Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.En we zouden kinderen als Will van hun pad kunnen halen.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.E potremmo dirottare ragazzi come Will dalla strada che hanno imboccato.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Et nous pourrions pousser des enfants comme Will hors de la voie sur laquelle nous sommes.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.I-am putea aduce pe copiii ca Will pe drumul cel bun.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.그리고 윌과 같은 아이들을 우리가 가고 있는 길로 인도할 수도 있습니다.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Mohli bychom změnit životní dráhu dětí, jako je Will.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Można by zawrócić dzieci takie jak Will ze złej drogi.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Podríamos sacar a chicos como Will del camino en el que están.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Und wir könnten Kinder wie Will von ihrem Kurs abbringen.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Và ta có thể kéo những đứa trẻ như Will ra khỏi vũng lầy chúng đang sa vào.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Και θα μπορούσαμε να σπρώχνουμε παιδιά σαν τον Γουίλ μακριά από το δρόμο που έχουν πάρει.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Ми можемо заохочувати дітей, подібних Віллові, обрати інший життєвий шлях.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Можем да избутаме деца като Уил от пътеката, по която вървят.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Мы могли бы отвести детей, вроде Уилла, с пути, на который они ступили.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.אנו יכולים להסיט ילדים כמו וויל מהדרך שבה הם הולכים.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.ودفع الاطفال مثل ويل عن الطريق الذي نحن عليه.
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.こういうことをしている州もありますが 我が州は違います
Bu sıkışıklık sırasında kaybedilen zaman sırasında polis oraya ulaştı ve hayatlar kurtarıldı.Se atascó lo suficiente como para dar tiempo a la gente a llegar y salvar vidas.
Bu sıkışıklık sırasında kaybedilen zaman sırasında polis oraya ulaştı ve hayatlar kurtarıldı.To zablokowane, tyle, że dał czas na ludzi, aby dostać się tam i w rzeczywistości uratować życie.
Bu sıkışıklık sırasında kaybedilen zaman sırasında polis oraya ulaştı ve hayatlar kurtarıldı.И оно заклиняло на достаточное время, чтобы к нему приблизиться и фактически спасти не одну жизнь.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Al contrario, permea la loro intera vita.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Det gennemsyrer hele deres liv.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Es durchdringt ihr ganzes Leben.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Está presente en todos los aspectos de su vida.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Het doordrenkt hun gehele bestaan.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda. İletişim için kullanılmakta. Çatışmaların çözümü için kullanılmakta.Seks przenika ich całe życie i służy do komunikowania się i do rozwiązywania problemów.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Il imprègne l'ensemble de leur vie.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Invade toda a sua vida.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Itu mempengaruhi seluruh hidup mereka.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.성적행동은 보노보 유인원들의 전반적인 생활방식을 지배합니다.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Le infiltrează întreaga viață.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Niiden koko elämä tihkuu seksiä.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.Скорее оно пронизывает все аспекты их жизни.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.То прониква в целия им живот.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.התנהגותם המינית משפיעה על כלל התנהגותם.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.انه يتخلل كل جوانب حياتهم.
Bütün hayatlarının içine sızmış durumda.コミュニケーションや
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Alla spindlar producerar silke vid någon punkt i sina liv.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Alle spinnen maken ooit in hun leven rag.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.All Spinnen stellen im Lauf ihres Lebens Seide her.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Kaikki hämähäkit kehräävät seittiä jossain vaiheessa elämäänsä.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.모든 거미들이 거미줄을 일생중 어떤 시기에 만들어 냅니다.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Minden pókfaj sző pókselymet az élete során.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Mọi con nhện đều nhả tơ tại một thời điểm nào đó trong đời.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Todas as aranhas fazem seda a dada altura da sua vida.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Todas las arañas hacen seda en algún momento de sus vidas.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Toti paianjenii produc matase de-a lungul vietii lor.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Toutes les araignées font de la soie à un moment dans leur vie.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Tutti i ragni producono seta prima o poi nella loro vita.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Všichni pavouci tkají hedvábí v určitém okamžiku svého života.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Wszystkie pająki, na jakimś etapie życia wytwarzają pajęczynę.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Όλες οι αράχνες υφαίνουν μετάξι σε κάποια χρονική στιγμή της ζωής τους.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Все пауки в определенный период своего существования прядут шелк.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.Всички паяци правят коприна в някакъв момент от живота си.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.כל העכבישים מפיקים קורים בשלב מסוים במהלך חייהם.
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.جميع العناكب تصنع الخيوط في مرحلة معينة من عمرها
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.所有蜘蛛都 (吐絲) 喺佢一生某段時間 (吐絲)。
Bütün örümcekler hayatlarının bir kısmında ağ örer.生活の中で糸を生成します ほとんどのクモが生存や繁殖に 多量の糸を使います
Bu yönüyle ask yikicidir cünkü modern hayatlarimizin kurulu düzenine tehdit olusturur.Dans ce sens l'amour est subversif, parce qu'il pose une menace à l'ordre établi de nos vies modernes.
Bu yönüyle ask yikicidir cünkü modern hayatlarimizin kurulu düzenine tehdit olusturur.De esta manera el amor es subversivo porque amenaza al orden establecido de nuestras vidas modernas.