Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Χρησιμοποίησαν ανθρώπινες ζωές για να φτιάξουν... ...τη Φιλοσοφική Λίθο...
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Жизни людей, используемые для создания... Философского Камня...
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Canalizo sus historias para que tengan un lugar a dónde volver y mirar sus vidas y sus posibilidades.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Le canalizez trecutul, ca să aibă un loc în care să se întoarcă să îşi privească viaţa şi posibilităţile ei.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Megidézem a történetüket, hogy legyen, ahová visszamehessenek és láthassák az életüket és a lehetőségeket.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Przetwarzam ich historie żeby mieli do czego wracać aby spojrzeć na swoje życie i możliwości.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Sleduji jejich historii tak, aby měli místo kam se vracet a dívat se na svůj život a jeho možnosti.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Usmerňujem ich dejiny, aby tak mali miesto, kam sa vrátiť a pozrieť sa na svoj život a jaho možnosti.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Насочвам техните истории за да имат те място, на което да се върнат и да видят живота си и възможностите си.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Я направляю их историю, чтобы им было, куда вернуться, взглянуть на свою жизнь и возможности.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.Я спрямовую їхню історію так, щоб їм було куди повернутись, поглянути на своє життя та можливості.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.אני מתעלת את ההיסטוריה שלהם כך שיהיה להם מקום לשוב אליו להתבונן בחייהם והאפשרויות הגלומות בם.
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.وأوجه تاريخهم ليجدوا مكانًا يعودوا إليه ويتأملوا حياتهم بكل احتمالاتها
Geçmişlerini deşiyorum böylece geçmişe dönüp hayatlarını ve sunulan imkanları tartabiliyorlar.人生とその可能性に目を向けるための 場所を提供するのです それらをフロイトの街と読んでいます
Gelecek nesillerin hayatlarını değiştirebilecek potansiyele sahibiz.다음 세대의 삶을 변화시키는 모든 가능성이 바로 여기에 있습니다.
Gelecek nesillerin hayatlarını değiştirebilecek potansiyele sahibiz.ויש לנו כאן את כל הפוטנציאל לשנות את החיים של דורות העתיד -
Gelecek nesillerin hayatlarını değiştirebilecek potansiyele sahibiz.ولدينا الكثير من الامكانيات لتغيير حياة الكثير ممن حولنا من اجل الاجيال القادمة
Gelecek nesillerin hayatlarını değiştirebilecek potansiyele sahibiz.次の世代の暮らしぶりは がらりと変わるでしょう 兵士や
Görünen o ki bu seanslara katılan bütün kadınlar önceki hayatlarında그러고 보니, 그녀가 리딩을 통해 알려주는 전생의 여자들은
Görünen o ki bu seanslara katılan bütün kadınlar önceki hayatlarındaמתברר שהנשים שעבורן היא מבצעת את התקשור הזה
Görünen o ki bu seanslara katılan bütün kadınlar önceki hayatlarındaتبين أن النساء الاتي تعطيهن هذه القراءات
Görünen o ki bu seanslara katılan bütün kadınlar önceki hayatlarında客の女性は バビロニアのお姫様か何かだったというのです
Harekete geçmek için bir dürtü oluştu, ben de kaybolan diğer hayatları çizmeye başladım.Ebbi la conferma per continuare il lavoro, così sono andata avanti a ritrarre tante altre vite perdute.
Harekete geçmek için bir dürtü oluştu, ben de kaybolan diğer hayatları çizmeye başladım.Het versterkte het gevoel om iets te doen dus heb ik nog veel meer portretten van verloren levens geschilderd.
Harekete geçmek için bir dürtü oluştu, ben de kaybolan diğer hayatları çizmeye başladım.Αυτό μου έδωσε δύναμη να δράσω, έτσι συνέχισα στο να ζωγραφίσω ακόμα περισσότερες ζωές που χάθηκαν.
Harekete geçmek için bir dürtü oluştu, ben de kaybolan diğer hayatları çizmeye başladım.Это укрепило импульс действовать, поэтому я продолжила рисовать портреты людей, которых уже нет.
Harekete geçmek için bir dürtü oluştu, ben de kaybolan diğer hayatları çizmeye başladım.شعرت بالرغبة في القيام بشيء ما، لذلك رسمته.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Det här kommer från ögonblicksupplevelser i människors liv.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Die erste betrifft die Zufriedenheit.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Dit komt dus uit actuele ervaringen van mensen.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Elles sont tirées des expériences moment par moment de la vie des gens
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Ha visszaemlékeznek ez az emberek valódi életének pillanatról pillanatra zajló tapasztalata.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.사람들이 가진 순간 순간의 경험을 순간에 따라 포착한 것입니다
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Mowa o bieżących, codziennych przeżyciach.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Nezabúdajte, sú to odpovede ľudí o ich momentálnom prežívaní v ich reálnom živote.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Nezapomeňte, tyto data jsou získána ze zkušeností reálných lidí v reálném čase.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Recuerden, esto proviene del tipo de experiencia en cada momento de la vida de las personas.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Ricordate, questo proviene dall'esperienza momento-per-momento nella vita reale delle persone.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Vizează experiența de moment din viața reală a oamenilor.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Θυμηθείτε είναι από τις στιγμιαίες εμπειρίες στις ζωές των ανθρώπων.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Запомнете, те са от моментните преживявания в реалния живот на хората.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.Пам'ятайте, ці відповіді - переживання даного моменту людини у реальному житті.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.חוויות ריגעיות מחייהם האמיתיים של אנשים.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.من تجارب لحظية في حياة أناس حقيقيون.
Hatırlarsanız, bu veriler bir anlamda insanların gerçek hayatlarındaki anlık deneyimlerinden toplandı.質問は3つあります 1つ目は幸福に関するものです
Hayatlar, istatistik değil.Het zijn levens, geen getallen.
Hayatlar, istatistik değil.Vidas, no estadísticas.
Hayatlar, istatistik değil.Vies, pas statistiques.
Hayatlar, istatistik değil.Ζωές, όχι στατιστικά νούμερα.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.A kapcsolat ad értelmet és jelentést életünknek.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.C'est ce qui donne un but et du sens à nos vies.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Das ist es, was unserem Leben einen Zweck und Bedeutung verleiht.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Det är vad som ger ändamål och mening i våra liv
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Det er det der giver formål og mening i vores liv.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.E ciò che dà uno scopo ed un significato alle nostre vite.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Ele dau scop şi sens vieţilor noastre.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.É o que dá sentido e significado à nossa vida.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Es lo que nos da sentido y finalidad a nuestras vidas.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Het geeft ons een doel en ons leven zin.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Hubunganlah yang memberi arti dan tujuan pada hidup.