[İnsanların hayatlarında değişiklik yapmak için sahip oldukları güç][Puterea pe care oamenii o au de a-și schimba propria viață]
İnsanların hayatlarını gerçekten değiştirmek için저는 정말로 시장들이 사람들의 삶을 진정으로 바꾸기 위한
İnsanların hayatlarını gerçekten değiştirmek içinאני באמת מאמין שלראשי ערים יש את המעמד הפוליטי
İnsanların hayatlarını gerçekten değiştirmek içinأنا حقاً اعتقد ان العمد لهم موقع سياسي
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Care este elementul care face diferenţa în calitatea vieţii a fiecărui om?"
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Cosa fa la differenza nella qualità della vita che le persone vivono?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Čo spôsobuje rozdiely v kvalite ľudských životov?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Co wprowadza nową jakość w życiu ludzi?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Co způsobuje rozdíly v kvalitě lidských životů?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Đâu là điều tạo nên khác biệt trong chất lượng cuộc sống?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"무엇이 사람들의 삶의 질의 차이를 가져오게 하는 것일까?"
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Mi segíti elő változást az emberek életminőségében?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"O que faz a diferença na qualidade de vida das pessoas?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne? Performanslarındaki farkı yaratan ne?""Wat maakt het verschil in de levenskwaliteit van mensen en in hun prestaties? "
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"¿Qué hace la diferencia en la calidad de la vida de las personas?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?" Qu'est ce qui fait la différence dans la qualité de vie des gens?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Was macht den Unterschied in der Qualität wie Menschen leben?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Τι κάνει τη διαφορά στην ποιότητα ζωής των ανθρώπων;
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Что изменяет качество жизни людей?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"Що дає різницю в якості життя людей?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"מה יוצר את ההבדל באיכות חייהם של אנשים?
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"مالذي يوجد الفرق في نوعية الحياة التي يعيشها الناس؟
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?ということです
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.Cele mai multe celule din corpul omenesc își văd de treaba lor în fiecare zi în mod respectabil.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.De meeste cellen in het menselijk lichaam gaan gewoon hun eigen gang.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.Die meisten Zellen des menschlichen Körpers machen ja einfach täglich ihren Job, und das ziemlich ordentlich.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.인간의 몸에 있는 대부분의 세포는 매일 자신의 역할을 훌륭하게 수행합니다
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.La mayoría de las células del cuerpo humano actúan de manera normal en el día a día y de una forma respetable
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.Molte cellule nel corpo umano fanno il loro lavoro normalmente, ogni giorno, in modo soddisfacente.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.Většina buněk v lidském těle prostě dělá každý den velmi úctyhodně, co má.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.Większość komórek naszego ciała na co dzień prawidłowo wykonuje swoje zadania.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.רוב התאים בגופינו חיים ופועלים ומבצעים את תפקודם היומיומי כיאות.
İnsan vücudundaki çoğu hücre, kendi hayatlarını günlük olarak oldukça saygın bir şekilde devam ettirirler.معظم الخلايا في الجسم البشري تعمل بشكل يومي بشكل معتبر
İrilerinden! İnsanlar hayatlarını bıçaksız sürdürüyor, haberin var mı?Mal dran gedacht, ohne Messer zu leben?
İrilerinden! İnsanlar hayatlarını bıçaksız sürdürüyor, haberin var mı?¿Nunca ha pensado que se puede vivir sin cuchillos?
İrilerinden! İnsanlar hayatlarını bıçaksız sürdürüyor, haberin var mı?Вам никогда не приходила в голову мысль, что можно жить без ножей?
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Așa că, atât de incredibilă este relația dintre lumea crimei și lumea terorii și propria noastră viață.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Det er så utroligt forholdet er mellem verdenen af kriminalitet, verdenen af terror og vores eget liv.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.이처럼 범죄, 테러 세계와, 우리의 생활의 관계가 놀라울 정도로
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Taki niesamowity jest właśnie związek między światem przestępczym, światem terroryzmu i naszym życiem.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Takto neuvěřitelné jsou vztahy mezi světem zločinu a světem terorismu a našimi životy.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Takýto neuveriteľný je vzťah medzi svetom kriminality, svetom teroru a našim vlastným životom.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Voici à quel point le lien est incroyable entre le monde du crime, celui du terrorisme et notre propre vie.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Вот как невероятна связь между миром преступности и миром терроризма и нашей собственной жизнью.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.Ось який неймовірний звязок між світом злочинності, світом тероризму і нашим власним життям.
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.אז, זו היא כמה מדהימה מערכת היחסים בין עולם הפשע ועולם הטרור,
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.لذا , هذا هو العلاقة التي لا تُصدق بين عالم الجريمة وعالم الإرهاب ,
İşte, terör dünyası, suç dünyası ve bizim hayatlarımız arasındaki ilişki bu kadar şaşırtıcı.テロの世界と 私たちの世界の 驚くべき関係です
İyi dinleyin. Çünkü bu hayatları kurtarabilir. Bu çalışmada Amerika'da.잘 들으시는 게 좋을거예요. 이 사실이 당신의 생명을 살릴 수 있거든요.
İyi dinleyin. Çünkü bu hayatları kurtarabilir.E ouçam bem, porque este estudo também pode ter salvo uma vida.
İyi dinleyin. Çünkü bu hayatları kurtarabilir.I słuchajcie, ponieważ badanie to również może uratować życie.
İyi dinleyin. Çünkü bu hayatları kurtarabilir.Lebo táto štúdia Vám môže zachrániť život.
İyi dinleyin. Çünkü bu hayatları kurtarabilir.Och lyssna noga, för den här studien kan också rädda liv.
İyi dinleyin. Çünkü bu hayatları kurtarabilir.Слушайте внимательно, потому что этот эксперимент также может спасти жизнь.
İyi hayatlar. Sonuna kadar git.Passe une bonne vie, allons jusqu'au bout.
İyiyim, uyuşturucu hayatları mahvediyor.Não estou, drogas destroem vidas
İyiyim, uyuşturucu hayatları mahvediyor.¡No señor! Las drogas arruinan vidas
İyiyim, uyuşturucu hayatları mahvediyor.Tentu tidak, narkoba merusak hidup
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.A holčičí mozky jsou jako špagety; všechno v jejich životě je se propojené se vším ostatním.
Kadın beyinleri ise spagetti gibidir, hayatlarındaki her şey diğer her şey ile bağlantılıdır.A lányok agya pedig olyan, mint a spagetti; az életükben minden mindennel összekapcsolódik.