Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Aby zahamował duszę jego od dołu, a żywot jego aby na miecz nie trafił.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Afin de garantir son âme de la fosse Et sa vie des coups du glaive.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.A zachoval duši jeho od jámy, a život jeho aby netrefil na meč.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.ca să -i păzească sufletul de groapă şi viaţa de loviturile săbiei.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Cứu linh hồn họ khỏi cái huyệt, Và mạng sống khỏi bị gươm giết,
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Cứu linh_hồn họ khỏi cái huyệt , Và mạng sống khỏi bị gươm giết ,
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.da odtegne dušo njegovo izpred jame in življenje njegovo, da ne leti v strelo.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.for å berge hans sjel fra graven og hans liv fra å rammes av det drepende spyd.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.holde hans Sjæl fra Graven, hans Liv fra Våbendød.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.그는 사람의 혼으로 구덩이에 빠지지 않게 하시며 그 생명으로 칼에 멸망치 않게 하시느니라
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.para librar su alma de la fosa y su vida de ser traspasada por la lanza
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.para reter a sua alma da cova, e a sua vida de passar pela espada.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.per preservarne l'anima dalla fossa e la sua vita dalla morte violenta
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.säästääkseen hänen sielunsa haudasta ja hänen henkensä syöksymästä peitsiin.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Så bevarar han hennes själ från graven och hennes liv ifrån att förgås genom vapen.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Tidak dibiarkan-Nya mereka mengalami kehancuran; dilindungi-Nya mereka dari kematian
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.und verschone seine Seele vor dem Verderben und sein Leben, daß es nicht ins Schwert falle.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Visszatartja lelkét a romlástól, és életét hogy azt fegyver ne járja át.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Zdržuje jeho dušu od jamy a jeho život, aby nenadišiel na meč.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Προλαμβανει την ψυχην αυτου απο του λακκου και την ζωην αυτου απο του να διαπερασθη υπο ρομφαιας.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.Предпазва душата му от гроба, И животът му, за да не падне от меч.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.чтобы отвести душу его от пропасти и жизнь его от поражения мечом.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.יחשך נפשו מני שחת וחיתו מעבר בשלח׃
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.ليمنع نفسه عن الحفرة وحياته من الزوال بحربة الموت.
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.攔 阻 人 不 陷 於 坑 裡 、 不 死 在 刀 下
Canlarını çukurdan, Hayatlarını ölümden kurtarmak için.攔阻 人 不 陷於 坑 裡 、 不 死 在 刀下
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.La mayoría de veces la gente están impulsadas por cosas, bienes y construyen sus vidas alrededor de ellas.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.Sering kali orang didorong oleh hal-hal, barang dan mereka membangun hidup mereka di sekitar mereka.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.Souvent les gens sont conduits par des choses, des objets et ils construisent leur vies autour d'eux.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.Spesso la gente è guidata dalle cose,dai beni e costruiscono le loro vite attorno a loro.
Çoğu zaman, insanları eşyalar yönetir. İnsanlar, hayatlarını eşyalar etrafında kurarlar.В повечето случаи хората са подтиквани от предмети, блага и градят живота си около тях.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Heute halten sehr wenige Menschen inne und überlegen, was es ist, das ihr Leben tatsächlich verbessert.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Hoje em dia, poucos param para pensar no que realmente pode melhorar as nossas vidas.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Hyvin harva ihminen tänä päivänä pysähtyvät miettimään mikä se on mikä itseasiassa parantaa heidän elämää.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.정치인은 그런 훈련을 받지 않았기 때문에 문제를 해결할 수 없습니다 오늘날 아주 소수의 사람만이 사람들의 삶을 향상시킨 것이 무엇인지 생각한다
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Meget få folk stopper op og overvejer hvad det egentlig er der forbedrer deres liv.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Peu de gens aujourd'hui s'arrête et examinent ce qui en fait améliore leur vie.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Väldigt få stannar upp och funderar över, vad är det som verkligen förbättrar deras liv.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Zelo malo ljudi se danes vpraša, kaj nam pravzaprav izboljšuje življenje?
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Малцина в наши дни се замислят какво в действителност прави живота им по-добър.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.Очень мало людей сегодня останавливаются и задумываются что действительно улучшает их жизнь.
Çok çok az insan hayatlarımızı iyileştiren şeyin ne olduğunu durup düşünür.عدد قليل جدا من الناس يقف اليوم ويتأمّـل .ما الذي بإمكانه حقاً أن يـٌحسِّن شروط حياتهم
Çünkü bizim hayatlarımızı daha üstün etik ve ekolojik yasalar yönetiyor.Porque las leyes superiores y la más alta ética de la ecología gobiernas nuestras vidas.
Çünkü bizim hayatlarımızı daha üstün etik ve ekolojik yasalar yönetiyor.И нека действаме интензивно и задружно,
Çünkü bizim hayatlarımızı daha üstün etik ve ekolojik yasalar yönetiyor.لأن هناك قوانين أسمى أخلاقية وبيئية تحكم حياتنا
Çünkü bizim hayatlarımızı daha üstün etik ve ekolojik yasalar yönetiyor.さあみな手を取り合って行動を起こしましょう。
Çünkü bu hayatları kurtarabilir. Bu çalışmada Amerika'da.Y escuchen bien, porque este estudio también puede salvar una vida.
Çünkü bu hayatları kurtarabilir.І слухайте, тому що це дослідження також може врятувати життя.
Çünkü bu hayatları kurtarabilir.アメリカで約1000人の
Çünkü çoğu yusufçuklar, demin gördüğümüz gibi, bir iki aylık yetişkin hayatlarında, çok fazla ilerleyemez.1、2ヶ月で短すぎて遠くには 飛んで行けませんね
Çünkü çoğu yusufçuklar, demin gördüğümüz gibi, bir iki aylık yetişkin hayatlarında, çok fazla ilerleyemez.금방 본 것같은 잠자리 대부분은 한두 달밖에 되지 않는 짧은 성충기동안
Çünkü çoğu yusufçuklar, demin gördüğümüz gibi, bir iki aylık yetişkin hayatlarında, çok fazla ilerleyemez.משום שרוב השפיריות, כמו זו שראינו, במהלך חייהן הבוגרים, בני החודש או החודשיים,
Çünkü çoğu yusufçuklar, demin gördüğümüz gibi, bir iki aylık yetişkin hayatlarında, çok fazla ilerleyemez.لأن معظم اليعسوب، كالذي رأيناه قبل قليل، حين يتواجد الناضج لفترة قصيرة - شهر أو شهرين على قيد الحياة،
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Deoarece am vrut ca ei să ştie în fiecare zi că sunt valoroşi în centrul meu.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Ich wollte sie jeden Tag ihres Lebens wissen lassen dass sie einen Wert in meinem Gebäude haben.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Ik wilde ze laten weten, elke dag van hun leven, dat ze van waarde zijn op die plek die ik mijn centrum noem.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.저는 제가 센터라고 부르는 이곳에서는 매일같이 그분들이 귀한 분이라는 걸 알았으면 했거든요.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Porque yo quería que supieran todos los días de su vida que tienen valor en este lugar que yo llamo mi centro.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Ведь я хотел донести до них, что каждый день их ценят в этом месте, которое я зову своим центром.
Çünkü merkezim dediğim bu yerde hayatlarının her gününde bir değere sahip olduklarını anlamalarını istedim.Защото исках те да знаят, че всеки ден от живота им, има стойност на това място, което наричам мой център.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod