Eğer etkili olursa, tehlikede olan hayatların üçte ikisini kurtarabilir.ושיציל מעל שני-שלישים מכל הנפשות, אם יתגלה כיעיל.
Eğer etkili olursa, tehlikede olan hayatların üçte ikisini kurtarabilir.وسيحافظ ذلك على حياة أكثر من الثلثين أن نجح
Eğer etkili olursa, tehlikede olan hayatların üçte ikisini kurtarabilir.こうした新しい手段を用いても
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.A csapatomban, egy vagy két kollégám élete ettől a tapasztalattól megromlott.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Dalam tim saya, kehidupan dari satu atau dua orang rekan kerja saya telah dikotori oleh pengalaman ini.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Dans mon équipe, les vies d'un ou deux de mes collègues ont été entachées par cette expérience.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.En mi equipo las vidas de uno o dos de mis colegas fueron marcadas por esta experiencia.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.În echipa mea, vieţile unuia sau doi colegi de-ai mei au fost marcate de această experiență.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.In meinem Team wurde das Leben von ein oder zwei meiner Kollegen belasted durch diese Erlebnisse.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.In mijn team hadden een paar collega's het erg moeilijk met deze procedure.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.제 팀에서는 제 동료들의 몇몇 삶이 이런 체험으로 얼룩졌습니다.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Na minha equipa, as vidas de um ou dois de meus colegas foram contagiadas por esta experiência.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Nella mia squadra, la vita di un paio di miei colleghi è stata segnata da questa esperienza.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Trong nhóm của tôi một hay hai đống nghiệp của tôi bị những sự kiện này ám ảnh đến suốt cuộc đời.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.V mém týmu byly životy několika mých kolegů poskrvněny touto zkušeností.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.V mojom tíme boli životy jedného alebo dvoch kolegov touto skúsenosťou poznačené.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.W moim zespole życie jednego czy dwóch moich kolegów było naznaczone tym doświadczeniem.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Στην ομάδα μου, οι ζωές ενός ή δυο συναδέλφων μου στιγματίστηκαν από αυτή την εμπειρία.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.В моя колектив, животът на един или двама от моите колеги бе помрачен от това преживяване.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Подібний досвід зіпсував життя кільком колегам в моїй команді.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.Подобный опыт испортил жизнь нескольким коллегам в моей команде.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.בצוות שלי, החיים של אדם אחד או שניים הוכתמו ע"י החוויה.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.في فريقي، حياة واحد أو إثنين من زملائي كانت ملوثة بهذه التجربة.
Ekibimde, meslektaşlarımdan bir ya da ikisinin hayatları, bu deneyimle lekelenmişti.心理的に追い込まれた同僚が 一人か二人いました 感情を抑えて仕事をした仲間がいたかもしれませんが
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Hans Excellence King Bradley og hans søn Selim - - omkom under tumulten.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Hans excellens King Bradley och hans son Selim- -omkom under tumultet.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Jego Ekscelencja King Bradley i jego drogi syn Selim stracili życie w ogólnej zawierusze.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Ylipäällikkö King Bradley ja hänen poikansa Selim- -saivat surmansa sekasorron keskellä.
Ekselansları Başkumandan King Bradley ve sevgili oğlu Selim bu kargaşa sırasında hayatlarını kaybetti.Верховный главнокомандующий Кинг Брэдли и его любимый сын Селим лишились жизней в ходе этих беспорядков.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.A legsikeresebb technológia nem áll utunkba, és segít élni az életünket.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.A tecnologia com mais sucesso é a que não atrapalha e nos ajuda a viver a nossa vida.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Cea mai de succes tehnologie se dă la o parte şi ne ajută în vieţile noastre.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Công nghệ thành công nhất đang tự tránh đường và giúp ta sống cuộc sống của chúng ta.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.De meest succesvolle technologie ruimt de weg en helpt ons om ons leven te leven.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Die erfolgreichsten Technologien stehen uns nicht im Weg und helfen uns dabei, unser Leben zu leben.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.가장 성공적인 기술은 우리의 방식을 방해하지 않고 우리가 우리의 삶을 살 수 있도록 도와주는 겁니다.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.La technologie la plus réussie s'efface et nous aide à vivre nos vies.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.La tecnologia di maggior successo si fa da parte e ci aiuta a vivere le nostre vite.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.La tecnología más exitosa se hace a un lado y nos ayuda a vivir nuestras vidas.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Najbolj uspešna tehnologija se umakne in nam pomaga živeti naša življenja.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Najúspešnejšia technológia ustupuje z cesty a pomáha nám žiť naše životy.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Ta nejúspěšnější technologie nám ustoupuje z cesty a pomáhá nám žít naše životy.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Zwycięska technologia usuwa się w cień i pomaga nam w życiu codziennym.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Η πιο αποτελεσματική τεχνολογία βγαίνει από την πορεία της και μας βοηθά να ζήσουμε τις ζωές μας.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Найбільш успішні технології стають невидимими і допомагають нам жити своїм життям.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Най-успешната технология престава да бъде пречка, и ни помага да живеем живота си.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.Самая успешная технология отходит на второй план и помогает нам жить нашей жизнью.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.הטכנולוגיה הטובה ביותר היא לא מפריעה ועוזרת לנו לחיות את חיינו.
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.وبعض اهم التكنولوجيات .. تدخلت لكي تحسن حياتنا .. وتساعدنا .. وتزيد من كفاءة معيشتنا ..
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.最成功嘅技術係幫我哋排除障礙, 幫助我哋生活得更美好。
En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar.豊かな人生を支えるのです そして、それは
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.A férfiak sokkal nagyobb valószínűséggel halnak hirtelen halált életük teljében.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Bărbaţii sunt mult mai predispuşi să moară în accidente în floarea vârstei.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Đàn ông thường có nguy cơ đột tử vào giai đoạn đỉnh cao trong cuộc đời họ.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Det er meget mere sandsynligt for mænd at dø en utilsigtet død i deres bedste alder.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Há uma probabilidade muito maior de os homens sofrerem uma morte acidental em tenra idade.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.I maschi hanno più probabilità di morire per un incidente nel fiore degli anni.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.남성들은 여성보다 인생의 황금기때 사고사로 숨질 확률이 훨씬 더 높기 때문입니다.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Les hommes sont beaucoup plus susceptibles de mourir d'une mort accidentelle dans la fleur de l'âge.
Erkeklerin, hayatlarının en aktif zamanlarında bir kaza sonucu ölme ihtimalleri çok daha yüksektir.Los hombres son más propensos a morir en accidentes en la flor de la vida.