büyülenmiş biçimde "Bu canlı!" diye haykırır.Când a terminat pictura, el rămâne îngrozit în fața propriei sale opere și exclamă: „E viața însăși!”
Cenazede büyükbaba bir felaket senaryosu haykırır fakat sadece Marge dinler.A banda temetésén a templomban Nagypapára látomás tör rá, de csupán Marge tulajdonít neki jelentőséget.
Michael çaresizlik içinde haykırır.Charlie vonakodva engedelmeskedik.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.A lány már hisz, Vera sír, és anyjához fordul: „Vicente vagyok, anya!”
("Şeker!/Şekerim!/Tatlım!") haykırışıyla hafızalarda yer eder.(青春に、その涙が必要だ!?, ’A fiataloknak szüksége van erre a könnycseppre’) Cherry My...
Bellick nezarette bir avukat istediğini haykırır.Allilujeva kuitenkin ihmetteli miksi julkaisusopimukseen tarvitaan asianajajia.
Birdenbire Parsifal diye bir haykırış duyulmasıyla bu kavga kesilir.Ξαφνικά ακούγεται μια φωνή να φωνάζει "Πάρσιφαλ!".
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Ο πρώτος καθώς έπεφτε φώναξε -ΜΑΜΑ ΜΟΥ! και δυστυχώς απεβίωσε.
Turciii! diye haykırır.(Romence: Türkleeer!).Nu, pogodi! (russisk: Ну, погоди!, tr.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Nancy ser på at dette skjer, og hun skriker i redsel.
Orada olan herkesin bilincinde yatan şeyleri haykırıyordu.”Mereka merusak segala sesuatu yang mereka sentuh."
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.Dialah yang membuat keributan saat Wendy berteriak minta dikelurkan.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde sevinçle haykırıyor.Rakyat pun hidup damai dan sejahtera.
Michael çaresizlik içinde haykırır.Luke đã thét lên trong vô vọng.
Tüm dünyaya haykırıyorum.Mờ đi toàn cầu.
Bütün dünya esenlik ve barış içinde sevinçle haykırıyor.Mọi người lại sống trong thanh bình và hạnh phúc.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.「パパなら…」というエリオットの言葉に母のメアリーは動揺する。
Rusalka'nın yakında olduğunu hisedip ona geri dönmesi için yalvarak haykırır.ラリラルララに恩を感じ、人間に戻してくれると信じきっている。
Cenazede büyükbaba bir felaket senaryosu haykırır fakat sadece Marge dinler.勝治の祖父が出したメモリアル・メリーゴーランドの強化版であり、死神を倒した技。
Orada olan herkesin bilincinde yatan şeyleri haykırıyordu.”阿拉伯人毀滅任何他們所接觸的東西”。
Michael çaresizlik içinde haykırır.伯爵在當場絕望地尖叫。
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.周杰伦《听妈妈的话》如自传 妈妈听后泪流满面. (帮助)
Tüm dünyaya haykırıyorum.전 세계에 널리 분포한다.
Turciii! diye haykırır.(Romence: Türkleeer!)."일어나라, 우크라이나여!"(우크라이나어: Вставай, Україно!
Haykırışın sembolleştiği yerdir." dedi.그것은 하나의 상징이다”라고 말했다.
Cenazede büyükbaba bir felaket senaryosu haykırır fakat sadece Marge dinler.규슈 교통 기획이 역 업무를 실시하는 업무 위탁역에서, 마르스는 없지만 POS 단말이 설치되어 있다.
Michael çaresizlik içinde haykırır.האמהות זעקו נואשות.
Nancy ise ağlayarak Evet senin annenim diye haykırır.וקיפס עונה לו בחיוך, "זו אמא שלך".
Michael çaresizlik içinde haykırır.Michael vrisne očajnički od patnje i bijesa.
Tüm dünyaya haykırıyorum.Skregana je s celim svetom.
Anıt doğru ve açık haykırış ile tüm çalışma, Bazı Juliet, ve bazı Paris.Alcuni Giulietta, e alcuni di Parigi, e tutti corrono, con grida, verso il nostro monumento.
Anıt doğru ve açık haykırış ile tüm çalışma, Bazı Juliet, ve bazı Paris.Algunos Julieta, y en París algunos, y ejecutar todos, con viva voz, a nuestro monumento.
Anıt doğru ve açık haykırış ile tüm çalışma, Bazı Juliet, ve bazı Paris.Alguns Juliet, e algumas Paris; e toda a corrida, com viva voz, em direção ao nosso monumento.
Anıt doğru ve açık haykırış ile tüm çalışma, Bazı Juliet, ve bazı Paris.Beberapa Juliet, dan beberapa di Paris, dan menjalankan semua, Dengan protes terbuka, menuju monumen kita.