Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Män löper nämligen mycket större risk att dö i en olycka mitt i livet.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Mannen hebben veel meer kans om een toevallige dood te sterven in de bloei van hun leven.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Pria jauh lebih mungkin meninggal dalam usia emas kehidupannya.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.To mężczyźni częściej giną nagle w kwiecie wieku.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Τα αρσενικά έχουν μεγαλύτερες πιθανότητες να πεθάνουν από ατύχημα στο άνθος της ηλικίας τους.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Много по-вероятно е мъж да загине в разцвета на живота си.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Мужчины более склонны к смерти от несчастного случая в расцвете сил.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Чоловіки набагато схильніші до випадкової смерті у розквіті життя.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.לגברים יש סבירות הרבה יותר גבוהה למות באופן לא צפוי בשלב מוקדם של חייהם.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.الذكور أكثر عرضةً للموت العرضي في شبابهم.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.更に配偶者から
Eski askerlerin çoğu savaş esnasındaki ortak deneyimlerinin hayatlarının en üst noktası olduğunu söyler."전투에서 함께했던 고생의 경헙들이 인생에서" "가장 절정의 순간이였다고 생각합니다."
Eski askerlerin çoğu savaş esnasındaki ortak deneyimlerinin hayatlarının en üst noktası olduğunu söyler.là cao điểm trong cuộc đời họ.
Eski askerlerin çoğu savaş esnasındaki ortak deneyimlerinin hayatlarının en üst noktası olduğunu söyler.Sok veterán elismeri, hogy a fronton való közös erőfeszítés megtapasztalása életük csúcspontja volt.
Eski askerlerin çoğu savaş esnasındaki ortak deneyimlerinin hayatlarının en üst noktası olduğunu söyler.שהחוויה של מאמץ משותף בקרב היתה אחד משיאי חייהם.
Eski askerlerin çoğu savaş esnasındaki ortak deneyimlerinin hayatlarının en üst noktası olduğunu söyler.بأن تجربة التعاون الجماعي في الحرب كانت الفارق الأمثل لحياتهم.
Eski askerlerin çoğu savaş esnasındaki ortak deneyimlerinin hayatlarının en üst noktası olduğunu söyler.人生の最高の時であったと認めるでしょう。 「私」は無意識に「私たち」に移り、
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Az ősi Egyiptomiak a mindennapi életükhöz tárgyakat használtak szimbolumokként.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.De gamla Egyptierna använde objekt från sina vardagsliv som symboler.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Die antiken Ägypter nutzen Dinge aus ihrem alltäglichem Leben als Symbole
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Les anciens égyptiens utilisaient des objets de leur vie quotidienne comme symboles.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Los antiguos egipcios usaban objetos de su vida cotidiana como símbolos.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Os antigos egípcios usavam objectos do seu quotidiano como símbolos.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Starověcí Egypťané používali objekty z jejich každodenního života jako symboly.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Staroveký Egypťania používali objekty z ich každodenného života ako symboly.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.Древните египтяни използвали обекти от своето ежедневие като символи.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.המצרים הקדומים השתמשו בעצמים מחיי היום יום כסמלים.
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.كما استخدم المصريون القدماء الصور من حياتهم اليومية كرموز
Eski Mısırlılar günlük hayatlarından objeleri sembol olarak kullandılar.シンボルとして用いていた。 棒が1、牛の拘束具が10、
Eski Mısırlılarsa sembol olarak gündelik hayatlarinda ki nesneleri kullandılar.Starovekí Egypťania používali predmety z každodenného života ako symboly.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.A designerek, akik az interakció-design viselkedésével foglalkoznak, befolyásolják az életünk egészét.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.Designer, die Verhalten im Interaktionsdesign behandeln, was den Rest unseres Lebens beeinflusst.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.영향을 미치는 행동을 디자인합니다. 영향이 우리와 스크린의 교류에서 끝나는게 아니죠.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.Ontwerpers die gedrag in interactiedesign aanpakken beïnvloeden de rest van ons leven.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.Дизайнери, що мають справу з інтерактивом, проектують моделі поведінки, що впливатимуть на решту нашого життя.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.מעצבים שמתמודדים עם התנהגויות עיצוב אינטראקטיבי שעומדות להשפיע על שארית חיינו.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.المصممين التي تتعامل مع سلوكيات تصميم التفاعل تلك التي تذهب إلى التأثير على بقية حياتنا.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.私たちの今後の生活に 影響を与えます デザインされる挙動は 画面上のものに限りません
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Este é o dia do cinema que ela organizou, em que todos os miúdos iam ao cinema.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.이미 입양된 많은 아이들은 고아원의 다른 아이들에게 자신이 어떻게 살고 있고 또 새 가족은 어떤지 편지에 적어서 보내 주었습니다.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Nhiều đứa bé sau khi được nhận nuôi, đã viết thư cho những đứa trẻ khác, kể về cuộc sống với gia đình mới.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Wiele dzieci oddanych do adopcji pisywało do reszty, opowiadając o swoim życiu w nowej rodzinie.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Многие из усыновленных детей писали остальным, рассказывая о своей жизни с новыми семьями.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.Много от децата, които бяха осиновени, пишеха на другите деца, разказвайки им за живота им с новите семейства.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.הרבה מהילדים שאומצו כתבו לילדים האחרים, וסיפרו להם על החיים שלהם עם המשפחות החדשות שלהן.
Evlat edinilen çocukların çoğu mektup yazarak yeni hayatlarını ve ailelerini anlatıyorlar.他の子供達に手紙を送ってくれました。そこには新しい家族との生活が どんな感じか教えてくれるんです だからそんな手紙がくるときはとても大騒ぎでした
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Cei căsătoriţi au şanse duble la vieţi îndelungate faţă de cei necăsătoriţi.
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Le persone sposate hanno il doppio delle probabilità di vivere a lungo rispetto a quelle non sposate.
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Los casados tienen el doble de probabilidad de tener vidas más largas que los solteros.
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Małżeństwa mają dwukrotnie większe szanse na długie życie niż osoby stanu wolnego.
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Οι παντρεμένοι έχουν διπλάσιες πιθανότητες μακροβιότητας από τους ανύπαντρους.
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.Семейные пары имеют вдвое больше шансов прожить дольше, чем не состоящие в браке.
Evli insanların uzun hayatlar yaşama şansı evli olmayanların iki katıdır.לאנשים נשואים יש סיכוי כפול לחיות יותר מאשר אנשים לא נשואים.
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Ihmishenkiä käytettiin Viisasten Kiven valmistamiseen.
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Ludzkie życia składające się na Kamień Filozoficzny...
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Människor som är ingredienser för att göra De Vises Sten.
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Mennesker som ingredienser til at skabe De Vises Sten.
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Vidas humanas usadas para criar... A Pedra Filosofal...
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Vidas humanas usadas para fabricar... la Piedra Filosofal...
Felsefe Taşı yapmak için... kullanılan insan hayatları...Vite umane usate per creare... la Pietra Filosofale...