Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Και όλη την ζωή τους θα μαζεύουν κομμάτια από διαφορετικά μέρη και τα ενώνουν σε ένα βιτρό.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.Всю свою жизнь они будут собирать части различных мест и складывать их вместе в единый витраж.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.וכל חייהם יעברו בנטילת פיסות ממקומות שונים וצירופן ביחד למין תשבץ שלם המורכב כאילו מפיסות זכוכית צבעוניות.
Hayatlarının tamamı birçok farklı yerden parçalar alıp onları mozaik cam üzerine yerleştirmekle geçecek.それをステンドグラスのように 組み立てながら 人生を送ります 彼らにとって 故郷とは 進行中の作品なのです
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Au lieu de ça, ils organisent leurs vies de manière à faire constamment une activité physique.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Całe ich życie opiera się jednak na ciągłej aktywności fizycznej.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Ehelyett úgy alakítják az életüket, hogy folyamatosan mindenféle fizikai tevékenységre legyen szükségük.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.En su lugar, organizan sus vidas de tal manera que están obligados a realizar actividad física.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.In effetti, tutte loro impostano la loro vita in modo tale da dover sempre svolgere attività fisica.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.In plaats daarvan hebben ze een leven waarin ze constant lichamelijke activiteit hebben.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.In schimb, isi organizeaza vietile astfel incat sa fie constant implicati in activitati fizice.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Istället, ordnar de sina liv så att de konstant utför fysisk aktivitet.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.I stedet for er deres liv indrettet sådan at de konstant presses til at være fysisk aktive.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.대신 늘 신체적인 활동에 임할 마음의 준비를 하고 있습니다.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Namísto toho během svého života neustále něco fyzicky dělají.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Namun mereka mengatur hidupnya agar selalu terdorong melakukan aktivitas fisik.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Stattdessen, organisieren sie ihr Leben so, dass sie sich ständig zu körperlicher Aktivität anspornen.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Thay vào đó, họ tạo cuộc sống khiến họ thể dục hàng ngày.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Αντ'αυτού, χτίζουν τις ζωές τους έτσι ώστε να ωθούνται προς σωματικές δραστηριότητες.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Вместо това, те настройват живота си, така че да са постоянно подтиквани към физическа активност.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Вместо этого они так организовали свою жизнь что она их постоянно подталкивает к физической деятельности.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.Замість того, вони організовують своє життя таким чином, щоб завжди бути активними.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.במקום זה, הם מסדרים את חייהם כך שבאופן קבוע הם נדרשים לבצע פעילות גופנית.
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.بدلا من ذلك , هم يضعون قاعده لحياتهم لذلك يحثون على الانتظام بالنشاط البدني .
Hayatlarını öyle bir şekilde kurmuşlar ki sürekli bir fiziksel aktivite içindeler.常に肉体活動を要求するようになっています あの100歳になる沖縄の女性達は
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.A terror fenyegetése alakította az életüket.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.C'était la menace de la terreur qui façonnait leur vie.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.De dreiging van terreur vormde hun levens.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Es war die Terrorgefahr, die ihr Leben formte.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Hrůza utvářela jejich životy.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.그들은 항상 테러의 위협밑에서 생활을 했지요
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.La amenaza del terror fue lo que definió sus vidas.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.La minaccia del terrore ha determinato le loro vite.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Rädsla för terrorhandlingar formade deras liv.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Temiam ser bombardeadas. A vida delas era moldada pelo terror.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Teroarea le-a modelat vieţile.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Terror rządził ich życiem.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Ήταν η απειλή του τρόμου που σχηματοποιήσε τις ζωές τους.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Заплахата от терор бележи живота им.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.Террор формировал их жизнь.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.היה זה איום הטרור שעיצב את חייהם.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.التهديد بالإرهاب هو ماشكّلَ حياتهم.
Hayatlarını şekillendiren terör tehdidiydi.そんな人生を過した老人たちが来ては
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Bakteri harus mencari nafkah.
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Devono guadagnarsi da vivere.
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Las bacterias tienen que ganarse la vida.
Hayatlarını sürdürmeleri gerekiyor.Бактериите трябва да си изкарват прехраната.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.De sætter deres liv på spil for os, for jer og vi kan ikke svigte dem.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Ei își riscă viețile pentru noi, pentru voi și nu putem să îi dezamăgim.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Eles colocam a vida em risco, por nós, por vocês, e nós não os podemos desapontar.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Életüket teszik kockára, értünk, önökért, és mi nem hagyhatjuk cserben őket.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Ellos ponen sus vidas en juego por nosotros, por ti, y no podemos defraudarlos.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Họ đã đặt mạng sống của mình trên tuyến hào, vì chúng ta, vì các bạn, và chúng ta không thể làm họ thất vọng.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Ils mettent leurs vies en jeu, pour nous, pour vous, et nous ne pouvons pas les laisser tomber.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Kładą swoje życie na szali dla nas, dla was, i nie możemy ich zawieść.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.그들은 여러분, 당신들을 위해서 그들의 삶을 걸었습니다. 그들을 실망시킬 순 없습니다.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Mettono le loro vite a repentaglio per noi, per voi, e non possiamo voltar loro le spalle.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Nasazují své životy, za nás, za vás, a nemůžeme je zklamat.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Sie setzen ihr Leben aufs Spiel für uns, für Sie, und wir können sie nicht im Stich lassen.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Zij zetten hun leven op het spel, voor ons, voor jullie en we kunnen ze niet in de steek laten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod