Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Artık insanların hayatlarını yazmayacağım.Det är icke att man icke skulle skriva om människorna.
Plutarch (46 civarı-127) Galba ve Otho'nun hayatlarını aktarırken dolaylı olarak Nero'dan bahseder.Plutarchos Plutarchos (cirka 46–120) nämner Nero indirekt i sin skildring av Galbas liv och Othos liv.
Okumak, günlük hayatlarının büyük bir kısmını oluşturur.Icke-verbal kommunikation utgör en stor del av alla människors vardagsliv.
Kurtarıcılarında hayatları zordu.Räddningsarbetet blev svårt.
Birçok kurtarıcı ailesi öldürülmüş olan çocukları alıp hayatlarını kurtardı.Huvudfiguren skall rädda sina vänner, som blivit kidnappade.
Hayatlarımız çok farklı olabilirdi.Jag antar att jag kunde ha gjort det annorlunda.
Suç filmleri, suç teşkil eden eylemleri veya suçluların hayatlarını konu alan filmlerdir.Kriminalfilmer är filmer, som fokuserar på livet för kriminella.
Babasıyla beraber hayatlarını barlar ve meyhanelerde şarkı söyleyerek kazanmışlardır.Hon och hennes far tjänade ibland uppehälle genom att sjunga i barer och värdshus.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Folk har andra saker i deras liv, som tar tid.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Detta skulle enligt Bohman återställa balansen i utrikesbetalningarna.
Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım.Jag tyckte inte att jag gjort någonting utöver vad jag gjort i de tidigare loppen.
Çift hayatlarının bundan sonraki kısmını Paris'te geçirdi.Han tillbringade senare hälften av sitt liv i Paris.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.De har precis flyttat ihop och har hela livet framför sig.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Globalt sett drabbas mer än 10 % av befolkningen någon gång i livet av migränanfall.
Bazıları geri salınsa da göç mevsimini kaçırdıklarından genelde yolda hayatlarını kaybederler.Likaså om de känner av någon fara, så vill de oftast vända hemåt.
Hayatlarının çoğunu dipte çamura gömülü olarak geçirirler.Det lever större delen av sitt liv som larv nedgrävd i botten.
Yazdığı sözler kendi hayatından, arkadaşlarının hayatlarından ve aynı zamanda hayallerden kaynaklanmaktadır.Тексти випливають з її власного життя, життя її друзів, а також зі снів.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.Від 0,05 % до 2 % осіб у всьому світі колись страждали від анафілаксії.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Приблизно у 10 % людей з гіперурикемією виникає подагра у певний момент життя.
Bazı uluslararası dürüstler kamplarda hayatlarını yitirdiler.Багато українських націоналістів загинули в таборі.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Негайно почалися роботи з рятування людей.
Ancak hayatlarından memnundurlar.Своїм життям вона абсолютно задоволена.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.У всьому світі більше, ніж 10 % населення, страждає на мігрень у тому чи іншому періоді життя.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Умови праці робітників були тяжкі.
Bir başka efsanede Türklerin ataları hayatlarını bir mağaranın içinde sürdürmekteydiler.Вони, як і їх попередники, продовжували жити в печерах.
Hamilelik dönemi bir seneden bir az fazla olup, hayatları boyunca 4 ile 6 arası yavru verirler.Розмножуються цілий рік, самиці народжують від чотирьох до шести дитинчат.
Altmış yaşına gelebilen erkekler bundan sonraki hayatlarını toplantılar yaparak geçirirlerdi.Старших людей, які досягнули «Шістдесят» — шістдесяти років, позбавляють життя через їх непрацездатність.
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".«Життя дванадцяти цезарів» (лат.
Yere atlayarak hayatlarını kurtarmaya çalışan birkaç kişi ağır yaralandı.Кілька людей, що брали участь у рятувальній операції на поверхні, дістали поранення.
"3. SINIF HAMUR KAĞIDA MÜREKKEBİ HAYATLAR" isimli bir kitap yazdı.Є третьою книгою циклу книг «Цвинтар забутих книжок».
Daha fazla şiddetten kaçınmak, hayatları korumak ve sükuneti tesis etmek için her şey yapılmalı."Щоб вони продовжували існувати, кожне покоління має охороняти їх і вкладати в них нове життя».
Kitaplarında kadınların hayatlarına değinmiştir.Усі її книги зосереджені на житті жінок.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.За ці ідеї поклав навіть своє життя.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Педро заробляє на життя у відеочатах.
Onlar hayatları için mücadele ediyor.Вони борються за свої життя.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Občas i zachráníte svět...
Galaksilerin pek çoğu hayatlarında en az bir kez çarpışmaya maruz kalır.Většina galaxií pravděpodobně projde ve svém životě přinejmenším jednou významnou srážkou.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Obecně migrénou v určitém okamžiku života trpí více než 10 % populace.
Suetonius, Sezarların hayatları hakkında, "Caligula", LVI.Suetonius, De vita Caesarum (Životopisy dvanácti císařů), "Caligula", LVI.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Údajně spolu zmizeli a ztrávili zbytek života.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Denis), který našemu prostředí mohlo zprostředkovat Porýní.
Artık insanların hayatlarını yazmayacağım.Nepíšu věci pro ostatní lidi.
Hepsi kendi hayatları için oynamaktadır."Zaslouží si všechny její úspěchy."
Yazdığı sözler kendi hayatından, arkadaşlarının hayatlarından ve aynı zamanda hayallerden kaynaklanmaktadır.Inspiraci bere ze svého života, v poslední době také ze snů.
Bohemund’un teklifiyle halk hayatlarının bağışlanması karşılığında haraç ödemeyi kabul etti.Ti Embriacy vydali Bohemundovi pod podmínkou, že ušetří jejich životy.
Riskler insanların gelecekteki hayatlarına negatif etkisi olacağı şeklinde endişeye yol açmaktadır.Další oběti na životech by byly škodlivé pro budoucnost naší věci.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.Aproximativ 0,05–2% din populația mondială suferă de anafilaxie la un moment dat de-a lungul vieții.
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Deși sunt unele care se referă la viața în liceu, majoritatea urmăresc viața unor femei adulte.
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.Cu toate acestea, un accident tragic face ca viețile lor să se întâlnească.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Peste 10% din populația globală suferă de migrenă la un moment dat în decursul vieții.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Ei sunt foarte drăguți împreună și rămân așa până la sfârșit.
Bu sebepten dolayı karakterler, aynı sezonun ilerleyen bölümlerinde hayatlarına veda ettiler.(La revedere, dragă...), în care descrie propriile sale experiențe de pe front.
Bu okullarda kızlar ev kadını ve ev yönetimindeki hayatlarına hazırlık yapıyorlardı.Această școală unde erau educate tinerele fete se găsea sub conducerea și administrarea reuniunii.
Bir başka efsanede Türklerin ataları hayatlarını bir mağaranın içinde sürdürmekteydiler.Legenda spune că turcii au ascuns în peșteră o ladă cu aur.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Aproximativ 10% dintre oameni dezvoltă boala într-un anumit punct al vieții lor.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Adună la un loc tot ce ține de viața mea profesională.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.Creșterile fiscale au afectat viața noastră, într-o măsură semnificativă.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.A világ népességének mintegy 0,05–2 százalékánál lép fel anafilaxia életük során.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Kapcsolatuk valamelyest megjavult, de életük végéig külön éltek.
O güne dek hiç çalışmamış bu insanlar hayatlarını kazanmak için çalışmak zorunda kalacaktır.Ebben a felosztásban nem szerepelnek azok, akik a jelenlegi életükben kívánnak profitálni a gyakorlatokból.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod