Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.우리 삶에 목적과 의미를 부여하는 것은 바로 '연결'이죠.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Nó là điều mang lại mục tiêu và ý nghĩa cho cuộc sống của chúng ta.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Oni dávajú zmysel a cieľ našim životom.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Se antaa päämäärän ja tarkoituksen elämällemme.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.To je tisto, kar daje namen in smisel našim življenjem.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.To je to, co dává naším životům význam a účel.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.To właśnie one nadają cel i znaczenie naszemu życiu.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Είναι αυτό που δίνει σκοπό και νόημα στις ζωές μας.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Отношения - цель и смысл нашей жизни.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Стосунки - це мета і зміст нашого життя.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.Тя дава причина и значение в нашият живот.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.הוא מה שמעניק מטרה ומשמעות לחיינו.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.إنه هو الذى يعطى حياتنا مغزىً ومعنى.
Hayatlarımıza amaç ve anlam veren şey bu.関係性とはそういうものです
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Deja prea multe vieţi în vieţile noastre, prea multe şanse la nefericire, prea multe trecuturi de neexplicat.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Già troppe vite nelle nostre vite, troppe occasioni per soffrire, troppi passati che mancano all'appello.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.우리의 인생에는 이미, 너무 많은 인생들이 있지. 너무도 많은 슬픔의 기회들, 과거의, 너무도 많이 설명되지 않은 것들.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Schon zu viele Leben in unseren Leben, zu viele Gelegenheiten für Trauer, zu viele ungeklärte Vergangenheiten.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Trop de vies dans nos vies déjà; trop d'occasions pour la tristesse, trop de passés inexpliqués.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Ya hay demasiadas vidas en nuestras vidas, demasiadas oportunidades para la pena, demasiados pasados perdidos.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Zbyt wiele życia innych w naszym życiu, zbyt wiele okazji do łez, zbyt wiele niewyjaśnionych przeszłości.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.Твърде много животи вече в нашите животи, твърде много шансове за тъга, твърде много минало без свидетелства.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.חיים רבים מדי כבר שלובים בחיינו, יותר מדי הזדמנויות לצער, יותר מדי אירועי-עבר לא-מוסברים.
Hayatlarımızda zaten çok fazla hayat var, üzüntü için çok fazla olasılık, çok fazla hesaba katılmamış geçmiş.أرواح كثيرة في حياتنا فعلا , كثير من الفرص للندم , كثيرون من مجهولي المصير للماضي .
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Noi viviamo la nostra vita ricercando la felicità "li fuori", come se fosse una merce.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.On vit sa vie à la poursuite du bonheur "qui se trouve quelque part," comme s'il s'agissait d'un produit.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Úgy élünk, hogy a boldogságot "ott kint" keressük, mint egy árucikket.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Vi lever våra liv och jagar lyckan "där ute" som om den vore en sak.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Vivimos nuestras vidas buscando la felicidad "allá afuera" como si fuera una mercancía.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Wir leben unser Leben und verfolgen das Glück "da draußen" als wäre es eine Ware.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Žijeme naše životy v honu za štěstím "tam někde" jako kdyby to bylo zboží.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Żyjemy, poszukując szczęścia "tam" jakby było towarem.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Ζούμε τη ζωή μας να επιδιώκουν την ευτυχία "εκεί έξω" σαν να είναι εμπόρευμα.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Мы живём в поисках счастья во внешнем мире, как будто это товар.
Hayatlarımızı mutluluğu "dışarıda" arayarak yaşıyoruz, mutluluk sanki bir eşyaymış gibi.Ние живеем, преследвайки щастието "там отвън", сякаш то е някаква стока.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Cuộc sống con lại của chúng ta sẽ là tương lai.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.De rest van ons leven gebeurt in de toekomst.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Der Rest unseres Lebens findet in der Zukunft statt.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Életünk hátralevő részét a jövőben fogjuk leélni.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.El resto de nuestras vidas estará en el futuro.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Le reste de nos vies sera dans le futur.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Loppuelämämme on tulevaisuutta.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak. Onu şimdi hazırlamalıyız.우리의 여생은 미래에 있으며 우리는 지금 미래를 위해 준비해야 합니다.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak. Onu şimdi hazırlamalıyız.Наше життя залежить від майбутнього і варто готуватися до нього зараз.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak. Onu şimdi hazırlamalıyız.שארית חיינו יתרחשו בעתיד. עלינו להיערך לקראת זה עכשיו.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak. Onu şimdi hazırlamalıyız.بقية عمرنا سيكون في المستقبل . نحتاج أن نجهّز له الآن .
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak. Onu şimdi hazırlamalıyız.世界の統治機構が時代遅れになっていることを理解する必要があります
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.O resto da nossa vida está no futuro.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Restul vieţilor noastre va fi în viitor.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Sisa hidup kita berada di masa depan.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Vivremo il resto della nostra vita nel futuro.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Zbytek našich životů prožijeme v budoucnosti.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Zvyšok života prežijeme v budúcnosti.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Η υπόλοιπη ζωή μας θα είναι στο μέλλον.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Каждый из нас проживёт оставшуюся часть жизни в будущем.
Hayatlarımızın geri kalanı gelecekte olacak.Остатъкът от живота ни ще бъде в бъдещето.
Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..Nous donnons nos vies pour toi Darea...
Hayatlarımızı simbiotik olarak yeteneklerimizi ortaya çıkaracak olay ve durumlara bağlı olarak oluştururuz.우리는 우리가 만들어 가는 상황 속에서 우리의 끼와 재능을 발견하고 시험하는 동안 공생하며 삶을 만들어갑니다.
Hayatlarımızı simbiotik olarak yeteneklerimizi ortaya çıkaracak olay ve durumlara bağlı olarak oluştururuz.Nous créons nos vies en symbiose en découvrant nos talents en relation avec les circonstances
Hayatlarımızı simbiotik olarak yeteneklerimizi ortaya çıkaracak olay ve durumlara bağlı olarak oluştururuz.Tworzymy je symbiotycznie gdy odkrywamy nasze talenty w odpowiednich do tego sytuacjach.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hayatlar ile cümle - Sayfa 36 - hayatlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App