Ana içeriğe geç
Sözlük

haykırı ile cümle

haykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeTu sei un uomo? la tua forma grida tu sei; lacrime tue sono donnesco; tuoi atti selvaggi denotano
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeTy jesteś człowiekiem? twojej postaci woła ty, twoje łzy są kobiece, twój dziki działa oznaczają
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeTy jsi muž? tvá forma křičí jsi, tvé slzy jsou zženštilý, tvé divoké jednání označit
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeTy si muž? tvoja forma kričí si, tvoje slzy sú zženštilý, tvoje divoké správanie označiť
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeΕίσαι ένας άνθρωπος; μορφή σου φωνάζει είσαι? σου δάκρυα είναι γυναικοπρεπής? σου άγρια πράξεις υποδηλώσει
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeТи ли си мъж? форма ти плаче, ти си сълзите ти са мекушав, ти диви актове обозначи
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeהאתה איש? טופס עמך זועק הנך; דמעות Thy הם נשי; מעשים בר עמך לציון
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeانت الفن رجلا؟ شكل خاصتك انت تصرخ الفن ؛ خاصتك الدموع هي أنثوي ، والأفعال دلالة البرية خاصتك
Sanat Sen bir adam? Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifade獣の不合理な怒り、見せかけの男性でとんでもない女!
Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeDeine Form schreit du bist; Deine Tränen sind weibisch, deine wilden Taten bezeichnen
Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeUw formulier schreeuwt het uit, gij zijt; Uw tranen zijn vrouwelijk, uw wild handelingen aan te duiden
Senin formu isen haykırır; Thy gözyaşları kadınlar gibi; senin vahşi eylemleri ifadeТвое форме кричит ты, Твои слезы женские; твои дикие акты обозначают
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarAcum, problema cu tatuajele este că, fără cuvinte, tatuajele strigă.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarAhora, los tatuajes sin mediar palabra, los tatuajes dicen mucho.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarA questão com as tatuagens é que, sem qualquer palavra, elas gritam:
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarBây giờ, vấn đề về hình xăm là, hình xăm thực sự kêu la mà không cần đến ngôn từ.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarBon, le problème avec les tatouages est que même sans mots, ils en disent beaucoup.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarDet hele med tatoveringer er, at uden et ord, skriger de virkelig.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarHela grejen med tatueringar är att, utan ett ord, skriker de.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarIl problema dei tatuaggi è che senza dire una parola, i tatuaggi urlano.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarJa kun kysymys on tatuoinneista ne sanomattakin "huutavat".
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarKini, masalah dari tato adalah tanpa kata, tato sungguh-sungguh berteriak.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlar우선, 문신과 관련한 쟁점은 바로, 문신은 말 없이도 의미를 전달한다는 것 입니다.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarNos, a tetoválások szavak nélkül beszélnek, szinte ránk kiáltanak.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarNun, das Problem mit Tattoos ist, dass Tattoos - ohne ein Wort - regelrecht schreien.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarProblematika tetování je, že tetování, ač beze slov, opravdu křičí.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarTatoeages schreeuwen zonder woorden. Tatoeages schreeuwen zonder woorden.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarTatuaże mają tą cechę, że bez pomocy słów, krzyczą.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarTežava pri tetovažah je ta, da nam brez besed veliko povedo.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarΤώρα, το θέμα με τα τατουάζ είναι ότι, δίχως λέξη, τα τατουάζ πραγματικά φωνάζουν.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarУ татуировок, к примеру, есть одна особенность: они безмолвно красноречивы.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarעכשיו, העניין עם קעקועים הוא, שבלי לדבר, קעקועים באמת צועקים.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarالآن، المسألة حول الوشم هي، بدون كلمة، الاوشام حقاً تصرخ.
Şimdi, dövmeler hakkındaki konuya gelirsek, tek bir sözcük olmaksızın, dövmeler gerçekten haykırırlarタトゥーは言葉なしに 主張しますよね 「美しい」
Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Tanrıma seslendim. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı.내가 환난 중에서 여호와께 아뢰며 나의 하나님께 아뢰었더니 저가 그 전에서 내 소리를 들으심이여 나의 부르짖음이 그 귀에 들렸도다
Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Tanrıma seslendim. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı.Maar in mijn angst riep ik de HERE en vanuit Zijn tempel hoorde Hij mij. Mijn hulpgeroep bereikte Hem.
Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Tanrıma seslendim. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı.בצר לי אקרא יהוה ואל אלהי אקרא וישמע מהיכלו קולי ושועתי באזניו׃
Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Tanrıma seslendim. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı.في ضيقي دعوت الرب والى الهي صرخت فسمع من هيكله صوتي وصراخي دخل اذنيه.
Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Tanrıma seslendim. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı.我 在 急 難 中 求 告 耶 和 華 、 向 我 的 神 呼 求 . 他 從 殿 中 聽 了 我 的 聲 音 、 我 的 呼 求 入 了 他 的 耳 中
Sıkıntı içinde RABbe yakardım, Tanrıma seslendim. Tapınağından sesimi duydu, Haykırışım kulaklarına ulaştı.我 在 急難 中 求 告 耶和華 、 向 我 的 神呼求 . 他 從殿 中聽 了 我 的 聲音 、 我 的 呼求 入 了 他 的 耳中
Sosyal Medya HaykırışlarıProtestas en medios sociales
Sosyal Medya HaykırışlarıProtesto nas mídias sociais
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.De oogst is voorbij; de zomer loopt ten einde en wij zijn niet gered.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar."Die Ernte ist vergangen, der Sommer ist dahin, und uns ist keine Hilfe gekommen."
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Elmult az aratás, elvégzõdött a nyár, és mi nem szabadultunk meg!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.E' passata la stagione della messe, è finita l'estate e noi non siamo stati soccorsi
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Ha pasado la siega, se ha acabado el verano, ­y nosotros no hemos sido salvos
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.추수할 때가 지나고 여름이 다하였으나 우리는 구원을 얻지 못한다 하는도다
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Kornhøsten er forbi, frukthøsten er til ende, men vi er ikke frelst.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Kornhøst er omme, Frugthøst endt, og vi er ej frelst!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.La moisson est passée, l`été est fini, Et nous ne sommes pas sauvés!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.„Minila je žetev, konec je poletju, in mi nismo rešeni!“
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Mùa gặt đã qua , mùa hạ đã hết , mà chúng_ta chưa được cứu_rỗi !
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Mùa gặt đã qua, mùa hạ đã hết, mà chúng ta chưa được cứu rỗi!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Ohi on elonaika, lopussa kesä, mutta ei ole meille apua tullut.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Passou a sega, findou o verão, e nós não estamos salvos.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Pominęło żniwo, skończyło się lato, a myśmy nie wybawieni.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Pominula žeň, dokonalo se léto, a my nejsme vyproštěni.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.,,Secerişul a trecut, vara s'a isprăvit, şi noi tot nu sîntem mîntuiţi!`` -
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Skördetiden är förbi, sommaren är till ända, och ingen frälsning har kommit oss till del.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod