Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.A hirtelen jött gazdagság megzavarta az életét.
Kurtarıcılarında hayatları zordu.Nehéz éjszakájuk volt a mentőknek.
Özel hayatları da gayet sıkı kurallara bağlı idi.Fegyverzetük is elég speciális volt és szabályokhoz kötött.
Beraber Viyana sokaklarında geçirdikleri saatler, belki de hayatlarının en güzel saatleriydi.A szüleivel tett St. Ives-i látogatások életének talán legboldogabb időszakában voltak.
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".Caiu Suetoniu, Viata a XII Imperatori ('Suetonius 12 császáréletrajza').
Diğerlerinin hepsi hayatlarını kaybetmişlerdi.Mindannyian életüket vesztették.
Suetonius, On iki Sezar'ın hayatları, Sezar'ın Hayatı.2. bekezdés Suetonius: Caesarok élete.
Gökadaların pek çoğu hayatlarında en az bir kez çarpışmaya maruz kalır.A legtöbb kényszeres szenvedélyes szerencsejátékos igennel fog felelni a kérdések közül legalább hétre.
2009 yılında Mason ve Samantha Austin yakınlarındaki San Marcos'ta hayatlarına alışmışlardır.Vuonna 2009 Olivia, Mason ja Samantha tottuvat elämäänsä San Marcosin kaupungissa lähellä Austinia.
Hayatlarını kolaylaştırır.Tekisit jotain elämällesi.
Geriye kalan cumhuriyetler, bağımsız devletler olarak hayatlarına devam etmişlerdir.Kyrenaikan muut kaupunkivaltiot jatkoivat itsenäisinä.
Okumak, günlük hayatlarının büyük bir kısmını oluşturur.Tänään ihmiset viettävät kuvien parissa merkittävän osan päivittäisestä elämästään.
Yüzlerce de kişi hayatlarını kaybetti.Itse he menettivät vain sata miestä.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Karjalan asia on henkeni arvoinen.
Hayatlarındaki, aşklarındaki ve işlerindeki azimlerini görmek bana ilham veriyor."Rakastakaa toisianne teoin, sanoin ja sielunne ajatuksin."
Birçok dişi ve erkek memeli, hayatları boyunca yetişken olarak birçok eş değiştirirler.Monet kalalajit vaihtavat sukupuoltaan elämänsä aikana.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.Περίπου το 0,05–2% του παγκόσμιου πληθυσμού αντιμετωπίζουν περιστατικό αναφυλαξίας κάποια στιγμή της ζωής του.
Philipakopoulos ile hayatlarının sonuna kadar o evde yaşadılar.Μαζί με τον Φιλιππακόπουλο θα ζούσαν στο σπίτι αυτό έως το τέλος της ζωής της Ρόζας.
Suetonius, On iki Sezar'ın hayatları, Sezar'ın Hayatı.Σουητώνιος, The Lives of Twelve Caesars.
Saray hayatının tüm resmiyetine rağmen kraliyet ailesi özel hayatlarında oldukça sıradan bir aileydi.Ιστορικά, όλες οι κατοικίες της βασιλικής οικογένειας ήταν ιδιωτικές.
Plutarch, Paraler Hayatlar" Sezar'ın Hayatı.Plutarch, The parallel lives, The life of Pelopidas Sealey
Sonunda Mariya ve kocası Vasili de iskorbüte yenik düştü ve geri dönüş yolunda hayatlarını kaybettiler.Til sidst blev også Maria Prontjisjtjeva og hendes mand ramt af skørbug og døde på vej tilbage.
Peyzaj, hayatlarımız için ortam sağlar.Lucifer æde mit liv ind.
Benim hayatım, bütün hayatlardan oluşmuş bir hayattır.En proces som må gennemleves i alle livets relationer.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Optagelserne var plaget af problemer.
Artık hayatlarına tek başlarına devam ederler.Hun har bare taget livet i sine egne hænder.
2015 yılında eşi Alpay Başaran ile hayatlarını birleştirmişlerdir.I 2015 utga gruppen sin første EP, We Are Making Love Again.
Bu sayede birbirlerinin hayatlarında ağır şeylerin olduğunu keşfettiler.Dermed kom de i et noe anstrengt forhold til hverandre.
Ancak hayatlarından memnundurlar.Disse holder gjerne sammen livet ut.
13 kişi hayatlarını kaybettei ve şehrin önemli birçok binası hasar gördü.13 mennesker ble drept og mange av bygningene i byen ble ødelagt, noe som forsinket boligprogrammet betydelig.
Plutarch, Paraler Hayatlar" Sezar'ın Hayatı.Plutark:Plutarch's Lives, «The Life of Crassus» og «The Life of Pompey».
Bu sırada öngörülerle birlikte kişisel açıklamalar karakterlerin hayatlarını şekillendirmektedir.Fra og med dette øyeblikket begynner karakterenes liv å flettes sammen.
Özel hayatları da gayet sıkı kurallara bağlı idi.Innbyggerne var også underlagt strenge lover og reguleringer.
Bu da bitkilerin karada hayatlarını sürdürmeleri açısından önem arz eder.Dette er nyttig for plantene som vokser der.
Genel olarak sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır.Orang yang sehat biasa menggunakan berbagai mekanisme pertahanan selama hidupnya.
Plutarch, Paraler Hayatlar" Sezar'ın Hayatı.Plutarkhos, Mestrius, Kehidupan Plutarkhos, "Kehidupan Crassus" dan "Kehidupan Pompey".
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.Mereka menghabiskan sebagian besar waktu mereka di laut.
Kendisi ve kardeşleri Sünni eğitimi görmüşler ve hayatları boyunca Sünni Müslüman olarak yaşamışlardır.Ia dan saudara-saudaranya semuanya hidup sampai dewasa.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Tetapi hal ini tidak terwujud dan mereka tetap hidup bersama hingga akhir hayatnya.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Benda-benda peninggalan dari kehidupannya tersimpan di dalamnya.
Ataların hayatları bu ağaçla bağlanırdı.Nenek moyang telah berpesan bahwa pohon enau sebagai bagian dari kehidupan.
Linç tehdidi hayatlarının bir parçasıydı.Ancaman adalah bagian dari risiko.
Seri, üç kız kardeş Haruka, Kana ve Chiaki Minami'nin günlük hayatlarına odaklanmaktadır.Keluarga Minami terdiri atas 3 anak, yaitu Haruka, Kana, dan Chiaki.
Aralarında liseyi konu alan birkaç manga bulunmasına rağmen çoğunluğu yetişkin kadınların hayatlarını anlatır.Tuy có vài truyện nói về trường trung học, nhưng hầu hết là về cuộc sống của phụ nữ trưởng thành.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.Trên toàn thế giới, có khoảng 0,05-2% dân số bị sốc phản vệ ở một thời điểm nào đó trong cuộc đời.
Rose ve Norah hayatlarını düzeltmek için zorlu mücadelelere gireşeceklerdir.Max và Raul chiến đấu vất vả để trở về an toàn.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Đời sống nhân dân gặp rất nhiều khó khăn.
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".Gaius Suetonius Tranquillus, Tiểu sử 12 hoàng đế, "Caesar".
Eleştirmen Geoff Kluck da:"Batman ve Joker, her ikisi de hayatlarını değiştiren trajediler yaşadılar.Arthur Balfour đã hỏi, "Ông ấy và nhà nhiếp ảnh cả hai đều đang tiêu phí các tính mạng đáng giá.
Gerçek hayatlarında ve filmde küçük kızın bakımı Elsie adlı hizmetçileri tarafından yapılmıştır.Trong cuộc sống thực và trong phim, họ thuê một người giúp việc để chăm sóc con của họ.
Trappistlerin hayatları 6. yüzyılda yazılmış Aziz Benedikt'in kurallarına harfiyen uyarak geçer.Thông lệ này trở thành điều luật lần đầu tiên trong những điều luật của Thánh Benedict ở thế kỷ thứ 6.
Üç ciltlik kitap, ABD tarihinin ilk dönemlerindeki vatansever kadınların hayatlarını yansıtır.この3巻からなる本はアメリカ合衆国初期の愛国的女性の生涯を描いていた。
Hem Lew Jones hem Agnes Jones, Jonestown’da hayatlarını kaybetmiştir.ルーとアグネス・ジョーンズは、二人ともジョーンズタウンで死亡した。
Philipakopoulos ile hayatlarının sonuna kadar o evde yaşadılar.彼女とフィリパコポウロスはその後生涯そこで住むことになった。
Peri Tozu, Perilerin hayatlarında sihir yapmak için kullandıkları tozlardır.毒香水は彼らの魔術を使う為の媒体らしい。
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.家族の生活は苦難に満ちていた。
Biçilmiş hayatlara gecede karşı konur; kaderler gecede değiştirilir.永塚 小夜(ながつか さよ) 円流小太刀の遣い手の女武芸者。
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.数度にわたり仲間の危機を救う。
Hayatlarını kurtarmak için altınları feda etmekten başka çare yoktur.未来を救うためには己の犠牲をもいとわない。
Avrupalı kadınları kendi hayatlarında bir yama olarak görür.ユリカらからは妹のように扱われている。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hayatlar ile cümle - Sayfa 10 - hayatlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App