Çünkü günde 4 dolarla yaşıyorsanız, hayatta kalmak için yaşıyorsunuzdur ve sürdürülebilir olmanız gerekir.זה בגלל שכאשר אתה חי על 4 דולר ליום אתה חי כדי לשרוד ואתה חייב קיימות (ניצול מלא של המשאבים)
Çünkü günde 4 dolarla yaşıyorsanız, hayatta kalmak için yaşıyorsunuzdur ve sürdürülebilir olmanız gerekir.生き残りをかけての生活なので 持続可能でなければなりません 利用するエネルギーが どこから来ているかを知る必要があり
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.A tervezési folyamat igen kemény volt, szinte a túlélésért küzdöttünk.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Der Designprozess war ziemlich hart, beinahe wie ein Überlebenskampf.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.El proceso de diseño fue muy duro, como una lucha por la supervivencia.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Het ontwerpproces was erg lastig, bijna een strijd om te overleven.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Il processo di design fu veramente duro, quasi una lotta per la sopravvivenza.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.디자인 업무는 생존을 위한, 아주 고된, 투쟁처럼 느껴지기도 합니다.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Le processus de conception était très difficile, presque comme une lutte pour la survie.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.O processo de "design" foi mesmo difícil, quase uma luta pela sobrevivência.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Proces návrhov bol naozaj ťažký -- skoro ako boj o prežitie.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Procesul de proiectare a fost într-adevăr dificil, aproape ca o luptă pentru supraviețuire.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Quá trình thiết kế rất là gay go, gần giống như một cuộc giằng co cho sự sống.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Η σχεδιαστική διαδικασία ήταν πραγματικά σκληρή, σχεδόν σαν μάχη για την επιβίωση.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Процесс проектирования был и в самом деле жестокий, практически как борьба за выживание.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.Процесът на проектиране беше много труден, почти като борба за оцеляване.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.התהליך העיצובי היה מאוד קשה, כמעט כמו מאבק להישרדות.
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.كانت عملية التصميم صعبة ومرهقة فعلاً تقريبا" كالكفاح من أجل البقاء
Dizayn süreci gerçekten zordu, hayatta kalmak için savaşmak gibi.まるで生存競争のようでした しかし徐々にアイデアが発展していきました
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,만약 우주가 우리가 상상할 수 있는 이상으로 기괴하다면, 그것은 단지 우리가 홍적세(역자주:1백80만년 전~1만년전의 시기로 인류가 발생한 시기)의 아프리카에서
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,Si el universo es más raro de lo que podemos suponer,
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,אם היקום משונה מכפי שנוכל להניח, האם זה כי פשוט בחרנו באופן טבעי להניח
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,إذا كان الكون أغرب مما يمكننا أن نتصور، فهل السبب في ذلك فقط هو أنه الانتخاب الطبيعي إفترض..
Eğer evren varsayabileceğimizden daha tuhaf ise, bunun sebebi buzul çağının Afrika'sında hayatta kalmak için,それは更新世の時代にアフリカで生き抜くために 必要なことだけを想像できるように
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Ca să supraviețuiești, trebuie să-ți iei măsuri de siguranță.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Jeśli chcecie przeżyć musicie mieć odpowiednie zaplecze.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.만약 살고 싶다면 언제나 예비를 준비해야 합니다.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Nếu muốn sống sót, bạn phải có kế hoạch dự phòng.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Se si vuole rimanere in vita sono necessari sistemi di riserva.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Si quieres mantenerte a salvo necesitas sistemas de seguridad de refuerzo.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Si vous voulez rester en vie, vous devez avoir un secours.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.S tímto strojem jsme letěli, vypověděl službu jeden motor, ale stále jsme se vznášeli.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Wenn man weitermachen will, braucht man Reserven.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Ако искаш да останеш жив, трябва да имаш резерви.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.Если хочешь оставаться в живых, придётся подстраховываться.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.יתירות היא הנושא הקריטי כאן
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.إذا كنت ترغب في البقاء على قيد الحياة عليك أن تتّخذ احتياطات.
Eğer hayatta kalmak istiyorsanız arkanızdan destekleyenler olmalı.実際これを飛ばしたとき一基のエンジンが止まりましたが
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varLas probabilidades de sobrevivir a algo como eso... incluso bajo condiciones ideales... hay algo que falta.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varŞansele de supravieţuire... chiar şi în condiţii ideale... e ceva ce lipseşte.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varSzanse przeżycia czegoś takiego... nawet przy idealnych warunkach... czegoś tu brakuje.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler varΟι πιθανότητες να επιβιώσεις κάτι τέτοιου... ...ακόμα και υπό ιδανικές συνθήκες... Κάποιο στοιχείο λείπει.
En uygun şartlarda dahi böyle bir ortamda hayatta kalmak... eskik birşeyler var最も適した環境のもとでだ、 足りない要素がある。 だが、、
Evrim genomu gelecek nesle aktarmakla alakalı nesilden nesile uyum sağlamak ve hayatta kalmakEvolúcia je o predávaní genómu do ďalšej generácie, adaptovať sa a prežiť generáciu po generácii.
Evrim genomu gelecek nesle aktarmakla alakalı nesilden nesile uyum sağlamak ve hayatta kalmak진화는 게놈을 다음의 세대로 전승하는 하나의 세대에서 다음의 세대를 통해서
Evrim genomu gelecek nesle aktarmakla alakalı nesilden nesile uyum sağlamak ve hayatta kalmakTiến hóa là truyền bộ gen tới thế hệ tiếp theo, thích nghi và tồn tại thế hệ này kế tiếp thế hệ khác.
Evrim genomu gelecek nesle aktarmakla alakalı nesilden nesile uyum sağlamak ve hayatta kalmakמהות האבולוציה היא העברת הגנום הלאה לדור הבא, הסתגלות והשרדות
Evrim genomu gelecek nesle aktarmakla alakalı nesilden nesile uyum sağlamak ve hayatta kalmakالتطور معني بتمرير الجينات للجيل التالي، التأقلم والنجاة
Evrim genomu gelecek nesle aktarmakla alakalı nesilden nesile uyum sağlamak ve hayatta kalmak適応して 世代を通して 生き延びていくことなのです
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Ak žijete v chudobe, všetko je o prežití.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Als je in armoede leeft, dan gaat het enkel maar om overleven.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Amikor valaki szegény, minden a túlélésről szól.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Cand esti sarac, totul se reduce la supravietuire.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Cuando están en la pobreza, todo es acerca de la supervivencia.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Gdy żyjesz w biedzie liczy się tylko przetrwanie.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Když jste v bídě, všechno je jen o přežití.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Ketika anda dalam kemiskinan, semuanya mengenai bertahan hidup.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.Khi bạn lâm vào cảnh nghèo đói, tất cả mọi thứ đều vì sự sống còn.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.가난 안에서 모든것은 생존을 위함 입니다.
Fakirseniz, herşey hayatta kalmak adınadır.När man lever i fattigdom, så handlar allting om att överleva.